PERA FEST, bu yıldan itibaren Sonbahar’dan İlkbahar’a taşınıyor. 21 Mart Dünya Şiir Günü başlayacak olan 13.PERA FEST, “Şiddete Karşı Sanat” mottosuyla yola çıkıyor. Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği ve PPR işbirliğinde düzenlenen ve 3 Nisan’da son etkinliğini gerçekleştirecek olan festivalin programı tiyatro ağırlıklı. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nün bir hafta öncesinden başlayıp, bir hafta sonrasına kadar devam edecek olan festival süresince, sahnelerimizde sergilenen oyunlardan “şiddet” temasını işleyen oyunlar arasından bir seçki sunulacak. Toplumsal/Siyasal Şiddet” ve “Kadına yönelik Şiddet” üzerinde odaklanan oyunların ardından yazar, yönetmen ve oyuncuların katılımı ile söyleşiler düzenlenecek. Festivalin son haftasında, Salt Beyoğlu’nda ‘şiddet’ temalı filmler gösterilecek…

Öyle bir sınır düşünün ki ; insanların geçişine kapalı. Oysa ki, binlerce yıldır ticaret yollarının, göçlerin, istilaların, savaşların aralıksız gelip geçtiği bu özel coğrafya sevinçleri, acıları yaşamış. Soğuk savaşın en zor dönemlerinde bile bir demiryolunun geçtiği bu sınır dünyanın nadir kapalı sınırlarından biri. Bu sınırın iki yanında yaşayan insanların iyi, kötü bir ortak tarih geçmişi, birbirinden beslenen zengin kültürü var…

Usta oyuncu Mustafa Alabora; sanat, mücadele ve aşkla ördüğü yaşam serüvenini aktardığı ‘nehir söyleşisi’ türündeki kitabı ile “İşim Gücüm Yaşamak” diyor! Alabora’nın 50. sanat yılını kutladığı şu günlerde kendisi için de bir hediye niteliğinde olan, anı defteri tadındaki kitabı; eski İstanbul’dan tiyatroya, sinemadan siyasete, aile hayatından dünya görüşüne uzanarak okuyucuyu adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor…

SALT Beyoğlu’ndaki Yüzyılların Yüzyılı sergisi, etkileri
günümüzde de süren geçmiş dönem ve olaylara cevaben
üretilmiş 11 sanatsal ifadeyi bir araya getiriyor. Yüzyılların Yüzyılı, yankıları hâlen süren ve bugünü şekillendiren tarihsel dönüşümler, travmatik deneyimler ve toplumsal geçişlere karşılık olarak üretilmiş sanatsal ifadelerden oluşur. Sanatçıların sergi mekânında birbiriyle ilişkilenen üretimleri, tarihî öneme sahip an, dönem ve olayların uzun vadede kalıcı etkilerini araştırır…

Aktüel Arkeoloji, 44. sayısında okurlarını sınırsız bir serüvenin tarihsel yolculuğuna çıkarıyor. Son sayısında “Özgürlükten Tutsaklığa Hayvanlar” kapak konusuyla insanoğlunun en eski dostu hayvanları anlatıyor. Dergide, insan ve hayvan arasında kurulan ilişkinin arkeolojik kanıtlarla tarih sürecinde derinleşen karmaşıklığı okuyucularla paylaşılıyor…

Köklerinden kopan caz dosyasının ardında yatan gerçeklere isimler üzerinden bakarsak eğer, dünyada hızla kök salan cazın enternasyonal yapısını daha net anlarız. Cazın doğası gereği müzikal etkileşim her bir enstrümanı çalan müzisyenler açısından farklılık gösteriyor. Uzakdoğu kökenli sanatçıların batı coğrafyasında yakaladığı başarının sebebi, genel olarak bakir doğasından sıyrılan cazın kültürel başkaldırısı olarak düşünülebilir. Küresel dünya içinde etnik unsurların birbirlerini harmanlayarak kaynaştığı apaçık ortadayken Japon cazının modern dünyayla bütünleşmiş hali, bahsettiğimiz konuyla birebir paralellik gösterip, etnik müzik türünün global müzik endüstrisine dönüşmesi mükemmel sonuçları doğuruyor…