30 Haziran’da başlayacak 33. İstanbul Caz Festivali, iki hafta boyunca İstanbul’un dört bir yanında cazın ve güncel müziğin farklı seslerini müzikseverlerle buluşturacak. Marcus Miller’dan Robert Plant’e, AroojAftab’dan Thee Sacred Souls’a uzanan programıyla festival, 30 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında 200’e yakın sanatçıyı ağırlayacak.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenecek festival, +1’li Gece Gezmesi, Caz Vapuru, Parklarda Caz ve çocuk atölyeleri gibi gelenekselleşen etkinlikleriyle de şehrin ritmini değiştirmeye hazırlanıyor. Festival ayrıca bu yıl 11 Temmuz’da Pera 77’de düzenlenecek gecede, caz vokalisti Erdem Özkan Trio’nun canlı performansı eşliğinde müzik ve gastronomiyi bir araya getirerek izleyicilere cazın farklı tatlarını keşfetme fırsatı sunacak.
Festival, üç büyük konserle açılıyor
İstanbul Caz Festivali, ilk üç gününde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda üç özel konserle müzikseverleri ağırlayacak.
Festivalin açılışını 30 Haziran Salı akşamı, bas gitarın yaşayan efsanelerinden Marcus Miller yapacak. Miller, doğumunun 100. yılında ustası Miles Davis’i anmak için hazırladığı “WE WANT MILES!” projesiyle İstanbul’da sahneye çıkacak.
1 Temmuz’da, son yılların en çok konuşulan soul gruplarından Thee Sacred Souls ilk Türkiye konserini verecek. Thee SacredSouls öncesi Los Angeles çıkışlı sevilen enstrümantal üçlü LA LOM sahneye çıkacak.
2 Temmuz’da rock müzik tarihinin en önemli figürlerinden Robert Plant, büyük ilgi gören yeni projesi Saving Grace ve Suzi Dian ile festival izleyicisiyle buluşacak.
İlk haftanın dikkat çeken isimleri
Festivalin ilk haftasında; Grammy ödüllü besteci, yapımcı ve vokalist Arooj Aftab, 3 Temmuz Cuma günü izleyiciyle buluşacak. Bu yılın Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Senem Diyici ise Mavi Yol Quartet projesi kapsamında, usta perküsyoncu Okay Temiz’in konuk olacağı özel bir konser verecek.
Modern Brezilya müziğinin yükselen yıldızlarından Mari Froes, 6 Temmuz’da Türkiye’deki ilk konseri için festival konuğu olurken, 7 Temmuz’da dünyanın en önemli saksofoncularındanJoe Lovano, İtalyan cazının usta piyanisti Antonio Faraò ve grubuyla İstanbul İtalya Başkonsolosluğu Bahçesi’nde sahnede yer alacak.
Festivalin son haftasında ritim yükseliyor
Festivalin son haftasında İstanbul, cazın farklı renklerine evsahipliği yapmaya devam edecek. 8 Temmuz’da Kadıköy’de gerçekleştirilecek +1’li Gece Gezmesi, farklı sahnelere yayılan konserleriyle müzikseverleri bir gece boyunca caz, groove ve deneysel seslerin peşinden sürükleyecek. 9 Temmuz’da dünyaca ünlü perküsyon ustası Ayhan Sicimoğlu, enerjisi yüksek Harikalar Bandosu ile Hilton İstanbul Bosphorus‘ta yer alacak. 10 Temmuz’da İstanbul caz sahnesinin dikkat çeken isimlerinden Selen Beytekin, ödüllü trompetçi Hermon Mehari ve piyanist Tony Tixier ile özel bir projede festival izleyicisiyle buluşacak.
Festivalin en sevilen geleneklerinden Caz Vapuru, 12 Temmuz’da yeniden Boğaz’a açılarak müzikseverlere İstanbul manzarası eşliğinde unutulmaz bir gün yaşatacak. 33. İstanbul Caz Festivali, 13 Temmuz’da çağımızın en başarılı ve üretken caz vokallerinden Veronica Swift’in konseriyle sona erecek.
Şehrin dört bir yanında caz
Festival yalnızca konser salonlarında değil, İstanbul’un en sevilen farklı noktalarında da müzikseverlerle buluşacak.
Festivalin gelenekselleşen etkinliklerinden +1’li Gece Gezmesi, 8 Temmuz’da Kadıköy’de müzik dolu bir gece yaşatacak. Moda Sahnesi ve Komünite’de gerçekleştirilecek etkinlikte ISHA,L’Eclair, TurkodiRoma, Jazzbois, 3pillie ve Lhodos Projectsahnede yer alacak.
Boğaz’ın en sevilen yaz etkinliklerinden Caz Vapuru, 12 Temmuz’da yeniden demir alacak. Kamucan Yalçın andFriends, Brassist, Eggmann Trio feat. Kemal Ergün ve DJ Hünkar’ın yer alacağı vapur yolculuğu, festivalin en renkli duraklarından biri olacak.
Festivalin ücretsiz etkinliği Parklarda Caz da bu yıl yeniden İstanbul parklarına konuk olacak. Genç Caz+ programına seçilen müzisyenlerin yanı sıra Portekizli topluluk Kumpania Algazarrada izleyiciyle buluşacak.
Festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü Senem Diyici’nin
33. İstanbul Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü, uzun yıllardır kariyerine Fransa’da devam eden ve Türk ezgilerini cazla harmanladığı özgün müziği, yayımladığı albümler ve onlarca ülkede verdiği konserlerle uluslararası alanda Türkiye’yi başarıyla temsil eden caz müzisyeni Senem Diyici’ye sunulacak.
İstanbul Caz Festivali çocuk atölyeleri
İKSV Alt Kat, festival kapsamında İKSV 2026 Festivalleri Çocuk ve Genç Atölyeleri Sponsoru Alarko Holding’in katkılarıyla Sanata İlk Adım programında çocuklara özel 7-8 Temmuz’da “Selen Beytekin ile Caz: Müzikten Resme” atölyeleri düzenleyecek. 4-6 ve 7-9 yaş gruplarına yönelik olarak gerçekleştirilecek atölyelerde çocuklar; dinledikleri müzikten yola çıkarak resim yapacak, seslerin, ritimlerin ve duyguların renkler ve formlarla nasıl ifade edilebileceğini keşfedecek. Atölyeler, müzisyen Selen Beytekin yürütücülüğünde İKSV Alt Kat’tagerçekleştirilecek.
Festival mekânları
Festivale bu yıl evsahipliği yapacak mekânlar arasında; Ataşehir Amfili Park, Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu, Gün Bahçesi – Hilton Istanbul Bosphorus, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İKSV Alt Kat, İBB Kadıköy Yoğurtçu Parkı, İstanbul İtalya Başkonsolosluğu Bahçesi, Komünite, Moda Sahnesi, Pera 77, Salon İKSV, Sultan Park – SwissôtelThe Bosphorus, Şehir Hatları Vapuru ve The Marmara Esma Sultan Yalısı yer alıyor.
Biletler Satışta
İstanbul Caz Festivali’nin biletleri, passo.com.tr üzerinden ve Passo satış noktalarından satın alınabilir.
33. İstanbul Caz Festivali Programı
Marcus Miller, Miles Davis’in 100. yaşında efsane kadroyu yeniden bir araya getiriyor
Festival Açılış Konseri: Marcus Miller presents WE WANT MILES! The Reunion Tour 2026
30 Haziran Salı, 21.30, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu
Marcus Miller, doğumunun 100. yılında ustası Miles Davis’i anmak ve onun müzikal mirasını kutlamak için “WE WANT MILES!” projesiyle Miles Davis’e son yıllarında turnelerine eşlik eden ekibi yeniden bir araya getiriyor ve ilham kaynaklarından İstanbul’u da duraklarına ekliyor. Tıpkı eski günlerdeki gibi saksofonda Bill Evans, gitarda Mike Stern, perküsyonda Mino Cinelu ve elbette basta Marcus Miller, Miles Davis’in We Want Miles albümünün yanı sıra ustanın son dönemine uzanan repertuvarından bir seçkiyle sahnede olacak. Bu efsane kadroya davulda Anwar Marshall, klavyede BrettWilliams ve trompette çağdaş Miles Davis yorumlarıyla alkış alan başarılı caz müzisyeni Russell Gunn eşlik edecek.
Soul müziğin yükselişteki yıldızı Thee Sacred Souls ilk kez İstanbul’da
Thee Sacred Souls // LA LOM
1 Temmuz Çarşamba, 20.00, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu
Thee Sacred Souls’un alameti farikaları analog kayıt, 60’ların soulruhu, yavaş tempo, eşlikçi Latin ritimleri, biraz Los ÁngelesNegros tadı, biraz 70’lerin İspanyol soul rüzgârı, bazen de 1930’lardan kalma Delta blues… San Diego çıkışlı Thee SacredSouls, R&B ve soul geleneğini ruha dokunan sözleri ve kendine has dokunuşlarıyla günümüze taşıyarak 1960 ve 70’lerin müziğini genç kuşağa sevdiriyor. Basçı Alex Garcia, davulcu Sal Samanove vokalist Josh Lane’den oluşan grup, 2020’den bugüne Can I Call You Rose?, Give Us Justice, Will I See You Again?, We Don’tHave To Be Alone gibi şarkılarıyla müzikseverlerin gönlünde hatırı sayılır bir yer edindiler. Yoğun tempolu turnelere çıktılar, Coachella’yı salladılar, Stevie Wonder ile aynı sahneyi paylaştılar ve ünlü hayranları arasına Beyoncé’yi eklediler. Şimdi İstanbullu müzikseverlerle buluşmak üzere 33. İstanbul Caz Festivali’ne konuk olmaya hazırlanıyorlar. Konserin açılışını ise The Los Angeles League of Musicians ismiyle de tanınan enstrümantal üçlü LA LOM yapacak. Gecenin gösteri sponsorluğunu Vakkorama üstleniyor.
Robert Plant, tüm dünyada ses getiren yeni grubu SavingGrace ile festivalde
Robert Plant with Saving Grace and Suzi Dian
2 Temmuz Perşembe, 21.00, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu
Led Zeppelin’in söz ve ses hazinesi Robert Plant, tüm dünyada olağanüstü ses getiren yeni grubu Saving Grace ile festivale konuk olmaya hazırlanıyor. 70’lerin müzikal zenginliği ve coşkusunun içinden farklı türlerle örülü özgün sesiyle ortaya çıkarak yıllarca listelerden inmeyen, Stairway to Heaven başta olmak üzere onlarca hitiyle müzik tarihine adını altın harflerle yazdıran, dünyayı ruhani bir biçimde etkisi altına alan bir külte dönüşen Led Zeppelin’in “Golden God”ı Robert Plant, grubun dağılmasından bu yana zamanı ve müziği bükmeye ve ilginç müzikal kombinasyonlar yaratmaya devam ediyor. Hard rock’tanNew Wave’e, blues’tan Americana’ya ve oradan dünya müziğine uzanan yolculuğunun yeni durağı ise Saving Grace. Robert Plant, usta müzisyenleri bir araya getirdiği son projesi Saving Grace ile folk, country, blues ve gospel etrafında usulca geziniyor; Suzi Dian ile Robert Plant’in sesleri kusursuz bir dans koreografisi gibi ritim içinde birbirine dolanıyor; yeniden mistik evrenlere uzanarak Led Zeppelin dönemlerine de göz kırpmayı unutmuyor. Bu yaz, dünyanın dört bir yanından hayranları onları beklerken şanslı duraklardan biri de İstanbul.
Grammy ödüllü Arooj Aftab, festivale konuk oluyor
Arooj Aftab
3 Temmuz Cuma, 20.00, Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu
Primavera Sound
Barcelona, Coachella, Glastonbury, Montreal Caz Festivali gibi festivallerde kalabalıkları büyüleyen AroojAftab, Neo-Sufi dünyasının kapılarını bu yaz İstanbul Caz Festivali’nde aralıyor. Brooklyn merkezli Pakistanlı besteci, yapımcı, aranjör ve şarkıcı Arooj Aftab, kendi yarattığı Neo-Sufi müziğiyle Amerikan caz sahnesinde bir süredir ezberleri bozuyor. Neo-Sufi adını verdiği tarzı, basit bir tür karışımından fazlası, onun ifadesiyle “kendi dünyasında yaşayan, kişisel bir hikâye”. Müziğini dinleyince ne demek istediğini anlamak zor değil. Urduca “aşk” anlamını taşıyan “Mohabbet”, şair HafeezHoshiarpuri’nin bir gazeli; “Last Night”, Mevlana Celaleddin Rumi’nin “Dün Gece” şiirinin caz ve reggae ile bir buluşması. Night Reign albümünden “Na Gul”, sözlerini Urduca eserler koleksiyonu yayımlayan ilk kadın olan 18. yüzyıl şairi Mah LaqaBai Chanda’dan alıyor. Ona birçok ödül, adaylık ve övgü kazandıran, “Mohabbet” ile Grammy aldığı ilk uzunçaları VulturePrince’ten bugüne Aftab, bizi türlerin yalan olduğuna ikna eden varlığıyla dünyalarını çoğaltmaya devam ediyor.
Batı’ya Türkçe cazı sevdiren Senem Diyici, Okay Temiz ile festival sahnesinde
Senem Diyici Mavi Yol Quartet feat. Okay Temiz
4 Temmuz Cumartesi, 21.00, Salon İKSV
Şifalı sesi, her türden vurmalı çalgıya hakimiyeti, Anadolu’yu Batı ile buluşturan özgün müziği, her biri damakta ayrı tat bırakan albümleriyle yarım asırdan fazla bir süredir bizi dingin sulardan coşkun dalgalara sürükleyen Senem Diyici, kendi topraklarının sesine kulak veren bir sanatçı. 1980’lerde Fransa’da Türk ezgilerini cazla harmanlarken henüz dünya müziği kavramına kimse bugünkü kadar aşina değildi. 1983’te Anadolu ve 1989’da Takalar albümlerini yayımlayarak müzik çevrelerinin ilgisini çekti. “Yemen Türküsü”, “Arzu Gızım”, “Haydar, Haydar”, “Ah Bir Ateş Ver” ve nicesini cazla harmanladığı türküler onunla yeniden hayat buldu. 26 yıl kaldığı Fransa’da sadece Türkçe söyledi, Batı’ya Türkçe cazı sevdirdi. Basma fistan, mor yemenive caz melodilerini şifalı sesinde birleştiren Senem Diyici, Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldüğü 33. İstanbul Caz Festivali’ni aynı zamanda bir konserle onurlandıracak. VibrafondaTom Gareil, trompette Can Ömer Uygan ve basta Enver Muhamedi’nin olacağı akşamda sanatçı, sevilen eserlerinden oluşan bir repertuvarla sahnede olacak. Ona, Türkiye’de caz müziğin öncülerinden ve Türk motiflerinin keşfedilmemiş örneklerini caz dünyasına kazandırmasıyla uluslararası alanda büyük başarılara imza atmış perküsyon ustası Okay Temiz eşlik edecek.
Modern Brezilya müziğinin dünyaya açılan yüzü MariFroes, ilk kez Türkiye’de
Brezilya Gecesi: Mari Froes
6 Temmuz Pazartesi, 21.00, The Marmara Esma Sultan Yalısı
Mari Froes, Portekizce söylediği şarkılarıyla Fas’tan Hollanda’ya, Güney Afrika’dan Hindistan’a geniş çapta bir etki yaratıyor. Bir yanda, birkaç yıldır dünyayı etkisi altına alan MPB (MúsicaPopular Brasileira) ile samba ritimleri, öte yanda Froes’inyumuşak ve derin vokali var. Bu becerileri, Portekizcenin melodik ve doğal akan tınısıyla da birleşerek Froes’i kısa sürede Brezilya’nın tüm dünyaya armağan ettiği bir müzikal yeteneğe dönüştürdü. Nitekim henüz 23 yaşında olmasına rağmen Latin müziğin dünya çapında yükselen isimleri arasında sayılıyor. MariFroes, sevdiği şarkıları akustik gitarıyla yeniden yorumladığı videolar paylaşarak ilgi çekti; dönüm noktası ise Baco Exu do Blues’un “Girassóis de Van Gogh” parçasını yorumladığı ve milyonlarca kez dinlenen videosu oldu. Fransız elektronik müzik ikilisi Trinix’le işbirliği yaptığı “Vaitimbora”, sosyal medyanın gücünü de arkasına alarak 2025’in en çok dinlenen şarkılarından biri oldu ve onun yükselen bir yıldız olduğunu bir kez daha kanıtladı. Froes bossa nova, samba ve MPB’yi güçlü sesi ve yumuşak yorumuyla buluşturuyor; caz ve rock dokunuşlarıyla türler arasında özgürce dolaşmayı seviyor ve tüm bunlar canlı performanslarının özgün ve sürprizlere açık olmasını sağlıyor. SNOC’un gösteri sponsorluğunu üstlendiği gecede samba ritimleri Esma Sultan Yalısı’na, Mari Froes festivalin Brezilya Gecesi’ne çok yakışacak.
Yıldız saksofoncu Joe Lovano ve İtalyan cazının usta ismi Antonio Faraò, festival için İstanbul’da buluşuyor
Joe Lovano feat. Antonio Faraò Trio with Ira Coleman & Johnathan Blake
7 Temmuz Salı, 21.00, İstanbul İtalya Başkonsolosluğu Bahçesi
“Tenor saksofonun devi”, Blue Note Records’ın ikonik sanatçısı, günümüzün en önemli caz müzisyenlerinden Joe Lovano, dünyanın önde gelen saksofoncularından biri. Grammy ile birlikte sayısız ödül, Berklee College of Music’ten fahri doktora unvanı, Julliard’da hocalık, işbirlikleri dahil onlarca albüm ve grup, Lovano’nun birçok başarısından birkaçı ama asıl önemlisi o, daha ilk notada tanınan özgün bir Lovano tarzı yarattı. Antonio Faraòise güçlü tekniği, sert ve enerjik tavrı, yaratıcı yaklaşımı, sahnedeki varlığı ve Avrupa cazından Amerika’ya uzanan tekniğiyle kendi kuşağının en iyi caz piyanistlerinden. Piyanosuyla baş başa kaldığında ustalıkla tek kişilik bir orkestraya dönüşüyor, başkalarıyla birlikte çaldığında müzikal iletişimin tüm imkânlarını kullanıyor ve yaratıcı kombinasyonlar ortaya çıkarıyor. Birbirleriyle caz dilinde konuşan iki usta müzisyen, “Joe Lovano & Antonio Faraò: Explorations” projeleriyle festivale uğruyor. İkilinin müzikal diyaloğunu; Herbie Hancock, Tony Williams ve Dee Dee Bridgewater ile çalışmış basçı Ira Coleman ile günümüz caz sahnesinin itici güçlerinden davulcu Jonathan Blake tamamlıyor.
Kadıköy’de bir gece, iki sahne, altı konser
+1’li Gece Gezmesi
8 Temmuz Çarşamba, 19.30, Moda Sahnesi & Komünite
Festivalin geleneksel etkinliklerinden +1’li Gece Gezmesi, Kadıköy’de çarşamba akşamını geceye bağlıyor; Moda Sahnesi ve Komünite’de peş peşe sahneye çıkacak birçok müzisyenle bir müzik maratonu festival izleyicilerini bekliyor. Moda Sahnesi’nde açılışı elektronik caz sahnesinin Hollandalı yükselen yıldızı ISHA yapıyor;ardından Avrupa’nın önde gelen çağdaş enstrümantal groove topluluklarından İsviçreli L’Eclair’i ağırlıyor; indie füzyon grubu TurkodiRoma geceyi sinematik dokunuşuyla noktalıyor. Komünite’de ise akşam, elektro caz füzyon beşlisi Lhodos Project ile başlıyor; İstanbul’un kaosundan ilham alan eklektik müzisyen 3pillie ile devam ediyor ve Budapeşte’nin yükselen caz, hip-hop ve doğaçlama sahnesinin enerjik temsilcilerinden Jazzbois ile sona eriyor.
Dünyaca ünlü perküsyon ustası Ayhan Sicimoğlu, Harikalar Bandosu ile festivalde
Ayhan Sicimoğlu Harikalar Bandosu
9 Temmuz Perşembe, 21.00, Gün Bahçesi – Hilton Istanbul Bosphorus
Perküsyon ustası, iş insanı, gezgin, yazar, sunucu, fotoğrafçı ve yapımcı… Latin müziğine, denizlere, İstanbul’a ve dünya mutfağına sevdalı… Ülkemizin usta müzisyenlerinden Ayhan Sicimoğlu, bu çokyönlü kişiliği ile müziğini de besliyor ve müzik tarihimize renkli bir portre bırakıyor. Ayhan Sicimoğlu’nun müziğe ilgisi küçük yaşta eve gelen hocasından öğrendiği akordeon ile başladı fakat gönlü hep davuldaydı. Berklee’deperküsyon eğitimi aldı, Açık Radyo’da “Latin Lover” isimli kendi programını sundu. Latin All Stars orkestrasını kurarak Türkiye müzik tarihine zamansız performanslar ve Özkan Uğur, Fahir Atakoğlu, Rodrigo Rodriguez, Balık Ayhan, Mirkelam, ArmandoMiranda, Aydın Esen, Sibel Tüzün, Ayşe Sicimoğlu, Banu Kunt ve dahasını bir araya getirdiği iki ikonik albüm bıraktı. Usta perküsyoncu, Turcolatino olarak adlandırdığı özgün müziği, enerjisi bir an olsun düşmeyen renkli performansı ve Harikalar Bandosu’yla festivalin unutulmazları arasına girecek.
Selen Beytekin, Hermon Mehari ve Tony Tixier ile festival sahnesinde
Selen Beytekin feat. Hermon Mehari & Tony Tixier
10 Temmuz Cuma, 21.00, Gün Bahçesi – Hilton Istanbul Bosphorus
İstanbul’un özgün ve dinamik caz sahnesine ses rengi, vokali ve ışıltılı enerjisiyle dinamizm katan isimlerden Selen Beytekin, İstanbul Caz Festivali’ne çok özel bir proje ve Fransa’dan iki konuğu ile katılıyor. Çok genç yaşlarda klasik piyano eğitimi alarak müziğe başlayan Beytekin, yolunun İlham Gencer ile kesişmesiyle caz kulüplerinde piyano çalıp şarkı söyleyerek profesyonel caz sahnesine adım attı. Caz kulüplerinin ve festivallerinin aranan isimlerinden oldu, performansları dilden dile dolaştı. Aşkın Arsunan, İlham Gencer, Volkan Öktem, Kent Mete, Kerem Görsev, Tony Jones, Ricci Benson, Neşet Ruacan, Atilla Şereftuğ, Spyro Gyra gibi müzisyenlerle aynı sahneyi paylaştı. NTV’de kendi müzik programını sundu; Joy FM, NTV ve Karnaval radyolarında programlar yaptı. Selen Beytekin, müziğini vokalin ön planda olduğu bir performans ile festival sahnesine taşıyacak. Ona sahnede, müziğiyle dünyayı gezen ödüllü caz trompetçisi Hermon Mehari ve çağdaş Avrupa caz sahnesinin dikkat çeken caz piyanistlerinden ve besteci Tony Tixier eşlik edecek.
İstanbul Caz Festivali bu yıl lezzetli caz hikâyeleri ile bir sofra kuruyor
Caz Tadında: Erdem Özkan Trio ile Cazın Lezzet Hikâyeleri
11 Temmuz Cumartesi, 20.00, Pera 77
Yedi usta, yedi tabak, beş duyu. Festivalin Pera 77’de düzenlenecek bu akşamında, cazın büyük ustalarından ilham alan özel bir yemek ve içecek menüsü, caz vokalisti Erdem Özkan’ın geceye özel, standartlardan oluşan repertuvarı ve hikâye anlatımlarıyla bir arada sunuluyor.Gecede bizleri Erdem Özkan Trio’nun canlı performansının rehberliğinde gastronomi ve müziği harmanlayan özel bir deneyim bekliyor. Her tabak, bir caz ustasının sofrasından veya hayatından izler taşıyor. Tabaklara ustaların ezgileri eşlik ediyor. Louis Armstrong’un müziği gibi baskın ve cesur aromalar, Duke Ellington’un katmanlı tarzını anımsatan sofistike lezzetler, Ella Fitzgerald’ın scat doğaçlamaları gibi sürprizli tatlar, Erdem Özkan’ın sohbeti ve keyifli yorumlarıyla sunulacak. Ustaları andığımız her lokma ve yudumda müzik de kulağımızda farklı tatlar bırakacak.Her tabakta ayrı bir ilham, ithaf ve notalarla festivalin bu her açıdan özel gecesinde sizi ağırlamak için sabırsızlanıyoruz.
Festivalin geleneksel etkinliklerinden Caz Vapuru bir kez daha Boğaz’a yelken açıyor
Caz Vapuru
12 Temmuz Pazar, 11.00, Kabataş Transfer Merkezi
Festivalin en cümbüşlü ve en sevilen etkinliklerinden Caz Vapuru yeniden demir almaya hazır. Dünyanın en güzel manzaralarından biri eşliğinde, şehrin en karakteristik seslerine sahip İstanbul Boğazı’nda müzik dolu bu vapur yolculuğunda, Türkiye’den sevilen caz sanatçıları güverteyi neşeli melodilerle dolduracak. Müzik iskelede başlayacak; kıyıdan yükselen ritim Boğaz boyunca dalga dalga yayılacak. Cazın erken dönem örneklerinden oluşturduğu repertuvarıyla deneyimli müzisyen Kamucan Yalçın ve grubu Kamucan Yalçın and Friends, Ragtime ve Dixieland’eözgü dramatik üsluba referans veren performansıyla Caz Vapuru’nda olacak. New Orleans’ın brass band geleneğini günümüze taşıyan İstanbullu üflemeliler beşlisi swing Brassist’inneşeli müziğiyse vapuru bir dans pistine çevirecek. Yolları 2023’te festivalin Genç Caz+ programında kesişen Eggmann Trio, tenor saksofoncu Kemal Ergün’ün de yer aldığı dinamik kadrosuyla vapur yolcuları arasında olacak. Caz Vapuru’nungösteri sponsorluğunu Kahve Dünyası üstleniyor.
Tüm dünyanın gözü onun üstünde: Çağımızın en başarılı ve üretken caz vokallerinden Veronica Swift, gerçek bir caz gecesi için festival sahnesinde
Veronica Swift
13 Temmuz Pazartesi, 21.00, Sultan Park – Swissôtel theBosphorus
Veronica Swift, bir gün sahnede scat üzerine ustalıklarını sergilerken bir başka gün rock grubu Dame ile saçını savurarak ceketini fırlatıyor. Bir konserde Chris Botti’ye eşlik ediyor; bir başka performansında Aerosmith’in “Rag Doll” şarkısını hot jazzolarak yorumluyor; son albümünde tüm kuralları yıkıyor. Onun için sadece bir bebop yıldızı demek az kalır: Swift’in alametifarikası cazda köklenmiş, rock’n roll üflenmiş bir ruha sahip olması. Kendi jenerasyonunun çokyönlü ve çoksesli doğal yeteneklerinden ve bu yetenek zenginliğini türlerarası ve türlerüstü keşifler, üretimler ve performanslar için kullanıyor. Dünyanın gözü onun üzerinde ve kimse yeteneklerine şaşırmayı bir an için bile bırakmıyor. Şimdilerde mayıs ayında çıkacak albümü üzerine çalışıyor ve dünyanın en özgürleştirici müziğinin dahi kısıtlamalarını yerle bir etmeye kararlı, korkusuz bir yorumcu olarak bu döneme damgasını vurmaya devam ediyor. Veronica Swift kusursuz vokali, coşkulu enerjisi ve performansıyla festivale yakışır bir kapanış yapmaya geliyor.
Festivalin ücretsiz konserleriyle parklarda buluşalım
Parklarda Caz
4 Temmuz Cumartesi, 17.30, Ataşehir
5 Temmuz Pazar, 16.20, Kadıköy
Festivalin her yıl İstanbulluları parklarda müzikle buluşturduğu geleneksel etkinliği Parklarda Caz bu yıl da şehrin parklarına konuk oluyor. Festivalin Genç Caz+ programına seçilen grupların izleyici karşısına çıkma heyecanını yaşayacağı etkinlik serisinin bir konuğu da Portekiz’den Kumpania Algazarra olacak. Portekiz’in günün her saati yaşayan canlı sokaklarında doğan Kumpania Algazarra; ska, folk, reggae, Balkan ezgileri, Latin ritimleri ve funk’ı içine alan zengin müzikal yelpazesiyle Portekiz’in en güçlü bakır üflemeli gruplarından biri. 2024’te 20. yılını kutlayan, Mayıs 2026’da yeni albümlerini çıkarmaya hazırlanan grup; yarattığı dünya müziğini dünyayı gezerek paylaşmaya ve her performansını bir kutlamaya çevirmeye devam ediyor. Festival bu yaz İstanbul ahalisini Kumpania Algazarra ile kutlama neşesinin parçası olmaya Parklarda Caz’a davet ediyor.
