OSMANLIDA BATININ YAPTIĞI ARKEOLOJİK YAĞMAAKTÜEL ARKEOLOJİDE!

Aktüel Arkeoloji, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Batının Arkeoloji Yağması” başlıklı 47. sayısında, Osmanlı döneminde yaşanan arkeolojik yağmaları gözler önüne seriyor. Yaklaşık 100 yıl boyunca Anadolu’da ve Osmanlı’nın parçalanan coğrafyasında tarihi eser bulmak ve bu eserleri Avrupa’da kurulan yeni müzelere taşımak için birbiriyle yarışan “eser toplayıcıları”nın gerçek hikâyesini anlatıyor.

Dergi, “Hasta yatağındaki bir imparatorluğu can derdinde yönetenlerin anormal şartlarda verdiği izinlerle hızlıca İngiltere, Almanya, Fransa’ya taşınan antik çağın en büyük eserleri için kimi suçlamalıyız? İzin verenleri mi, yoksa büyük bir açgözlülükle götürenleri mi?” sorusuyla, gerçeği aramaya odaklanıyor.

Aktüel Arkeoloji’de yer alan haberlere göre, Schliemann’ın Troia’da bulduğu eserler bugün dünyanın dört bir yanındaki müzelerde sergileniyor. Carl Humann harita mühendisi olarak geldiği Anadolu’da antik çağın en büyük heykeltıraşlık eseri olan Pergamon Altarı’nı, Osman Hamdi Bey ile kurduğu yakın dostluk sayesinde Berlin’e taşıyor. Osman Hamdi Bey, eserlerin götürülmesine göz yumduğu, yaptığı resimleri yüksek fiyatlara satın alan Fransızlara kazı izni verdiği için eleştiriliyor ve istifa etmek zorunda bırakılıyor. İngiliz Newton, antik dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Maussolleionu’nu Londra’ya taşıyor. Alman imparatoru Wilhelm ağırlığını koyunca, Osmanlı topraklarında kazı yapma izni Almanlara veriliyor. Bulunan 10.000’in üzerinde tabletin büyük kısmı, konservasyon ve yayın yapma bahanesiyle Berlin’e kaçırılıyor, çoğu da orada kalıyor…

Geçmişin bilinmeyen gerçeklerine belgelerle açıklık getiren dergi, arkeoloji dünyasına ve okuyuculara şu soruları soruyor: “Ataması bizzat Sultan II. Abdülhamit tarafından yapılan ve Sadrazam oğlu olan Osman Hamdi Bey, eski eserlerin korunması konusunda tek yetkili kişiydi. Arkeoloji ve tarih konusunda eğitimi ve bilgisi bulunmayan Osman Hamdi Bey, Eski Eser Yasası’nı neden uygulamadı? Eserlerin götürülmesine neden göz yumdu? Eserler geri alınabilir mi?”… Dergide yer alan; “Antik dünyanın en büyük yağması 100 yılda nasıl gerçekleşti? Bugün hâlâ Efes’te kazılarını sürdüren Avusturyalılar Viyana’da nasıl bir Efes Müzesi kurabiliyor?” gibi pek çok sorunun cevapları, geçmişin saklı odalarında gezinmek isteyenlerin merakını gideriyor.

Arkeoloji, mitoloji, tarih, sanat tarihi, kültür alanlarında seçilen özel çalışmaları; güncel, sade ve özgün bir dille okuyucuya anlatmayı benimseyen Aktüel Arkeoloji, ilk kez Temmuz 2007’de okuyucularla buluştu. Yılda yaklaşık 1.000 arkeolojik kazının yapıldığı Anadolu’yu odak alan dergi, Türkiye’nin bağımsız yayınlanan önemli yayınlarından biri olarak okurlarını sınırsız bir serüvenin tarihsel yolculuğuna çıkarıyor.