KUZGUNCUK SEMTİNİ BİZİMLE GEZİN / SEÇİL SAĞLAM

Kuzguncuk’ta mutsuz olmak mümkün değil

Kuzguncuk’ta hayat o kadar yavaş ve ahenkli akıyor ki adeta İstanbul’un huysuz ve huzursuz ruh hallerinden nasibini almamış bir atmosfer var havada. Yazın da kışın da harika bahar günlerinde de..

Perihan Abla, Ekmek Teknesi gibi naif, son derece sıcak ve doğal dizilerin bu semtin sokaklarında çekilmesini anlamak zor değil. Her köşesine gerçek mahalle yaşamının sindiği, günlük yaşamın olması gerektiği gibi aktığı ve İstanbul’un en güzel manzaralarına tanıklık ederken aslında İstanbul’da değilmişcesine sakin, sessiz ve huzurlu kalmış bir semtte nasıl mutsuz olunabilir?
Asırlık çınarların, ağaçların semtin caddelerini, sokaklarını kapladığı, tepelere doğru çıktıkça enfes manzaralarla karşılayan ‘Kosinitza’, ağız değiştirerek günümüze Kuzguncuk olarak ulaşmış semtin eski isimlerinden biri. Evliya Çelebi’ye göre ise semtin adı buraya yerleşmiş ‘Kuzgun Baba’ isimli bir veliden kaynaklanıyor. Bir de ‘altın kiremit’ anlamına gelen ‘Hrisokeramos’ var ki o Kuzguncuk’un çok daha eski ismi. Birbirinden farklı bu isimlerin hepsi Kuzguncuk’a ayrı yakışıyor.
İcadiye Caddesi’nin başından başlayarak asırlık çınarların eşlik ettiği yol boyunca minik işletmeler, kapı önüne taşan sohbetler, kahvehaneler, küçük esnafa ait dükkanlar, bakkallar insanı Kuzguncuk’un mahalle havasına hemen sokar. Büyük şehrin karmaşası ve hareketi buraya hiç uğramamış gibidir. Asırlık olan sadece ağaçlar mı? Zarif köşkler, sokak aralarında ve İcadiye Caddesi boyunca geleni vakur halleriyle süzerler.

İnsanın kendine iyi gelecek şeyleri bilip zaman zaman yapması gerekir ya, işte Kuzguncuk’un naif hallerinin izlerini sürerek geçirilen birkaç saat ruha iyi gelen ve yenileyen o zamanlardan ve kendinize verebileceğiniz en güzel hediyelerden.
Mahallenin tadını ister ufak lokantalarında çıkarın, ister bir kahvecinin duvarına yaslanıp güneşin sıcaklığını ve huzuru hissederek ile tazelenin, ister mahallenin kedileriyle haşır neşir olun ya da ara sokaktaki aromaterapi dükkanının büyülü dünyasına girip ruhunuza iyi gelecek kokuyu seçin ve yüklerinizden kurtulmuş dönün Kuzguncuk’tan, Kosinitza’dan ya da Hrisokeramos’tan…
Kuzguncuk’ta fırsat bulursanız mutlaka bir iki esnaf ya da dükkan sahibi ile sohbet edin, ara sokakların sakinliğinin tadını çıkarın, güzelim eski İstanbul evlerinin detaylarını yakalayın, kedileri sevin, sırtınızı bir çınara ya da duvara dayayıp ‘yavaşlamanın’ tadına varın.
Bir tatlı huzuru bu sefer Kuzguncuk’tan alın.

DSC05735-700x525

Perihan Abla Sokağı

80’li yıllara damgasını vuran Perihan Abla dizisinin çekildiği ve bu ismin verildiği Perihan Abla Sokağı başlı başına bir Kuzguncuk hikayesi. Bu sokak ile Yenigün Sokağı’nın kesiştiği noktada adı yazılı olmayan bir ikinci el dükkanı yer alıyor. Vitrine baktığınızda oyuncak bebeklerden daktilolara ne ararsanız var. İkinci el eşyaları alan ve satan dükkan, hikayesi olan eşyaların arasında zaman geçirmek isteyenler için ideal bir adres.

Perihan Abla Sokağı’nın İcadiye Caddesi ile kesişen diğer başında ise Asude Çay Evi’nin taburelerine oturup sırtınızı duvara dayayarak günün yavaş akışını hissederek kahvenizi içebilir, burası mahallenin atmosferini yaşayabileceğiniz salaş bir köşe. Acıkanlar, Asude Ev Yemekleri ve Çağ Kebabı’nın taburelerine geçebilir. Adı her ne kadar Asude olsa da ev yemekleri ve kebap servis eden bu mekan ‘Ekmek Teknesi’ dizisine ev sahipliği yaptı. Dükkanın dışında hala ‘Ekmek Teknesi’nin tabelası asılı.

Asude Çay Evi’nin hemen yanındaki ‘Kuzguncuk Balıkçısı’, instagram’da paylaşmaya değer kareler verecek duvar rengi ile fotoğraf sevenlerin kalbini kazanıyor. Menüsünde balık çeşitlerinin yanı sıra paella’ya da yer vermiş. Kuzguncuk Balıkçısı’nın çaprazında yer alan Kuzgun’s Cafe, kapısının önündeki renkli tabureleri, ev yemekleri ağırlıklı menüsü ve tadını bilenlerin gönlüne taht kurmuş ‘çi böreği’ ile 6 numaralı binada.

kuzguncuk12-700x693

İcadiye Caddesi

Ara sokaklar fotoğraf çekmeyi sevenleri mutlu edecek kareler ve sürprizler barındırırken semtin ana caddesi İcadiye boyunca acıkan karınlar için alternatifler sıralanıyor.
Perihan Abla Sokağı’nın başında yer alan Asude Ev Yemekleri’nden caddenin yukarısına devam ettiğinizde mavi boyası ile enteresan bir kafe ile karşılaşıyorsunuz. Burası 21 numarada yer alan Betty Blue

Semtin en eski binalarından birinde yer alan, kahve ya da yemek keyfi yapmak için biçilmiş kaftan olan mekan iki katlı ve tarihi 1552 yılını gösteren bir binada yer alıyor. Menüsünde zeytinyağlıların ve sıcak ev yemeklerinin yanı sıra şerbetler, organik malzemelerle hazırlanmış kekler ve kurabiyeler bulunuyor.
Betty Blue’nun yanında yer alan Cafe Salon, bir şeyler atıştırmak ve kahve çay içmek için kapısının önündeki sandalyelerin mahalleli tarafından genellikle dolu olduğu bir adres. Onun yanında ise esas şubesi Çengelköy’de olan Çengelköy Börekçisiyer alıyor.
Devamında 37 numarada yer alan Kafe La Mekan, rengarenk sandalyeleri ile ufacık olmasına rağmen hemen fark edilen bir kafe. Tebeşirle minik karatahtasına yazılı menüsünde yer alan kahvaltı, omlet çeşitleri, pazı sarması gibi ev yemekleri, zeytinyağlılar ve kek çeşitleri cam dolapta sıralanıyor.

Kafe La Mekan’dan iki dükkan sonra 41 numarada ‘Kötü kalplilerin giremediği’ Pita, lezzetlerini tatmadan sadece bu cümlesi ile bile kalbimizi kazanıyor. Menüsünde ‘Kötü Kalpliler Giremes’ (evet ‘s’ harfi ile) yazan, Amerikan servisi olarak mahallenin ilkokul çağındaki çocuklarının yaptığı resimleri kullanan ve üç mahalle arkadaşının açtığı Pita dekorasyon olarak iddiası olmayan sadelikte ve arkadaşınızla evde oturuyor gibi hissettiren bir kafe.

Menüsünde kahvaltılar ayrı bir yer tutuyor. Çekirdek, Güzel Bahar, Bereketli, Simitçi Tahir, Bican Efendi, Ayçiçeği ve Baba Nakkaş gibi enteresan isimlere sahip kahvaltı tabaklarında Ezine peyniri, simit, domates gibi klasik lezzetlerden üzümlü scone ile servis edilen ev yapımı reçel ve tereyağına birçok alternatif bulunuyor. Erzincan, İzmir tulumu, Ezine peyniri gibi peynirlerin aynı zamanda kilo ile de satıldığı Pita’nın pita ekmeği kullanarak hazırladığı kaşarlı, sucuklu pitalar da mekanla özdeşleşen tatlardan. Günlük olarak değişen zeytinyağlılarına ve sıcak yemek alternatiflerine yaban mersinli, tereyağlı kurabiyeler, ev poğaçası ve browni de eklenince kararsız kalmak çok kolay oluyor. Çarşambaları çikolatalı mousse ve cuma gününün de apple crumble günü olduğu gibi ‘tatlı’ bir detayı da ekleyelim.
Caddenin devamında sokağın köşesinde 67 numaralı binada yer alan Zahir, üç katlı bir Kuzguncuk evinin kafe & restorana dönüşerek hayat bulduğu bir mekan.

Burası ayrıca Ekmek Teknesi dizisinin çekildiği ev. Giriş katında açık mutfak ve oturma köşesi yer alıyor. Üst katta yer alan odaları doğumgünü, kalabalık grup yemekleri gibi kutlamalar için de kullanılabiliyor. En üst katta hem caddeye hem de Kuzguncuk Bostanı’na bakan terasında özellikle güneşli günlerde kahvaltı yapmak oldukça keyifli. Büyük çabalar sonunda bina inşaatı başlaması yerine bostan olarak halkın kullanımına bırakılan alanın önümüzdeki yaz aylarına hazır olması için belediyenin çalışmaları devam ediyor. Parsellere ayrılmış Kuzguncuk Bostanı’nda isteyenler kendilerine ayrılmış parselde ekip biçecekleri, meyve ve sebze yetiştirecekleri bir alana sahip olacaklar. Aynı zamanda açık hava bir yazlık sinemanın da yapıldığı Kuzguncuk Bostanı, harika bir şehir projesi.

Gelelim Zahir’in menüsüne. Menüde ilk dikkati çeken ‘Saray Mutfağı’ başlıklı yemekler oluyor. Arap mutfağı’ndan bir lezzet olan Maklube, marine edilmiş et, pilav ve çok minik doğranarak sotelenmiş sebzelerin, kat kat bir bardağa konulduktan sonra bardağın ters çevrilmesi ile servis edilen bir yemek. Saray Mutfağı’nın diğer alternatifleri ise Kekikli Üzeyir, Köroğlu Köfte ve Sultan Sofrası. Bu yemekleri tamamlayan ise içinde Yemen kahvesi, sahlep, damla çikolata, keçiboynuzu, menengiç kahvesi, krema, damla sakızı ve karamel bulunan ve Türk kahvesine nazaran oldukça yumuşak içimli ve lezzetli Osmanlı Kahvesi. Yanında şerbet ile servis edilen bu kahvenin tadı terasta mutlaka çıkarılmalı. Menüde kahvaltı ve Arap mutfağı yemekleri dışında salata, krep, dürüm çeşitleri ve zeytinyağlılar bulunuyor. Tatlı olarak ise kadayıflı muhallebide iddialılar.

Caddenin karşı tarafında yer alan Divan Keyfi Cafe ve Sitare, Kuzguncuk’un diğer keyifli mekanları arasında. Sitare’nin babaanne evi atmosferi yaşatan koltuklarına gömülüp günün her saati kahvesini yudumlayan ya da kahvaltı eden birilerini görebilirsiniz.
Sitare’nin hemen yanında ise sokağın içinde kalan cephesiyle Kosinitza yer alıyor. Kosinitza, Kuzguncuk’ta bir mekana verilebilecek en uygun ve anlamlı isimlerden. Bu anlamlı ismi Time Out tarafından verilen ‘En İyi Semt Restoranı’ ödülü tamamlıyor. Menüsünde deniz ürünlerinin yer aldığı Kosinitza pazartesi günleri kapalı.

Cadde boyunca devam ettiğinizde 64 numarada yer alan İnci’den Ev Yemekleri ve Meze, günlük olarak hazırlanan ev yemeklerinin yanı sıra Siyez bulguru, zahter, salamura, kuskus, nar ekşisi, Dibek Türk kahvesi, Tokat sucuğu, dut pekmezi gibi yöresel ürünler de satan bir mekan. Vejetaryenleri sevindirecek yanı ise patatesli ve mercimekli mantı çeşitlerinin de menüsünde yer alması ve kilo ile satılıyor olması.

kuzguncuk21-700x700

İnci’den Ev Yemekleri’nden devam ederken 88 numaralı Ciklet Cafe & Meze’nin pembe tentesini hemen göreceksiniz. Ispanaklı, peynirli ve patatesli Türkmen Mantısı haşlandıktan sonra hafif kızartılıyor ve üzerine dökülerek değil yanında yoğurt ve sos ile servis ediliyor.

92 numarada yer alan Cup Inn’in rengarenk vitrinine baktıktan sonra içeriye adım atarsanız çay kokusu ve dükkan sahibesinin güler yüzü içinizi ısıtacak. İster kahvenizi alıp kapının önündeki sandalyelerde oturun, ister dükkanın farklı tasarımcılara ait ürünleri ile dolu raflarının yanındaki masaya ilişip kahvenizi içerken ne var ne yok göz atın. Çeşitli tasarımcıların sevimli yüzükleri, broşlar, seramik kupalar, ihracat ürünü kıyafetler ve çantalar ile kadın enerjisini hem alışveriş hem sohbet hem de tatlı & kahve keyfi ile birleştirmiş sıcacık ve renkli bir alternatif butik & kafe.

Cup Inn’in hemen yan komşusu Pajarito Cafe, kapısının önündeki romantik sandalyeleri ve kara tahtaya yazılı menüsü ile merak uyandıran bir mekan. Pazılı makarna ve pazılı krep menüsünde ilk göze çarpan lezzetler. Ev yapımı kekleri, veganlara uygun tatlısı, mantısı ve günlük yemekleri ile kafe ve ev yemeği lezzetlerini birleştirmiş küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk bir adres.
Pajarito’nun yanında 94 numarada Kuzguncuk Sahaf yer alıyor.

Mahallenin Çikolatacıları & Fırınları
El yapımı çikolata atölyesi Lebosi, deneysel lezzetleri ile 86 numarada. 3 basamaklı kapısından dükkana girdiğinizde dükkan sahibesi Gamze’yi tatlı önlüğü ile iş başında görebilirsiniz. Kavunlu, kayısılı, elmalı & tarçınlı, yaban mersinli çikolatalarının cazibesine kapılmak size kalmış.
Çikolatacı Aziz Bey, çikolata ve kahve çeşitleri ile İcadiye Caddesi 58 numarada yer alıyor.
İcadiye Caddesi’nin hemen girişindeki ışıklarda rengarenk vitrini ile karşılayan Dilim Pastanesi, semtin eskilerinden. Sıcacık bir poğaça ya da kek dilimi alıp Çınaraltı’nda bir banka oturarak, bir çay eşliğinde bu sade ve lezzetli keyfin tadını çıkarabilirsiniz. Yunus Emre Fırını İcadiye Caddesi No:24

Sağlık Dolu Poşetler
Süt ve süt ürünleri satan Atatürk Orman Çiftliği’nin Kuzguncuk şubesi, İcadiye Caddesi’ne bağlanan İnci Çayırlı Sokak’ta yer alıyor.
Kastamonu Köy Pazarı, Her cumartesi gelen kamyonun mevsimine göre getirdiği organik sebze ve meyvelerin birkaç saat içinde tükendiği yerel market, Kastamonu sarımsağı, tarhana, salça gibi yöresel ve köy ürünleri satıyor. İcadiye Caddesi
Deniz Eczanesi, Nostaljik eczanenin vitrinine bakarken adeta yeni bir tasarım butiği ya da vintage butik keşfettiğinizi düşünebilirsiniz. Eskiden kullanılan ilaç kutuları, çeşitli aparatlar ve ölçü aletleri ile dolu vitrin bir de tüm bunlara aldırmadan uyuyan kedileri ile oldukça dikkat çekici. İcadiye Caddesi No:40

kuzguncuk22

Boğaz Havası

Çınaraltı Çay Bahçesi, klasik bir İstanbul manzarasında yer alan Kız Kulesi, Boğaz Köprüsü, martılar gibi tüm ikonları aynı kareye sığdırabilen, Kuzguncuk’un Boğaz’a açılan nefes borusu adeta. İskelede yer alan yılların balık restoranı İsmet Baba, dalgaların duvarından eksik olmadığı ve denizin üzerindeki konumu ve enfes manzarası ile büyüleyen ve her daim dolu klasikleşmiş mekanlardan.

Kutlama Mekanı
Behlül Sokak 1 numarada konumlanan Yanık Mektep, sevimli bahçesinde kutlamaların yapılabileceği sıcacık, samimi bir mekan. Yazın terası ile oldukça keyifli olan mekanın kış aylarında camlarla kapalı bir alan yaratılan şömineli kış bahçesi pek çok kutlama, nikah ve davete ev sahipliği yapıyor.

Sanatsal Mekanlar & Sahne Tozu
Kuzguncuk’un Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu & Cafe adı altında bir tiyatrosu var. Bu kültür ve sanat dolu semte değer katan sahne, İcadiye Caddesi 85 numarada yer alıyor. Girişteki kafesi ise renkli bir dünyaya adım atılacağının habercisi gibi.

KUZGUNCUK – SEÇİL SAĞLAM