Şaylan ve Üstün Akmen’ in 38 Yıllık Aşkları! / FÜSUN BALKAYA

Şaylan Akbaşoğlu Akmen ve Üstün Akmen

ŞAYLAN VE ÜSTÜN AKMEN’İN TAM OTUZ SEKİZ YILLIK AŞK’LARININ ÖYKÜSÜNE, BAZEN ÖZENDİK, BAZEN KISKANDIK BAZEN DE İNANAMADIK!

“Aşk’a olan saygım ,günlerce bu ayrılığın ardından yüreğimi acıttı… Üstün Akmen’i de aramıza alarak bu aşkı birlikte anlatmalıyız kararıma, yürek onay’ı Şaylan Akbaşoğlu Akmen ‘den de gelince aşağıdaki söyleşi-röportajım ve Akmenlerle anılarım satırlarıma soluksuz yerleşmiştir.’’

1- ANILARA DÖNÜŞ;

KKTC – ODTÜ 5.Tiyatro Şenliği ,75.yıl Cüneyt Gökçer Tiyatro Ödül Töreni ve…

Türk Tiyatro Yazarları üzerine düzenlenen KKTC –ODTÜ 5. Tiyatro Şenliğindeki panelde Üstün Akmen’le aynı masayı paylaşmak ,tartışmak akademik yaşamımda farklı bir anlayışı da kazanmama yardım etmiştir. O tarihler de yine Yavru Vatanda ‘Sadri Alışık Oyunculuk Ödülleri Anadolu Seçici Kurulu’nda da görev yapmamı Üstün Akmen istemiş ama buluşmamıza bir iki kadınsı maniler çıkmış,ardından da Cüneyt Gökçer Tiyatro ödüllerinde Eleştiri dalında onur ödülü sahibi olan Üstün Akmen’le tekrar beraber olmak mutluluğunu yaşamış, Şaylan Üstün Akmen sevdasının da yakın tanığı olmuştum.

Bu duygu adamı ile USA- Boston çalışmalarımda beni destekleme nezaketi ve ardından yazdığı beğenileri ile telefon görüşmelerimizdeki sıcaklığı ise gerçekten yaşanılası ve duyulası güzellikleri ile tarafımdan daima saklanması gerekli arşivler arasına girmiştir.

Şaylan Akbaşoğlu Akmen ise Üstün Akmen’siz düşünemediğim taşıdığı özellikleri ile sevginin her katmanında sıcacık bir dost olarak paylaşımlarını taşıdığım özenilesi bir kimlik olarak yine bu güzel sevdanın en önemli oluşum kaynağı olmuştur.

Anılarımıza ilişkin düşüncelerime döndüğümde ise bir gün otuz sekiz senelik bu sevdayı sizlerle paylaşma mutluluğunu , gururunu üstleneceğim ise hiç aklıma gelmemiş ve gelememiştir.

2-AYAZPAŞA’DA AKMEN’LERİN EVİ VE BULUŞMA;

Akmen’lerin Ayazpaşada ki babadan kalma evleri boğazı kucaklayan muhteşem manzarası ve antika eşyalarla bezenmiş her köşesi ile tüm misafirlerini olduğu gibi bizleri de içtenlikle karşılamıştır.

Evin her köşesi, bu aşka eşlik etmiş yıllara ait fotoğraflar ile birlikteliğin bu aşka armağanı olan anıların kendilerine yer bularak yerleştiği objelerle donatılmıştır. Sevgi fısıltılarını konuklarına duyuran, her anlamda ortaklığı da paylaşmaya kararlı olduğunu anlatan bu ev, yine aynı duygularla Şaylan Üstün sevdasının da tutsaklığını bizlere yoğun olarak hissettiren bir yuva özelliğini de taşımıştır.

Ayazpaşa da bu ortamda birlikte çaylarımızı yudumlarken Şaylan ile Üstün Akmen’in birlikte bu söyleşi-röportaja konuk olduğunu hissetmem çok uzun sürmemiş,bilmeden onların ikili sohbet koltuklarına da oturmayı tercih etmem bu sevda söyleşi – röportajını kendiliğinden başlatmıştır.

a-Bu sevda’nın adı aşk!

‘1960’lı yılların ilk yarısının ilk yıllarında aşk, her yanımı ilk kez sarıp sarmalıyordu. Karşılıksız olduğuna inandığım bir gizli sevdaydı bu. Vücudumun her tarafında karıncalanmalar, iğnelenmeler, ısı farklılıkları duyuyordum. Öyle bir duyguydu ki bu duygu, zaman zaman derimin altından dışarıya binlerce tomurcuk ,ince bir dal ve vahşi gül demetlerinin fışkıracağını sanıyordum.’diyen Üstün Akmen’in sözlerini ’Nasıl severdi bir bilseniz..Öyle severdi işte..Her sabah uyandığımda ilk onu görmüş ,her gece yatağa girdiğimde, günü onunla bitirmiş olmak bana büyük bir mutluluk vermiştir.’ diyerek Şaylan Akmen de sözlerini tamamlamıştır.

‘Bu duyumsamalarım günlerce ,aylarca ,hatta yıllarca sürdü. Bu süreç içinde, kısa çılgınlıklarımı ‘’aşk’’olarak tanımladım… Aşkım vecde gelmiş bir simgeydi ve de üzüntü, sıkıntı keder içinde yanışım giderek tüm benliğimi yeniden sarmalamaktaydı. Tıpkı öğrencilik yıllarımdaki gibi… Gene de inanıyordum ki,bu aşk benim yüksek yollarımı aydınlatan bir meşale olacaktı. Kendimi, ikinci benliğimi, içimde yaşattığım küçücük çocuğu aşan bir oranda sevdiğimin farkına vardım. Sana aşıktım. Aşkın acı kadehinden bir kez daha içiyordum, hem de kana kana. Sen beni sürekli susatarak, bende insanüstü, doğaüstü bir özlem yaratmaktaydın.’ diyen Üstün Akmen’ in sevda yüklü cevabı da böylelikle Şaylan Akmen’i karşılamıştır.

b-Atilla İlhan şiirleri ve İtalyan Lisesi’nde kesişen yollar

Üstün Akmen ile Şaylan Akbaşoğlu’nun yolları İtalyan Lisesi’nde kesişmiş, Altmışlı (60)yıllara rastlayan bu dönem Atilla İlhan şiirleri ile başlamıştır.

Sartre,Beauvoir,Camus ile başlayan sanat derslerinin ardından, Üstün Akmen Şaylan Akbaşoğlu’nun ilk sanat hocası olmuştur.
‘Tüm okumamı istediği kitapları bana getirirken özenli okumamı istediği yerlerin altını çizmiş olarak iletmiş ayrıca da bunları mutlak tartışacağımız konusunda küçük notcuklar ilave ederek okumamı ve çalışmamı sağlamıştır.’ Diyen Şaylan Akbaşoğlu Akmen için de Üstün Akmen o tarihlerde ‘ŞAY’ diye başlayan şiirlerini yazmaya başlamıştır.

c-Duygular ve zaman

Değişen duygularını okul yıllarında Üstün Akmen anlatmaya çalışırken, Şaylan Akbaşoğlu’nun ’bir mirasyedi hovardalığı içinde saçıp savurduğu isteksiz gülüşlerini, iç çekişlerini, gözyaşlarını, usul ya da hoyrat dokunuşlarını, buğulu sözlerini, vazgeçişlerini, boşlukta donup kalmış bakışlarını avuç, avuç denize serpmekten’ talebelik yıllarından itibaren bu sevda içinde aslında hiç vazgeçmemişliğini de Üstün Akmen hep vurgulamıştır.

d-Değişikliğe uğrayan medeni durum

Üstün’ün artan ilgisinin farkında olan Şaylan arkadaşlıktan vazgeçmeden yıllara imzasını çoktan atmıştır. Erkek yirmiiki(22),Kadın yirmi(20) yaşlarında medeni durumlarını biraz erken de olsa farklı kişilerle değiştirmişlerdir.

Yeni hayatlarla birlikte gelen eş ve çocuklar bile vazgeçilmez bu arkadaşlığı bozamamış, fakat mutluluğu da bu genç adamla kadına henüz getirememiştir.

Söyleşimizin bu kısmı her iki sevda sahibi için biraz pişmanlık duyguları içinde olmuştur.

e-Bir değişim bir pişmanlık motifi gibi

Şöyleşimizin kilit yeri olan bu andan itibaren Şaylan Akbaşoğlu Akmen’in gözlerinin biraz daha parladığını Üstün Akmen resimlerinin, hatta aramızda oturduğuna inandığımız Üstün Akmen’in varlığının biraz daha öne çıkışı Şaylan’ın gözlerinin içini parlatmaya yetmiştir.

Üstün Akmen’in alışık olmadığımız yetmişli(70) yıllara ait bıyıklı resmi ile bakışan Şaylan, evlilikleri sonrası gelen gün ve ayların getirdiği duyguların değişimi, akışı üzerine yine Üstün Akmen başarısını üsteler gibi ’Üstün küllenen ya da küllenmeye bırakılan duyguların üstünü de açmayı başarmış ve sonrası ikimiz içinde bu duyguların tutulamaması olarak gerçek yerini bulmuştur.’ Diyerek değişimin getirdiği mutluluğunu bu sözlerle Şaylan Akbaşoğlu Akmen bizlerle paylaşmıştır.

f-Üstün Akmen kimliğinde öne çıkan

Şaylan Akbaşoğlu Akmen ‘Huzur, sevgi, güven, nezaket ‘Üstün ‘ün ilk halleri olarak tarif edebileceğini ve ilk günden itibaren sevgili kalmanın erişilmez reçetesinin bu yakışıklı, duygusal adamda saklı olduğunu söylemiştir. Üstün Akmen ise ‘Bal gözlüm,İpek böceğim,Sevda Çiçeğim’ tadında Şaylan’ ına verdiği sevgi sözcükleri ile birlikte rahatlık ve arkadaşlığının, bu sevda da onu başarılara taşımaya yetmiştir’ şeklinde yazmamı unutmamam gerektiğini Üstün Akmen şiirlerinde vurgulayarak da bizlere en güzel şekilde hatırlatmıştır.

g-20.Mart.1978 ‘Mutluluk Günümüzdür.’

Aşklarının ilk gününü ‘mutluluk günü’ ilan eden Üstün Akmen, Şaylan Akbaşoğlu Akmen ile ortak iç seslerinin ortaya çıkardığı ve bir ömür boyu tutkun yaşayacakları sevdalarını çok sevmişler aynı yılın on birinci (11.) ayında aşk adına attıkları imzaları ile bu kutsal günü hep birlikte kutsamış, dostları ile de kutlamışlardır.

Burada sözü Şaylan Akbaşoğlu Akmen alarak ‘O günden sonra da hep sevgili kaldık’. ’Üstün çok duygusaldı’. Ben cadılık yapıp onun canını sıktığım zaman bile ‘kırma beni sevgilim, ben bir çin porseleniyim, çabuk kırılırım’ demesi ben de ‘Üstün halleri‘ olarak bugün gibi hep tazeliğini yüreğim de sevgim ile korumuşumdur.

‘Üstün’ ü ya da sevdiğim adamı zor durumda hiç görmeyişim. Yokluğunu hiç düşünmeyişim. Onsuzluk duygusunu ve iç acımasının kendimce yanıtını ise hiç bilmeyişim, beynimde de duygularımda olduğu kadar beni yanıtsız bırakmıştır.’ Diyerek buğulanan gözleri ile Şaylan Akbaşoğlu Akmen aramızda oturduğuna inandığımız Üstün Akmen’ in resimlerine yönelince ’Aşkın acı kadehinden bir kez daha içiyordum, hem de kana kana’ diyen Üstün’ ün deyişleri ,Şaylan’ ına ‘Sen, beni sürekli susatarak ,bende insanüstü ,doğaüstü bir özlem yaratmaktasın’ sözcüklerinin hatırlanması ise bu söyleşinin duygusal ritmini daha da sıcaklaştırmıştır.

h-Bu aşk burada bitmez sevgilim!

31 Ekim 2015 tarihinde ilk kez habersiz ve Şaylan’ ını almadan giden Üstün Akmen bu söyleşi –röportajın sonuna geldiğimizde ‘Bu aşk burada bitmez ,bitemez sevgilim‘ diyen Şaylan Akbaşoğlu Akmen ‘in ‘Sen çekip gidemezsin, Bu dünyanın bir başka boyutu var, beni bekle sevgilim, bir gün sana geleceğim’ diyen kalp sesine bütün sevecenliği ile gülümsediğini sadece Şaylan Akbaşoğlu Akmen’e değil bizlere de hissettirmiştir…
3-AKMEN’LERE ‘SEVDA’ ADINA HER GÜZEL PAYLAŞIMLARI İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Şaylan Akbaşoğlu Akmen- Üstün Akmen sevdasını hem de 38 yıllık aşk’ın sevdasını yazmak, anlatmak inanın çok zor, onları bu anlamda ayırmak yerine Üstün Akmen’ in Şaylan’ ına yazdıklarını, Şaylan’ ının anlattıkları ile birlikte yazmaya çalıştım.

Çok duygulandım, gözlerim fazlaca nemlendi, anlatamadığım belki de onlara takıldığım sürüklendiğim çok anlar olmuştur.

Gerçekten yaşamanın nefes almakla ilişkisini düşünürken Üstün Akmen’ in Şaylan’ ında bu sevda ile yaşadığını hissettim, gördüm.
Tüm sevda kapılarını açacak, örnek olacak otuz sekiz senelik bu sevda için ‘İyi ki yaşamışiar’, ’İyi ki yazmışım‘ demenin mutluluğunu bana veren Şaylan Akbaşoğlu Akmen ile Üstün Akmen’ e teşekkür ve sevgilerimle…

Füsun Akmen Balkaya
12.02.2016/Ayazpaşa-İST.

Reklamlar