MEDEA BELLEĞİBELLEKLERİ HIRPALIYOR! / YAŞAM KAYA

Vol:5’ in yeni projesi ‘Medea Belleği’ Heiner Müller’in Medea-Material metninden hareketle oluşturulup geçtiğimiz günlerde seyircisiyle buluştu. Oyun uluslararası kadronun elinden çıkan farklı bir çalışma olmasının yanında, seyircisine sunduğu güncel anlatımıyla günümüz ‘kadın-erkek’ ilişkisini mitolojik boyutlarda irdeliyor. Fiziksel tiyatro anlatımlarının bedensel gücünü düşünüp, elinizdeki malzemenin enerjisini doğru noktalardan yakalamalısınız. Yönetmen Alexandra Kazazou rejisini az sonra derinlemesine irdeleriz, fakat kısa-öz biçimde kadının yaşadığı aldatılma, terk edilme olgusu tarihsel bir trajedi olduğu için, elinde fiziksel gücü olan erkekten öç almak isteyen kadın, erkeği en çok korktuğu silahı ile vuruyor; erkeğin elindeki en değerli varlığı alarak!

Neil Labute, ‘Bash: Latterday Plays’ oyununun üçüncü bölümünde Medea trajedisini anlatırken bir sanat öğretmeni kadın üzerinden olayları irdeler. Öğretmenine aşık olan kadın, yıllar sonra çocuğuyla birlikte aşık olduğu adamın kapısını çalar, ama adamın hayatında artık başka bir kadın vardır. Sonuç olarak kendi öz çocuğunu öldüren bir annenin yaşadıklarını izleriz. ‘Medea Belleği’ de Heiner Müller’ in kaleminde çağdaş örgüleri bizlerin önüne serip bir erkeğin peşindeki kadının yaşamında olanları anlatıyor. Aldatılma, terk edilme, yalan içinde boğulma derken kadının içsel isyanları beliriyor sahnede. Ayrıca erkeğin sahte hayaller üzerinden bir kadının hayatını mahvedişini izliyoruz. Gürcü prenses Medea’ nın hayatı günümüz kadın dünyasının yaşantısında halen devam etmekte. Bu izlerin peşinden giderek bedensel tiyatronun insanları nasıl etkilediğini adım adım takip ediyoruz.

Alexandra Kazazou, tarihsel mitin gücünü arkasına alıp, sahnede çok iyi bir çalışma ortaya koyuyor. İki kadının beden gücünün estetiği ve duygu çatışmaları bizlerde derin düşünceler oluşturdu. Konuda bahsi geçen kadının ikili çatışma durumu konuya eklenen yaşlı karakterle gizemli, büyülü bir hal alıyor. Ölüm üstüne yapılan betimlemeler, geçmişin psikolojik tahlilleriyle birleşip çarpıcı duygusal noktalara ulaşınca, kısa süren oyun belleğimizde derinlemesine izler bıraktı.

Gizem Tataroğlu, Nilsen Arıbaş, Gülen Gündüz üçlüsü sahnede büyüleyici rol yetenekleriyle bizlerden tam not aldı. Gülen Gündüz’ ün ekrandaki görüntüsüyle ses tonuna hayran kaldığımı özellikle belirteyim. Nilsen Arıbaş ve Gizem Tataroğlu ikilisini daha önce ayrı ayrı oyunlarda izleme şansım oldu. Her iki oyuncunun bedensel enerjisi ve ruh güzelliği sahneye çok iyi biçimde yakışıyor. Sahnedeki uyumlu oyuncu birlikteliği, psikolojik biçimin fiziksel etkiyle harmanlanması genç oyuncuların yeteneklerini açıkça gösterdi. Sahne tasarımında ortada duran objenin varlığı bizleri rahatsız edip, kapalı dünyaların ardından çıkan gerçeği gösteren gölgeleme ise son derece zekice bir düşünce.

‘Medea Belleği’, Vol:5’ in uluslararası arenada gerçekleştirdiği başarılı bir proje. Tarihsel anlatımın modern sahneleme unsurlarıyla birleşimi insanı cezbediyor. Oyunu ajandanıza not edin mutlaka.

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com