Trumbo neden vizyona girmedi?/ YAŞAM KAYA #SanatYazilari

2005 yılında George Clooney ‘Good Night and Good Luck’ adlı filmle, 1940’lı yıllarda ABD’de yaşanılan ‘cadı avı’nı beyaz perdeye aktarmış, üzerinden altmış beş yıl geçmesine rağmen film epeyce dikkat çekmişti. Senatör Joseph McCarthy’nin başlattığı, toplumun neredeyse muhalif olan her kesiminin ‘komünist’ olmakla suçlandığı filmde, bir televizyon kanalında çarpıcı haber programları hazırlayan Edward R. Murrow ve Fred W. Friendly ikilisinin cesur hayatı etkileyici karelerle anlatıldı.

Şimdi gelelim 2016 yılına. Bu sefer karşımıza Amerika’nın en büyük senaristlerinden Dalton Trumbo’nun hayat öyküsü çıkıyor. Gerçi ‘çıkıyor’ cümlesi biraz hafif kalır. Aslında çıkamıyor. Amerikan hükümeti aleyhinde propaganda yapan herkesin ‘vatan haini – komünist’ olarak suçlandığı yılların müthiş filmi ‘Trombo’ 22 Ocak 2016’da tüm dünyada vizyona girmesine rağmen Türkiye’de bir türlü sinemalarda kendisine yer bulamamış. Toronto Film Festivali’nden başlayarak övgü üzerine övgü alan filmin konusu Türkiye’nin şu andaki politik gerçekleriyle birebir örtüşür vaziyette! Bu yorumdan yola çıkarak filmin neden vizyona giremediğini net olarak anlarız.

29 Haziran 1940’da Amerikan Kongresi, Amerikan hükümetinin devrilmesini savunmayı ve hükümet aleyhinde propaganda yapılmasını suç haline getiren bir yasayı kabul etti. Ülkedeki komünist kişi ve kurumları araştıran Amerikan Karşıtı Faaliyetler Komitesi (HUAC), yazarları, müzisyenleri, eğitimcileri, tiyatrocuları, oyuncuları, sinemacıları, senaristleri… onlarca insanı sorguladı. Hollywood’un bilinen isimlerinin sorgulanması ülkede içten içe büyük tepkilerin oluşmasına neden oldu.

Şimdi gelelim bizim hikayemize. İşte ‘komünist’ olmakla suçlanıp, adeta toplum önünde linç edilmek istenilen bahsi geçen yazarlardan Dalton Trumbo üzerinden bir devrin karanlık, despot, faşist yüzünü görüyoruz ‘Trombo’ filminde. Filmin konusu ününün doruk noktasına ulaşan senaryo yazarı Dalton Trumbo’nun hikayesi üzerinden ilerliyor. “A Guy Named Joe”, “Kelebek”, “Spartaküs”, “Johnny Got His Gun” ve “Executive Action” gibi filmlerin senaryolarını yazıp, Hollywood’da set işçilerinin hakkını, grevlerini savunan cesur adamın yaptıklarına tanık oluyoruz konu boyunca.

Hollywood döneminin baskıcı siyasi yapısında “Hollywood Onlusu” olarak kara listede tepelerde yer alan Trumbo’nun öyküsü, yönetmen Jay Roach‘ın ellerinde mizah yönünü kaybetmeden olağanüstü anlatılıyor. Tabi burada Dalton Trumbo’yu, “Breaking Bad” dizisinden tanıdığımız Bryan Cranston harikulade canlandırıyor. Filmde diğer dikkat çeken oyuncular ise, “Louie” dizisinden tanıdığımız ünlü komedyen Louis C.K, Elle Fanning, Helen Mirren ve Diane Lane.

Soğuk savaş yıllarında Hollywood sinema sektörü insanları ürettiği konularla aydınlatmayı kendisine hedef yapmış, dönemin oyuncuları 1940’lı yılların sonunda vahşi kapitalist sisteme karşı isyan etmişti. Amerika’da süre giden komünizm düşmanlığı film sektörüne yansıyıp büyük sansürlere yol açıyor ve senaristlerin iş üretmesini engelliyordu. Hollywood dönemin McCarthy politikalarına boyun eğip “Hollywood film yapımlarında komünizm ile bağlantısı olduğu düşünülen kişiler bu sektörde yer almayacaktır.” kararı alarak adeta faşist ideolojinin resmi temsilcisi olmuştu.

Musevi film yapımcılarının Yahudileri, Almanya soykırımından kurtarması dolayısıyla Sovyet Rusya’yı destekler halde Dalton Trumbo’un içinde olduğu kara listedeki 10 senaryo yazarının arkasında ve komünist manifestoyu destekler halde olmaları filmin bir çarpıcı noktasını oluşturuyor! Zaten tarihsel gerçeklilikte bunu bize gösteriyor. Faşizmi yaşayanlar ABD’de başlayan faşist politikalara izin vermemekte ısrarcı davrandılar.

Filmde 1947 yılında başlayan ‘Huac Soruşturması’, ‘Hollywood Onluları’ diye adlarını duyuran (11 kişiydiler fakat Bertolt Brecht ülkeyi terk etti) John Howard Lawson, Dalton Trumbo, Herbert Biberman, Albert Maltz, Alvah Bessie, Samuel Ornitz, Adrian Scott, Ring Larner, Lester Cole, Edward Dmytryk soruşturmaları birebir gösterilmekte, yargılanan insanların komik gerekçelerle hapse atılmak istenmesi esprili bir dille seyirciye sunulmakta. Yönetmen zaten ironiyi konunun içine katarak dönemin faşist, baskıcı, despot yüzünü alayına, kıyasıya eleştirmiş. Bir nevi McCarthy politikalarının arkasına sığınanları aptal yerine koymuş!

….

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN: 

Trumbo neden vizyona girmedi? – YAŞAM KAYA Nokta Dergisi

Reklamlar