Paolo Fresu – Omar Sosa Duo Köklerinden Sıyrılmış Cazın Muhteşem Örneği! / YAŞAM KAYA

26. Akbank Caz Festivali’ ni yakınen takip eden bir caz eleştirmeni olarak, konserlerin gücünü damarlarıma kadar hissettiğimi belirtmeliyim. Caz alanında ülkenin çağ atlayarak açtığı çığır, modernite bağlamında eşsiz kıvamda bir dünya yarattı. Öyle cazın ‘seçkin’ yapısı kalıpların dışında kalarak, neo caz kitlesinin gücüyle dışlandıktan sonra aslında özüne dönen müzikaliteyle karşı karşıya kaldık. Özünde asi ruhun yansımalarını arayan caz, bu arayışını hiçbir zaman değiştirmeyip, subjektif tınılarla gerçek toplumların müziği olduğunu artık her konserde kanıtlıyor. Paolo Fresu ve Omar Sosa ikilisinin harikulade seçkilerinden oluşan Cemal Reşit Rey konser alanındaki seçkisi, köklerinden sıyrılmış cazın nasıl muhteşem mecralara yelken açtığını tüm çıplaklığıyla bizlere gösterdi. Küba esitinlerinden Latin notalarına ve hatta Ortadoğu coğrafyasına uzanan caz yansımaları ‘konseri dinleyen bizleri bambaşka evrenlere yolculuğa çıkardı’ dersem hiç yanlış yapmamış olurum.

Peki iki caz duayeninin bu denli övgü dolu başarısı neye dayanıyor? Öncelikle şunu belirtmemde yarar var; daha önceki caz araştırma dosyalarımı okuyanlar bilirler, ‘köklerinden sıyrılmış caz’ kavramı öylesine söylediğim bir kelime topluluğu değil. Pop, klasik, rock, metal… gibi müzik türleriyle kurulan her bağda cazın yenilikçi yapısı farklı alanlara kayıyor. Kitle anlamında artık her çeşit kitleden kendisine dinleyici bulan caz müzik, avam kültürün bile içine girerek elde edilmesi zor kazanımlarını çelikten duvar örerek ilerletiyor. İşte bunların en güzel örneğini geçtiğimiz akşamki konserde yaşadık. Bir anda Latin ezgilerinin içinde dolanırken, hafif müziğin gücü sayesinde duygu seline kapılıp, Arap ezgilerinin inanılmaz büyüsüyle ‘isyan’ ruhunu kalbimizde hissettik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Paolo Fresu ve Omar Sosa ikilisinin enerji anlamında yakaladıkları büyüye geçmeden ikili hakkında kısa bilgiler geçmeliyim. Trompet sanatçısı Paolo Fresu ve caz piyanisti Omar Sosa, 2012’de duo olarak çıkardıkları albüm “Lara” ile Avrupa’nın en çok dinlenen grubu olmayı başardı. Derin mistik düşünceleri içinde barındıran yeni albümleri “Eros”u yayınlayan sanatçılar, İtalya’ nın, Küba’nın, Afrika’ nın, Ortadoğu’nun geleneksel ve yenilikçi müziklerini birleştirmeye devam ediyor. Üç kez Grammy adayı olan Kübalı besteci ve piyanist Omar Sosa, latin cazın günümüzdeki önemli isimlerinden. Afrika müziğine duyduğu ilgi ile Afro-Cuba esintilere albümünde yer veren sanatçı dev Latin orkestalarından solo piyanoya, dünya müziğinden, free jazz ve avant-garde türlerine farklı birçok projede yer aldı ve 25’in üstünde albüm yayınladı. Paolo Fresu ise 300’e yakın albüm kaydında yer alan, tiyatro ve sinema yapımları için de besteleri olan dahi trompetçi! Afro-Amerikan müziğin en önemli isimleri ile sahne alan sanatçı, 30 yıl içinde Afro Caz müziğin içinde yer alarak köklerinden sıyrılıp yeni köklerde filizlenen caz müziğe hayat vermeye devam ediyor.

Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda caz kitlesinin karşısına çıkan Paolo Fresu ve Omar Sosa ikilisinin girişte hareketli Latin dansının etkisini kullanıp salondakileri hareketlendirip daha sonra yavaş yavaş Afro Caz rüzgarı içinde insanları duygulandırması zekiceydi. Piyanoyla adeta dans eden Omar Sosa, trompeti bir tapınağın ilahi parçası gibi kullanarak hepimizi ‘isyan’ ruhunun içine çekmeyi bildi. Özellikle son bölümdeki Arap ezgilerinin kullanıldığı ‘Eros’ rüzgarı inanılmaz bir büyünün beyinlerimizi esir almasından başka bir durum değildi. Akbank Caz Festivali’ nin en etkili konserlerinden birisine tanık olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. İki caz ustasının dinleyenlerle kurduğu duygusal bağ konser boyunca devam edince, dinlemeyi bırakmak istemediğimiz muhteşem caz esinitisi bizleri esir aldı. Paolo Fresu ve Omar Sosa ikilisinin ‘Eros’ albümünü mutlaka ama mutlaka dinlemelisiniz., pişman olmayacaksınız!

26. Akbank Caz Festivali yalın çıplaklığıyla tam gaz devam ediyor. Her birisi ayrı lezzette olan konser serilerini kaçırmayın!

Konserden kendi çekimimi sizlerle paylaşıyorum, söylediklerimin ete kemiğe bürünmüş hali eminim sizleri de etkileyecektir.

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com