KUM ZAMBAĞI (2024): “Muhteşem Sinematografi İçinde Bir Aşk! / YAŞAM KAYA

Geçtiğimiz yıl 11. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’inde prömiyerini gerçekleştiren Mehmet Demir Yılmaz’ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Kum Zambağı’ filmi ülke genelinde vizyon yolculuğuna başladı. Özge Borak, Mert Turak, Orhan Kılıç ve Murat Ercanlı isimlerinin rol aldığı yapım, farklı bir kulvarda yer almak adına, kadının duygusal tatminsizliği üzerine oturtulmuş enteresan bir çalışma. Yönetmen Mehmet Demir Yılmaz’ın daha önceki işlerine baktığımız zaman, yine karşımızda festival çalışmalarının devamı niteliğinde, ama bu sefer yaptığı en iyi projelerden birisine tanık olduk diyebiliriz.

Filmin konusu klişe bir psikolojik çözümleme örneğini sunuyor bizlere. Geçmiş ilişkisinde hayatını yönetemeyen, aşık olduğu adam tarafından hor görülen Afife’nin saf aşık olarak onu bekleyen Yunus’a gitmesini, ama bu gidişle beraber ‘benden asla sevgi beklemeyeceksin’ gibi abes bir anlaşmayla sözde ilişkiye başlamasını konu alan olaylar zinciri filmde karşımıza çıkıyor. Afife için balıkçılık yapan Yunus sağlam bir durak. Çünkü safça duygular besleyen bu adamın geçmişi de yaralı. Zaten bunu kullanan Afife’nin sözde trajik hayatına ortak oluyoruz. Bu ortak oluş, bir kadının egosal olarak duygusal tatminine kadar uzanan yapıyı bizlere gösteriyor.

Özge Borak ve Mert Turak ikilisini bir eleştirmen olarak tiyatro sahnesinde izledim. Mert Turak’ın çokça performansına tanık oldum. İkilinin karakter canlandırmada yetenekleri taktire şayan. Özellikle geçmiş işlerin bugüne yansıması olarak baktığımızda, Kum Zambağı filminde iki oyuncunun tüm yeteneklerini konuşturduğunu, ama karakterlerin basit, sıradan, anlaşılması kolay yapılarından dolayı çok fazla öne çıkamadıklarını gördük. Adana’nın Yumurtalık ilçesinde çekilen muhteşem görüntüler olmasa, konuyu anlamak, izlemek, sonunu tahmin etmek 20 dk. sürmeyecek.

Yönetmen Mehmet Demir Yılmaz’ın senaryoda kafasında yeni bir ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ konusu mu vardı, bilemem, fakat filmden gördüğüm kadarıyla kadına yüklenen duygusal misyon yok denecek kadar az. Mert Turak’ın canlandırdığı Yunus karakteri kullanılmaya müsait bir aşığın izdüşümü. Filmde iyi olmakla kötü olmak arasında yaşanılan aşk dengesi, kadının egosu için bir insanın hayatını mahvedebileceği gerçeğiyle yüzümüze tokat gibi iniyor. Yönetmen araya serpiştirdiği bazı komedi unsurlarıyla olayları dengelemeye çalışsa da, aslında yan rollerin baskın yapısıyla psikolojik çözümlemelere ulaşmış. Bazı metaforik görüntülerle konudaki duygusal geçişleri sağlayan Mehmet Demir Yılmaz, geçmişle gelecek arasında sıkışan iki insanı doğal görüntülerle birleştirmeyi başarıyor.

Orhan Kılıç’ın kötücül görüntüsü ile Murat Ercanlı’nın iyi role uygun muhteşem rol yapısı arasında oradan oraya savrulan yapım, deyim yerindeyse basit senaryonun kurbanı olmuş. Fakat Christophe Carcelle görüntü yönetiminde öylesine muhteşem, öylesine harika, öylesine büyüleyici çalışmış ki, filmin doğa yapısına hayran kalıyor insan.

Sıradan bir konu etrafında şekillenen ‘Kum Zambağı’ kadının duygusal tatminsizliği üzerinden yakaladığı gerçekliği seyircisine sunmuş. Oyuncuların gayreti ve yönetmenin bu denemesi gayet iyi.

Filme puanım 10 / 6

yasam.kaya@gmail.com