Yeni sezon oyunlarından; Kandemir KONDUK’UN 1980’lerde yazdığı ve son yıllarda günümüze uyarlayarak yeniden kaleme aldığı YASAKLAR 11 Mart Çarşamba İzmir seyircisiyle tekrardan buluşuyor. Ortak Sahne’nin kendi prodüksiyonu olan oyun; günümüz Türkiye’sinin yasaklarını hayal perdesine taşıyor. Günceli işlerken toplum eleştirisine yönelen oyun, içerisinde barındırdığı simgelerle seyirciyi oyun sonuna kadar merak içinde bırakıyor…

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ nün ‘sosyal sorumluluk’ anlamında yürüttüğü çalışmalar her zaman toplumsal alanda hissedilir olmuştur. Türkiye’ nin en büyük tiyatro kurumunun inisiyatif alarak toplumun önemli problemlerine değinen çalışmalara imza atması biz eleştirmenlerin dikkatini çektiği kadar, seyircilerin de dikkatinden kaçmıyor. Bunun en güzel örneklerinden birisi olan “Masallar İnsanlar Bir de Türküler” Devlet Tiyatroları’ nın önemli yönetmenlerinden olan Gürol Tonbul’un Şubat 2014’te başlatıp 2015’te sonlandırdığı bir cezaevi projesi…

Topluluk , 2013 yılında kaybettiğimiz Turgut Özakman’ın ‘’Bir Şehnaz Oyun ‘’ adlı eserini 2014 yılı aralık ayında Alanya ‘da sahnelemiştir.
Büyük usta yazar tarafından yazılan bu seyirlik oyun ,müzik ve dans ögeleriyle güçlendirilmiş çesitli tiyatrolarca da daha önce bir çok kez çalışılmıştır.
1914 İstanbul ile seyirciyi buluşturan oyunda 1. Dünya Savaşı öncesi müttefik güçlerin İstanbul’a…

Bitiyatro’yu kurulduğu günden bu yana yaptığı farklı çalışmalardan bilirim. Tiyatronun renkli yüzünün görünmeyen aksını kendine özgü yorumlayan grubun çalışmaları harikulade! Olanı yapmak basit olduğu için, yeniyi denemekten korkmayan grupların iç dinamiği her zaman canlı olmuştur. Basitin bilineni seyirciyi elbette etkiler, çünkü insan kendi sıradan hayatının bir parçasını sahnede gördüğü zaman psikolojik rahatlama içerisine girer. Peki ya sahnede görünen sıradanlığın farklı bir biçimiyse, o zaman seyirci için rahatlama nasıl olacak? Yani bu bir duygusal devinim sayılır…

2010 yılında Norveç’te ‘Dünya Selahaddin Yılı’ kapsamında Tarık Ali ile Thorvald Steen’ in beraber kaleme aldığı ‘Çöl Fırtınaları’ adlı oyun, İstanbul Devlet Tiyatroları tarafından farklı bir tarzda yeniden sahneleniyor. Oyunu daha önce hem Norveç’te hem de Türkiye’de izleme şansını yakaladım. Bundan beş sene önce izlediğim gösterinin üzerimde bıraktığı etki halen büyüleyicidir…

Disiplinlerarası sanat topluluğu ba-’nın sahnelediği “Kapı Aralığı Nedir, Kapı Aralığı Bir Fotoğraftır”, Oyun Salonu kapsamında Mart ayı boyunca her pazartesi günü Salon’da tiyatroseverlerle buluşacak. Amerikan edebiyatının en sansasyonel isimlerinden Gertrude Stein’ın Ne Oldu adlı oyunundan ve Picasso’nun Portresi adlı metninden yola çıkan “Kapı Aralığı Nedir, Kapı Aralığı Bir Fotoğraftır”, alışılagelmiş tiyatronun kalıplarını kırarak “avangard” bir tavır sergiliyor. Bir öyküye odaklanmak yerine, seyircinin kendi fotoğraf ve öyküsünü oluşturabileceği boş bir alan yaratmayı hedefliyor. Art arda kurulup bozulan anlar seyirciyi bir imge ormanında dolaşmaya davet ediyor. Oyun boyunca sahnede, seyirciyle birlikte herhangi bir fotoğrafın çekileceği an aranıyor…

Bahsettiğimiz hikaye, geçtiğimiz sanat sezonuna ‘Gürültünün İçinde’ oyunu ile sıkı bir giriş yapan topluluk, görmeyeri’nin ikinci yapımları ‘Kimseye Birşey Söylemeyeceğim’ in hikayesi. 1964 yılında Amerika’da gerçekleşen Kitty Genevese cinayetinden esinle yarattılan oyunun ilgi çeken diğer bir özelliği Seyirci etkisi ve buna benzeyen kadın cinayetlerlerine ilk kez tiyatro yapımıyla yaklaşılıyor olması. Oyunun yazarlığını ve yönetmenliğini, topluluğun kurucusu ve ilk yapımlarından da tanıdığımız Uğur Küçükdağ yapıyor. Bahar karakterini Nihan Aypolat oynarken, Telekız karakterinde Nihan Demirelli’yi göreceğiz…