Ülkeyle Yaşıt Bir Köy Tiyatrosu Hikayesi! (‘Deliler’ ve ‘Tersine Dünya’) / YAŞAM KAYA

Geçtiğimiz haftalarda İzmir’de ‘Uluslararası Caz Festivali’ ne katılıp epeyce konser izleme şansını yakalamıştım. Lifeartsanat için takip ettiğim festival sırasında adını duyduğum ama bugüne kadar izleme şansını yakalayamadığım Bademler Köy Tiyatrosu’ nu da görmeye gittim. Tiyatronun bu seneki çalışma hayatına İstanbul’dan tanıdığımız çok değerli bir tiyatrocu Melisa İclal Gürmen de katılmış. Melisa’yla iletişime geçip tiyatronun çalışmalarını görmek istediğimi söylediğimde hemen soluğu Bademler Köyü’nde aldım. Köyün tarihi epeyce eski. Urla’ya bağlı olan köye 1925 yılında atanan Asker Öğretmen Mustafa Anarat’ın çabasıyla kurulan ‘Bademler Köy Tiyatrosu’ varlığını o günden bu güne kadar sürdürmüş. Ortaoyunu, meydan tiyatrosu geleneğinden başlayarak, şaman inancın Türkiyeliler üzerinde bıraktığı etkiyle hareket eden kültürel devinim kendisini koruyarak 1925 yılında bir köy tiyatrosu hikayesine dönüşmüş. Aslında Türkiye’de yaşayan halkların tiyatroyla tanışma hikayesi İslamiyet öncesine kadar uzanır. Bu alan pek bilinmese de, üzerinde konuşulması gereken önemli noktaları içinde barındırır. Doksan sene önce sahneye çıkan oyuncuların torunlarından oluşan grup üyeleri büyük annelerinden ve babalarından bahsederken ‘Büyük annem zamanında Shakespeare karakterleriyle anılırmış, çünkü köyde kim hangi rolü oynarsa o rol o kişinin lakabı olurmuş’ diyor.

Bademler Köy Tiyatrosu’nun bu sezon sahnelediği ‘Deliler’ ve ‘Tersine Dünya’ adlı oyunlarını izlediğimde grupla ilgili ayrıntılı kritik yazmam gerektiğini anladım. Aslında yazıyı daha önce bitirmiştim, fakat grubun yeni oyunu ‘Tersine Dünya’ yı da görerek eleştiriyi çeşitli boyutlarda, daha derinlemesine irdelemek gerekliliği ortaya çıktı. Daha çok komedi alanında, hiciv ile ironiyi harmanlayarak üstü kapalı politik eleştirileri içinde barındıran repertuara sahip olan Bademler Köy Tiyatrosu, güncel konuları sahnesinde işleyerek seyircisine seyrine doyulmaz anlar yaşatıyor.

deliler

Deliler

Topluluğun bundan iki sene önce sahnelenmeye başladığı ‘Deliler’ oyununu 1980’li yıllarda Zeki Alasya-Metin Akpınar ikilisi ‘Deve Kuşu Kabaresi’nde sahneledi. Oyunun konusu bölüm bölüm toplumsal alanda oluşan çatışmaları, politik değişimleri, insan ilişkilerindeki bayağılaşmayı irdeliyor. İstanbul’ un çeşitli bölgelerinde geçen konunun güncelliği halen günümüzde de devam etmekte. Oyunu Eylem Yaman yönetmiş, ama daha sonra gruba yönetmen olarak katılan Melisa İclal Gürmen oyunun üzerine birkaç ekleme yapmış. Grubun performans açısından mükemmel bir birlikteliğe yol aldığı ‘Deliler’ için yazılacak kritikte olumlu cümleleri sıralamamız gerekli. Umut Söylemez ve Emrah Kurtoğlu ikilisinin harikalar yarattığı oyunun içinde, Didem Dikmen, Gülsüm Yaradan, Onur Yavuz, Damla Söylemez, Müge Uysal, Eda Şen, Doğa Ertaş, Çağın Özgün, Sadık Yaradan, İbrahim Gönül, Semra Atılgan ve Murtaza Oran grubun dinamiklerini devamlı canlı tutan isimler. Gösteri yüksek tempo gerektiren olguları bizlere sunarken, sahnedeki oyuncuların ‘AKM’ olayından tutun da, İstanbul’daki kentsel dönüşüm hilelerine kadar geniş yelpazede politik taşlamalar yapması ironi kültürünün grupla bütünleştiğini bizlere kanıtlıyor.

budur

Tersine Dünya

Orhan Kemal’in yazıp Mustafa Gültekin’ in oyunlaştırdığı ‘Tersine Dünya’, 1993 yılında Ersin Pertan tarafından sinemaya aktarılmış, dönemi itibariyle çok ses getirmişti. Bademler Köy Tiyatrosu’nda ilk reji deneyimini yaşayan Melisa İclal Gürmen’ in yönetmenliğinde kalabalık oyuncu kadrosuyla seyircilerini selamlayan yapıt, kadınların ve erkeklerin yer değiştirdiği, kabadayı kadınların erkekler üzerinde mutlak hakimiyet kurduğu bir dünyayı anlatıyor. Geçtiğimiz aylarda korkunç bir cinayete kurban giden Özgecan’ a ithafen sahnelenen ‘Tersine Dünya’ oyunu, kadın-erkek arasındaki eşitsizliğe dikkat çekip, kadın hakimiyetinin olduğu bir dünyada erkeklerin ‘empati’ kurarak kadınların düştüğü durumu anlamalarını sağlıyor. Grubun profesyonel anlamda başarısını kanıtladığı gösteride Melisa İclal kendi komedi dünyasının renklerini bir ressam gibi grubun üstüne işlemiş. Oyundaki müzikleri kullanmadan belli alanlarda olayın akışına uygun müzikler kullanan yönetmen, yine temposundan ödün vermeyen bir iş ortaya koyuyor.

Konu cezaevine düşüp kocasını ve oğlunu dışarıda bırakan bir kabadayı kadının öyküsü üzerine kurgulu. Erkeklerin kadınlar tarafından tuzağa düşürülme hikayesi, namus kavramının bu kez erkeğe yüklenmesi, toplumsal hayatta erkeklerin kadınlaşarak özgür dünyalarını koruma çabaları hikayede sert biçimde eleştiriliyor. ‘Bitirim Leyla’ rolünün üzerine kurgulanan olaylar zincirinde ‘Leyla’yı oynayan Çiçek Uran Gür muhteşem karakter analiziyle seyirciyi kendisine hayran bırakıyor. ‘Bitirim Leyla’ nın eşi ‘Süleyman’ rolündeki Murtaza Oran da rolünün hakkını vermiş. Pınar Kaya’ nın ‘Çapkın Hayriye’ ye katkıları ise olağanüstü. Oyuncuların konunun altında yatan esprileri yorumlama kabiliyetleri taktire şayan!

İbrahim Gönül, Damla Söylemez, Umut Söylemez, Emrah Kurtoğlu, Fatma Özkan, Akarsu Gönül, Müge Uysal, Yaşa Şentürk, Reyhan Kuran, İlknur Yavuz, Nesrin Kaya, Asuman Kublay, Sadık Yaradan, Çağlanur Yavuz, Yalçın Kınık profesyonel ekip olmanın ayrıcalığını yaşayan ve başrol ekibiyle harikulade uyum sağlayan kişiler.

Melisa İclal Gürmen, Bademler Köy Tiyatrosu’ndaki ilk reji tecrübesinde çarpıcı bir yönetim algısını seyircilere sunarak, çalıştığı topluluğu profesyonel düzleme çıkarmayı başarıyor. İzmir’in Urla ilçesinin Bademler Köyü’nde, Devlet Tiyatroları sahnesini aratmayacak muhteşem bir tiyatro sahnesinde gerçek tiyatro izlemek isteyenler mutlaka grubun çalışmalarını görmeli. 1925 yılından bu yana varlığını koruyarak devam ettiren Türkiye’ nin ilk köy tiyatrosu birbirinden seçkin oyunlarıyla seyircilerini bekliyor.

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com