SHAKESPEARE VE 0NİKİNCİ GECE’ / FÜSUN BALKAYA

Shakespeare

Shakespeare (1564-1616) Stratford-upon -Avon kasabasında dünyaya gelmiş,okul yılları Ezop masalları,Terentius,Plautus okumaları ile geçmiş Cicero,Horatıus ve Ovadius da yazar tarafından fazlaca okunmuştur.

Yaşadığı yerin kırsal kompozisyonu ise yazarı fazlaca etkilemiş,kilisenin yaşamında yeri önemli olmasına rağmen bu öğretiyi tartışmaya açmaktan asla kaçınmamıştır.

1582 yılında Anne Hathaway ile evlenmiş ,yaşca kendisinden büyük eş’ten çocukları Susanna ve ikizleri Hammet ile Judith olmuştur.

Londra yaşamı yazarlık serüvenini başlatmış,kısa zamanda elde ettiği ün ile zenginlik bağlamında yazarlıktan kazanç elde etmiş bu arada Robert Greene tarafından da maalesef aşağılanmıştır.

Henry Chettle ise yazardan ‘Davranışları ne kadar nazikse kişiliği de o derece mükemmeldir.’şeklinde bahsetmiş,yazarın çağdaşı ve rakibi Ben Johnson ise ‘O Avon nehrinin tatlı nağmeli kuğusudur’yorumunu yapmıştır.

Shakespeare’in yazar olarak gelişimini izlemek ve oyunlarını kronolojik sıralamayla değerlendirmek yerine türsel ayırım( Komedi, tarihsel oyun,trajedi) olarak değerlendirilmesi öncelikli tercih edilmiştir.

Shakespeare önemli,önemli olduğu ölçü de batı tiyatrosunun da vazgeçilmez ustası olmuş, okundukça ve oynandıkça ondan vazgeçilmez olunmuştur. İnsanlar da Shakespeare bilmek , okumak ,seyretmek anlamında büyük istek ve bilinmeyen haz duygusu uyandırmıştır.

Yazar’ın İngiliz halkına sadece maledilmemiş olması Shakespeare ‘in dünya tiyatrosuna da armağanını sağlamış,Shakespeare çağına olduğu kadar çağlara ışık tutmuş,otuzu aşkın eserle bir çok yeni esere de ayrıca esin kaynağı olmuştur.

Shakespeare oyunları okunmak için değil daha çok oynanmak için yazıldığı gibi söz sanatlarına da yazarın gösterdiği önem oyunlarında da açıkca görülmüştür.Özellikle kelimeler üzerinde yaptığı hassas oynamaları ‘Söz Cambazı ‘ifadesini yazara yakıştırma olarak getirmiştir.

Yazarın işlediği konuların her çağın özelliklerini ve yine her çağa uygunluğunu taşıması anlamında da önemli olmuştur.

Ömrünün son yıllarında sağlığının pek yerinde olmadığı belirsizliği düşünülen yazarı 1616 yılında kaybettikten sonra 1623 de Stratford’da bir anıt dikilmiş ardından tüm oyunlarının ilk toplu basımı gerçekleştirilmiştir.

USA-BOSTON İLE TÜRKİYE-İSTANBUL ÇALIŞMALARI


Shakespeare – ‘Twelfth Night’ Boston (22.01.2016)

USA da Onikinci Gece – Twelfth Night adlı oyunda düşme-arayış-yeniden birleşme ögelerinde yazara özgü işleniş ile birlikte olaylar arasında bütünlük yine bu çercevede sağlanmış,Oyunda en önemli motif sevgi olmuştur.

Oyunda komik kargaşalığa neden ise ikiz kardeşliğin varlığının neden oluşu görülmüş,ikizini kaybeden Viola,gördüğü andan itibaren aşık olduğu Orsino için erkek kılığına bürünerek hizmetkar görevini de üstlenmiştir.

Orsino’nun aşık olduğu Olivia ise büyük bir yas içine girmiş,Viola ‘nın kurlarına dayanamayan Olivia ona aşık olmuş ve sonuç düş kırıklığını getirmiştir.Bu durum oyundaki güldürünün de esas kaynağını oluşturmuştur.

Olivia’nın Feste adlı soytarısı ise güldürü de bir başka anahtar kişi olmuştur.Feste ve Malvolıo sahnelerindeki karşıtlık Malvolio’nun tanımlanması için muhteşem olmuştur.Maria ve TobyBelch’in yardım durumları Feste tarafından da desteklenmiş ve Malvolio’nun gerçekleri kavramadaki durumu da güldürüye bir başka desteği getirmiştir.

Viola’nın kardeşine kavuşmasının kutlanarak çözümlenmesi ile Viola-Orsino ve Olivia-Sebastian birleşmelerinin çözümsel rahatlığı sağlanmış, Malvolio ve Toby Belch ‘in muğlak durumları ile yalnızlığın bilgesi Feste’den bizlere ulaşan şarkısı olmuştur.

USA -Boston da 2016 yılının Ocak ayında izleme şansını bulduğum yazarın ‘12.Gece ‘adlı eserinden çıktığımda ise Boylston caddesinden evime doğru yürürken, rüzgar ve yağmur beni aynen Feste’nin şarkısında olduğu gibi seyrettiğim ve geride bıraktığım oyunun bir Shakespeare oyunu olmasının mutluluğu yine eşlikcim olmuştur.

Shakespeare –‘12.Gece’ İstanbul (09.12.2015-Harbiye)

İstanbul Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosunda izlediğim İBBŞ Tiyatrosu oyuncularının oynadığı ,yönetmen Serdar Biliş imzalı ‘12.Gece’ adlı oyun için ise yazmak ya da yazmamak üzerine çok hatta biraz fazlaca düşündüm..

Genç yönetmenin çalışmasının beni izlerken çok yorduğu ,bu gecenin farklı bir ’12.Gece’ olduğu için her anlamda öncelikle çok üzgün olduğumu yazarak kendisi ile paylaşmak isteğimi de maalesef önleyememişliğim bu satırlarda da olmuştur.

Başarılı oyunculukların gölgelendiği biraz daha ileri giderek yok edildiği, koskocaman sahne de devamlı değişen dekor parçaları arasında her biri altın kıymetinde olan değerli oyuncular Levend Öktem,Seda Fettahoğlu,Özge Özder,Bennu Yıldırımlar,nSenan Kara Tutumluer, Kubilay Penbeklioğlu, Tolga Yener, Ersin Umutlu’nun bitmeyen koşuşturmaları arasında gösterdikleri müthiş performansları nedeniyle tüm oyuncuları teker ,teker öncelikle kutlamışlığım,Hareket Yönetimi Candan Baş,Işık ve Video Tasarımında Cem Yılmazer,Sahne ve Kostüm Tasarımında özenli dokunuşların sahibi Gamze Kuş ile Ses Çalıştırıcı Susan Main,Efekt Gökçe Selim –Serkan Yavşan ‘ın emeklerine özenli teşekkürlerimi ,yazarımız William Shakespeare ‘in üzüntüsünü üzüntümle karşılamışlığımı da katarak oyunun sonunda yazımı geçiktirme kararıma iliştirmiştim.

‘12.Gece’ Müzik ve Çiğdem Erken

Aşkın cinsiyetini ve katılaşmış kalıpların,düşünceden jestlere taşınma isteğini öne çıkarmaya gayret eden yönetmen Biliş’in ‘12 .Gece’ yorumunda gueer yenilikçi dramaturji yapısı Shakespeare ile başarılı olamayan uygulaması, muhteşem Çiğdem Erken müziği ile orkestranın mükemmel performansına hayranlığımızı önleyememiştir.Alkışlarımızı tıpkı güçlü oyuncu kadrosuna olduğu gibi Ömer Göktay,İlker Peker,Muzaffer Berişa,Sinan Arslan,Utku Akıncı-Saltuk Tukur,Yalçın Gören-Deniz Atalay ‘a gönderilmiştir.

Atıştırmalıklarla

‘12.Gece’ Shakespeare ‘in komedya türünde yazılmış en zarif eseri olduğu kabul edilmiş güldürürken ciddi ,ciddiyken güldüren bu harika oyun Shakespeare şablonu içinde seyircinin bu uygulamada olduğu gibi, keyfini bozmadan böylesine yormadan oynanmalı görüşümün değişmezliği kesinliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

İyi niyetle veya yenilik anlamında yapılan ve yoğun atıştırmalıklarla içi oldukça doldurulmuş örneğin tüm Shakespeare çalışmalarından uzak tutulması bugün içinde yeniden dileğim olmuştur.

Ölümünün 400.yılı ve ‘The Guardain’ araştırması..

Ölümünün 400.yılında Shakespeare üzerine ,The Guardian araştırmasında seyirciye sorulan Shakespeare ‘i seviyormusunuz? Sorusunun cevabı Türklerin yüzde 79’undan olumlu yanıt alınmıştır.

Üzerine küçük ilaveler !

Shakespeare bir halk şairi ise onu idol yapan Goethe,Shelley,Hugo olduğu gibi Tolstoy gibi onu sevmeyen ve Emerson gibi ise yaratıcılık açısından yazarın eşsizliğini tanımlamış yazarlar için de bu durum geçerli olmuştur.

Shakespeare’in anlattığı hikayelerde insanlık ve evrensellik ise var oldukça dünyanın her yerinde yaşamına bu 400’lük genç delikanlının devam etmesi ise kaçınılmazlığını korumuştur.

Shakespeare ‘in düş gücü ve zihinsel yeteneğinin ifadesi olarak oyunları her çağda canlılıklarını devam ettirmiş ve seyircisi ,okuyucusu Shakespeare’den zevk aldığı sürece pek çok yeni şey onun oyunları üzerine yeniden yorumlanmıştır.

Ödenekli Tiyatro Geleneği (İBBT VE DT)

Devlet ödeneği ile yaşayan iki tiyatromuz İstanbul Büyükşehir Belediye Tiyatrosu ile Devlet Tiyatroları farklı kuruluş yıllarından günümüze kadar devlet ödeneği ile yaşamışlardır.

Gişe baskısından uzak kalan bu kurumlar nitelikli oyunların sahnelenmesine yardımcı olmak için kuruluşlarından beri gayret içine girmişlerdir.

Ekim 2016-17 tiyatro sezonun da perdelerini açmak için çalışmaları yoğunluk kazanan ödenekli tiyatrolarımızın yerli oyunlarımızla birlikte oyun repertuarlarına ,dünya tiyatrosunun çeviri klasik oyunlarına da yer vermesi tekrar dileğimiz olmuştur.

Oyuncusu ve seyircisi ile her perde açılışında bir mucizeye imza atan tiyatronun yeni dönemi yine birlikte gülüp eğlendiğimiz kadar ayna tutup insana ,o aynada yine arama sevincimizin kesintisiz devam etmesi dileğimi yinelediğimi, paylaşmak isteğimde ise bu sefer seyirci adına ısrarcı olmuşumla birlikte ödeneklisi,ödeneksizi ile kadını ,erkeği ,genci ,yaşlısı, engellisi ile kısaca tiyatrosu -seyircisi ile yeni sezonda herkese rast gele…

FÜSUN AKMEN BALKAYA


06.09.2016/İST.

Reklamlar