Düşlerinize Yolculuk Yapmaya Hazır Olun! / YAŞAM KAYA

Tiyatro Büyü, geçtiğimiz sezon sahnelemeye başladığı ‘Düşler’ adlı oyunla tiyatro dünyasına bambaşka soluk olacağını kanıtlayıp, çocuk ruhundan başlayarak insanların gelecekle ilgili umutlarını taptaze umutlarla donattı. Gürol Tonbul ve Soner Akçay ikilisinin yarattığı ahengin ritmini takip edenler bilirler; Türkiye’de yıllardır ‘kukla tiyatrosu’ üzerine yapılan çalışmaları bir üst çıtaya taşıyan iki muhteşem isim, Tiyatro Büyü’ nün büyülü dünyasında sizleri düşlerinizin en saf doğallığında bir yolculuğa çıkarıyor. ‘Düşler’ oyununu Gürol Tonbul yazıp yönetmiş. Soner Akçay’ ın tek kişilik performansında kukla-beden tiyatrosu üstüne kurgulanan sahnedeki gösteri, bugüne dek yapılmış işler arasında kendi doğallığını koruyan özelliğiyle öne çıkıyor.

Düşler’de kendi düşlerinin peşine düşen bir çocuğun tren garında başlayan yolculuğu, rüyalarının içinde sizleri gerçekle bütünleştiriyor. Çocuk kaçırdığı trenin ardından derin uykuya dalıp düşlerinin içindeki iyiliğin peşinde karşımızda. Soner Akçay’ ın elleriyle bedeniyle hayat verdiği kuklalar ‘iyi-kötü’ ayrımında hayatın ‘pozitif-negatif’ anlarını yansıtıp, kendi hayalinizle sizleri başbaşa bırakıyor. Oyunda kurgusal yapı şahane tasarlanırken, çocuk pedagojisi ön planda tutulup, insanların çocuk kalbine yönelik çağrışımlar beynimize kazındı. Çocuğun tren garından sirke yaptığı yolculukta aşık olduğu kızla verdiği mücadele hepimizi duygusal anlara sokarken, kötülüğün hakim olduğu dünyanın hiçbir zaman olmayacağı mesajının verilişi doğru biçimde sunulmuş.

Konuda salt realist bir gerçeklik yok. Özellikle çocuk ruhundan başlayan serüvenin içinde birbirinden muhteşem müzikler sizleri inanılmaz duygulara sürüklüyor. Gürol Tonbul, oyunda dikkat dağınıklığı olmasın diye sahnedeki olaylara küçük nüanslar eklemiş. Konfeti patlaması, alçalıp yükselen ritimler, Soner Akçay’ ın seyirciyi oyuna dahil edişi yaklaşık bir saat gözümüzü kırpmadan oyuna odaklanmamızı sağlamış. Devlet Tiyatroları’ nın zeki yönetmeni Tonbul, Kukla Tiyatrosu dediğimiz kavramı Avrupa normlarında sahneye aktarıyor. Bugüne kadar, belkide dünyada ilk kez kukla sahnesinde sis makinasının kullanımına tanık olduğumu belirteyim. Oyunun adıyla bütünleşmiş sahne yapısına, sislerin içinden çıkagelen çocuk ruhuna, müziklerin harikulade tınısıyla kovaladığımız düşlerimize bakıp sahnedeki oyuna hayran kalmamak elde değil.

Tiyatro Büyü’ nün düşleri 4. İzmir Uluslararası Tiyatro Festivali’nde ilk kez seyirci karşısına çıktıktan sonra, Türkiye’de yaşayan Suriyeli mülteci çocuklara oyunlar sergiledi. Gaziantep’te düzenlenen kukla festivaline katılıp savaştan kaçan Suriyeli çocuklara tarifi mümkün olmayan duygular yaşattı. Suat Ünverdi’ nin başarılı tasarımıyla çocuklarda savaşın yarattığı derin travmaları yok eden topluluk, düşlerinin peşinde koşan çocuklara umut olup, savaşın çocuklarına mutluluk tohumları aşıladı. Ayrıca ‘Alo Tiyatro’ hattını kurarak bugüne dek yapılamayanı gerçekleştiren topluluk, tiyatro sahnesine gidemeyen insanların ayağına tiyatroyu götürerek, sanatın muhteşem gücünü ev ev dolaşarak toplumun tamamına yaymaya devam ediyor.

Oyunu duygusal açıdan değil, mantıksal açıdan irdelediğimizde de yazdığımız yargılara rahatlıkla ulaşıyoruz. Gürol Tonbul yılların verdiği deneyimi Soner Akçay’ ın muhteşem sahne performansıyla birleştirip, ‘kukla tiyatrosu nasıl yapılır?’ sorusunu başarılı biçimde cevaplıyor. Size düşen Tiyatro Büyü’ nün büyülü dünyasında ‘Düşler’inizin peşinden gitmek!

Yaşam Kaya – yaşam.kaya@gmail.com

Reklamlar