Defne Yalnız’dan Ustalık Performansı! / YAŞAM KAYA

İstanbul Devlet Tiyatroları geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz usta oyuncu Tuncay Özinel’ in ‘Nice Yıllara’ adlı oyununu repertuarına alıp, Göksel Kortay’ ı reji koltuğuna oturtmuş ve oyundaki tek kadın karakteri oynaması için Defne Yalnız’ ı seçmiş. Ne diyeyim bilemiyorum, uzun zamandır İstanbul’un genç oyuncularını sahnelerde izlediğimiz için ustaların performansına hasret kalmıştık. Defne Yalnız gibi kaliteli bir oyuncuyu sahnelerde görmediğimiz için belkide, tiyatronun tek başına gerçekleşen eylemlerinin sıkıcılığından tamamen arınmış durumdayım. Basit düzlemde yazılan metnin olaylarına geçmeden önce bir oyuncunun boğucu bir konuyu nasıl kurtardığına, seyirciyi nasıl sahneye kilitlediğine tanık olduğumu belirteyim.

ny2
Konu Zerrin Karaman adlı yaşlı bir aktrisin öyküsünü bizlere aktarıyor. Zamanında sahnelerin parlayan yıldızı olan oyuncu izbe evinde yalnız bir hayat yaşar duruma düşmüş. Çehov’ un meşhur oyunu Vanya Dayı’ nın Sonya’sını; Shakespeare’ in Lady Macbeth’ ini ‘kapalı gişe’ oynayan karakterimiz eski günlerinin içinde oradan oraya savrulurken, çoklu karakter bunalımı yaşayıp çevresindeki hayali arkadaşlarıyla sohbet etmeye çalışıyor. Ama evin içindeki her bir eşya tarihin birer simgesi. Alınan ödüller, oyun afişleri, anılardan kalan eşyalar Zerrin Karaman’ı mutlu ederken bir yandan da büyük yıkıntıların içine doğru hızla çekiyor. Evde yalnızlığını paylaşmak için sadece bir kere telefonla aranmayı bekleyen yaşlı aktris, ömrünü adadığı meslektaşlarından yediği kazıkları, eleştirmenlerin kendisi için kullandığı sözcükleri hafızasında biriktirmiş. Kırık dökük hatıraların içinde hızla ölüme doğru sürüklenen oyuncunun telefonla kurduğu ilişki, yalnızlık psikolojisinin artık son safhası sayılır. Vefa sözcüğünün sadece kelime olarak kaldığının anımsatılması olayların içine hüzün katarken, oyuncunun yaşamıyla ilgili yaptığı espriler, alaylar bir nevi o’na küçük mutluluklar sunuyor.

ny
İki perde, ortalama iki saat kadar süren konu ‘monolog’ diyebileceğimiz tarzda yazılırken, Göksel Kortay’ ın araya kattığı ince nüanslar sayesinde yönetimsel olarak konu sürüklenir düzeye indirgenmiş. Gerçi burada oyuncu Defne Yalnız’ ın büyüleyici performansı devreye giriyor. Yalnız, konuyu sil baştan kendisine uygun bir dile dönüştürmüş. Konu yaşlı aktrisin üzerinden ilerlerken, oyuncunun uzun yıllar süren sahne yolculuğu akıllara gelmiyor değil. Burada zor olan Zerrin Karaman adlı karakterin yaşadığı ruh halini psikolojik olarak doğru çözümlemek. İzbe evine sıkışıp kalan, kirasını dahi ödemeyecek duruma düşen, onuru her şeyin üzerinde olduğu için kimselere el açmayan oyuncuyu fevkalade iyi analiz etmiş isimle karşı karşıyayız. Bedensel temponun bir dakika bile düşüş göstermemesini hayretler içinde izlerken, Kortay’ ın sahne-nesne-oyuncu üçleminde yakaladığı başarıyı göz ardı etmemeliyiz. Sahnenin her noktası başarılı biçimde kullanıldığı için, oyuncu dekorla, objelerle diyalog halinde rolünü tamamlıyor. Geçmişte sevgiliyle yapılan telefon görüşmeleri; yönetmenlerin yaptıkları tekliflere karşı oyuncunun verdiği tepkileri Defne Yalnız hem komik hem de duygusal tanımlamalarla seyirciye sunmuş. Komedi yüklü ilerleyen öykü bir anda duygusal travmatik yalnızlıklara kayabiliyor.

ny1
Medine Yavuz Almaç’ ın sahne/köstüm tasarımında ortaya koyduğu ürün, kusursuz rejiyle, sahne performansını destekler nitelikte. Evin içindeki yalnızlık korkusunu giyilen kıyafetlerden, eşyaların ruhsuz görüntüsünden net anlıyoruz. Yazar çalmayan telefon üzerinden ‘gerilim’, ‘beklenti’, ‘hayaller’ oluştururken, yönetmenin son sahneye gelirken yarattığı ‘korku’ seyircide derin hüzünlere neden oluyor.
İstanbul Devlet Tiyatroları, ‘Nice Yıllara’ adlı oyunla ‘sahnelerde ustalık nasıl olur?’ sorusunun cevabını net biçimde göstermiş. Defne Yalnız’ ın hafızalardan silinmeyecek performansını mutlaka ama mutlaka izleyin!

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com

Reklamlar