Benimle Gelir misin? : Aşkı İstemek ya da Aşk Üzerine Beklemek! / YAŞAM KAYA

B Planı geçtiğimiz günlerde Türkiye Tiyatrosu’ nun önemli kalemi Ebru Nihan Celkan imzalı ‘Benimle Gelir misin?’ oyununun prömiyerini gerçekleştirdi. Sami Berat Marçalı’ nın yönetmen koltuğuna oturduğu gösteride yine tiyatronun iki önemli kadın oyuncusu Başak Kıvılcım Ertanoğlu ve Elif Ürse görev alıyor. 2013 yılından başlayarak günümüze kadar süren bir aşk öyküsünün ilginç karşılaşması ile başlayan oyunun insanın kalbine işleyen ince ince detaylarını, B Planı’ nın cesur gösterim biçimlerini sahnede mutlaka görmeniz şart.

Konu Türkiye’ nin 2013 Haziran ayında yaşadığı Gezi sürecinde başlıyor, fakat konunun çok fazla politik bir tarafı yok. Ama hayallerin insanlarda bıraktığı psikolojik tahribatla birlikte, o dönemin koşullarına yönelik ağır eleştiriler mevcut. Umut ve Janina birbirlerinden bağımsız hayatlar süren iki kadın. Janina, Almanya’dan şirketinin kendisi için ayarladığı bir iş için İstanbul’a gelir, Mis Sokak’ta kalacağı şirket evini ararken kendisini birden Gezi olaylarının içinde gaz, duman yutarken bulur. Umut’ un yardımı ile birden hayatının renklerini yeniden keşfeden Janina, yeniden hayata bağlı kalmayı hayal eden ya da saf doğal aşkı keşfeden insana dönüşür. Bu karşılaşma Umut’ un ise hayalindeki politik düşünceleri, aşkın büyüsünü içine alarak ilerletir. İki ayrı hayatın tesadüfi birbirlerine dokunduğu ilk sahnede nefessiz kalan Janina, hayatının gerçek nefesini Umut’ un ellerinde keşfeder.

Ebru Nihan Celkan, oyununu yazarken 2013’ten günümüze kadar değişen sosyolojik ve politik olayları masaya yatırıyor. Bunu yaparken özellikle ‘Gezi bizi mahvetti!’ eleştirisi hiçte yabana atılmayacak cinsten. İnsanların kendi inançlarının yok oluşuna tanık olmaları, o dönem yaşadıkları aşk olgusunun da yavaş yavaş yok oluş sürecini gösteriyor. İki kadının hayallerini süsleyen aşk öyle bir derinlik kazanıyor ki, insan oyun içinde heyecanla başlayan inançların nasıl yavaş yavaş söndüğünü detaylarla izliyor. Yazarın zekice kurgusu, aşkın içine yerleştirilen ince politik göndermelerle insanı düşünmeye itiyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hani Aragon’ un dediği gibi; ‘Mutlu aşk yoktur…’ cümlesi tam bu oyunun ana merkezini oluşturmuş. Yönetmen Sami Berat Marçalı, Türkiye’de başlayan daha sonra Almanya’ya uzanan aşkın anlatımında zor bir işi çok iyi kotarıyor. Sinematografik algıyı kaybetmeden oyuna eğilen yönetmen, seçtiği iki muhteşem kadın oyuncu ile başarılı bir çalışmayı gerçekçi psikolojik analizlerle bizlere sunmuş. Burada etkilendiğimiz en büyük nokta, kadınların saf ve doğal aşkı muhteşem tespitlerle seyirciye göstermeleri. Oyunu izlerken gerçekten o aşkın tüm derinliklerine girip çıkıyorsunuz. Başak Kıvılcım Ertanoğlu ve Elif Ürse ikilisinin geçmişte oynadığı tüm oyunları izleyen bir eleştirmen olarak şunu açıklıkla söyleyebilirim; oyunun tam kalbinde insanı derinden etkileyen aşk çatışması var ise, bu iki harika oyuncunun sahnedeki birleşimden kaynaklıdır!

Ah! Kosmos bu sezon ikinci etkileyici oyun müzikleriyle beni cezbettti. Marta Montevecchi imzalı dekor tasarımda dikkatimi çeken yatak, gerçek bohem aşkın simgesi konumunda. O araba lastiklerinden yapılan yatak nasıl ince bir düşüncedir öyle. 5 yıllık yıpranan ilişkinin sonunda yine oyunun başına dönüyor oluşumuz ve hayalin La La Land filminde olduğu gibi ilerlediğini düşünmemiz ise vurucu başka ayrıntı! B planı’ nın ‘Benimle Gelir misin?’ çalışması grubun sahnelerde devam eden başarısının önemli örneği!

yasam.kaya@gmail.com

Reklamlar