SEYFİ BEY (2025): “Son 10 Yılın En İyi Tek Kişilik Performansı! / YAŞAM KAYA

“Ben hiç risk alıyor muyum? Tam 35 yıldır bu ülkede kadın kılığında sahneye çıkıyorum! Allah aşkına çocuklar, söyleyin ben hiç risk alıyor muyum?” cümleleri ile beynimize kazınan Seyfi Dursunoğlu… Gencay Ünsalan’ ın kaleminden çıkan, Celal Kadri Kınoğlu’ nun yönettiği ve başrolde Armağan Çağlayan’ ın sahneyi Sedat Bilenler ile paylaştığı “Seyfi Bey” oyununu geçtiğimiz günlerde İstinye Art’ta izledim. Yaklaşık 40 sene sahnelerde fırtına gibi esen, yarattığı ‘Huysuz Virjin’ karakteri ile Türkiye’deki ‘komedi’ algısını yerle bir eden Seyfi Dursunoğlu’ nu bize yaşatan gösteri, Armağan Çağlayan’ ın tek başına devleştiği muhteşem bir performansa dönüşüyor. Yirmi beş yıldır Türkiye’de oyun izleyen bir eleştirmen olarak bir gösterinin ayakta 15 dk boyunca alkışlandığına ilk kez şahit oldum. Armağan Çağlayan’a bu performansı ile ‘yeni sezonun en iyi erkek oyuncusu’ olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Oyun 2007 yılında Günay Restoran’ ın kulisinde başlıyor. Seyfi Dursunoğlu hazırlanıp sahneye çıkmak üzere. Huysuz Virjin bir köşede yeniden hayat bulmayı beklerken birden telefon geliyor. İşte tam bu anda Seyfi Bey’ in yaşadıklarını sahnede görürüz. Emel Sayın’a ‘Rus ajanı’ diyerek sinirlenen, o gecenin sonunda neler olacağını yavaş yavaş kestiren Dursunoğlu, duygusal bir yolculuk içinde çocukluğuna kadar uzanır. Trabzon’da başlayan hayat yolculuğu, İstanbul’da SSK’daki memuriyeti, teatral yeteneği ile komedyen olmak için verdiği uğraşlar ve Türkiye’ nin sosyokültürel gerçekleri beynimize ok gibi saplanır. Bir inanç için tüm hayatını sahneye adayan adamın içsel ve psikolojik anlatıları duygu yüklüdür. Çift taraflı kalbinin acılarını haykırır sanatçı. İlk aşık olduğu çocuğun genç yaşta ölümü onu daha sıkı yaşama bağlar. Genç Seyfi’ nin bir gecede İstanbul’da 7 ayrı kulüpte sahneye çıkma enerjisi, yaptığı işe aşık olan bir insanın nasıl bugünlere uzandığının kanıtıdır. Topluma kendisini kabul ettirmek için yobazlarla giriştiği savaş insanları derin derin düşündürür. İstanbul ve İzmir gazinolarındaki sahne anıları ise renklidir. Televizyonlardaki gösterileri sonrası ise hiciv kültürü ve komedi artık bu ülke insanının vazgeçilmezi olur. Yasaklamalar ve baskılar içinde sona doğru uzanan sanatçı, insanlardan aldığı tüm servetini yine bu topluma (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) bırakarak sonsuzluğa yelken açar.

Tam 300 bölüm Huysuz Virjin için metin yazan Armağan Çağlayan, Seyfi Dursunoğlu’ nun kuliste başlayan ve biten tek kişilik yaşamını harika bir bütünsellikle oynamış. Bu performans sahnelerde yıllarca sürecek bir serüveni başlatmış oldu. Öncelikle Armağan’daki oyunculuk kumaşına hayran kaldığımı söylemeliyim. Neden daha önce bir tiyatroda rol almamış, gerçekten üzücü; ama ‘Seyfi Bey’ oyunuyla artık bu oyunculuk kalitesini tüm Türkiye görmüş olacak. Armağan Çağlayan’ ın performansında öne çıkan 3 önemli ana unsur var. Birincisi; Seyfi Dursunoğlu’ nun yaşamının tüm psikolojik derinliği an be an yaşıyoruz. Oyundaki doğallık, oyuncunun sürekli artarak ilerleyen performansı sayesinde oluşuyor. İkincisi; oyuncu ile seyirci arasındaki 4. duvarı ortadan kaldırmış. Cesurca yapılan politik eleştirilerin içine seyirciyi doğal bir yolla katmak herkesin yapabileceği bir iş değil. Üçüncüsü; Seyfi Dursunoğlu’ nun bedeninin ve ruhunun isyanı nokta atışı beden diliyle bizlere ulaşıyor.

Celal Kadri Kınoğlu yönetmen olarak oyunu duygusal girdabın içinde boğmamış. Özellikle Seyfi Dursunoğlu’ nun kısa gecesinde, dönemsel olarak bizlere gösterilen Türkiye fotoğrafı çok naif. Yönetmen, Huysuz Virjin’ i sona saklayarak gösteriyi sürekli bir heyecanın içinde saklı tutmuş. Celal Kadri ortadaki kaliteli metni, oyuncunun üzerinde iyice yoğuruyor. Oyunun başı ile sonu arasındaki bağlantı ise derin hüzne sokuyor herkesi.

‘Seyfi Bey’, Türkiye Tiyatrosu’nda son on senedir gördüğüm en iyi tek kişilik erkek oyuncu performansı! Armağan Çağlayan’ ın sahnede devleştiği gösteri tüm Türkiye’ yi adım adım gezerek, elde edilmesi zor bir başarıya doğru koşuyor. Seyirci sanatçıyı 15 dk boyunca ayakta alkışlayarak Seyfi Bey oyununa ‘sezonun en iyi oyunu’ ödülünü çoktan vermiş oldu.

yasam.kaya@gmail.com