BAŞ BELASI / MÜFİT SEMİH BAYLAN

Eray Yasin Işık’ın yazdığı tipik bir bulvar tiyatrosu komedisi. Konusu kimimize klişe gibi gelebilir.

Buna takılmadan sadece gülmek için izlendiğinde, bunu fazlasıyla karşılayan, Tiyatro Zinos oyuncularının oyunculuğu üst düzeyde tutmak için elinden geleni fazlasıyla yaptıkları oyun…

Hasan Kavzoğlu yönetmiş. İyi de etmiş… Gidin, izleyin, doya doya gülün, o kadar….

Televizyonun nostalji dizisi “Seksenler”de, hikayenin geçtiği mahallede solcu genci canlandıran, dizideki adıyla “sol açık Nevzat” rolünü oynayan Eray Yasin Işık, “Yastığa kafanızı koyduğunuzda kurduğunuz hayaller var ya, işte benim o hayallerim sadece yastıkla kafam arasında kalmadı…” diyor yazdığı ‘Baş Belası’ adlı oyunu için.

Bir çok kez sahneye konulan oyunu, bu kez Trabzon’da tiyatro kuralları içinde kalarak, tiyatro yapmak adına kaliteli oyunlara imza atan Tiyatro Zinos’un 2015 – 2016 sezonu ikinci tur oyunu olarak izledim.

Yazar, oyunu nasıl yazdığına dair şöyle devam ediyor sözlerine: ” Hayallerim oldukça da hiç bir fikrimi yastık altında bırakmadım. Baş Belası böyle doğdu. Çok yakından tanıdığım üç kişiyi, bir hafta sonu aynı evde hayal ettim. Komik oldu, güldüm. Başkalarını da bundan mahrum etmemek için yazdım… ”

Yazımın başında da söylediğim gibi, oyunun temposunun düşmemesi için ellerinden geleni fazlasıyla yapan Tiyatro Zinos oyuncalarının ortaya koydukları ‘tiyatral’ hikayeye katıla katıla gülerken, aslında biz yazar Eray Yasin Işık’ın hayal ederek aynı mekanda buluşturduğu bu üç kişinin trajikomik haline gülmüş olduk.

Yönetmen Hasan Kavzoğlu tarafından bir buçuk saatlik ve tek perde olarak tasarlanmış oyunda göz dolduran bir performans sergileyen Tiyatro Zinos oyuncuları Hüseyin Varol, Bedirhan Arpacı, Gülseren Çavuş ve temsilin ‘bonusu’ olarak son saniyede oyuna katılan Nurhan Çelik oynadıkları karakterlerle neyi anlatıyorlar? Seyirciye diyorlar ki, sizin pencereden dışarı baktığınızda dışarıda, sokakta gördüğünüzden farklı bir şeyi anlatmıyoruz. Hani durup dururken başımıza bela olan, kene gibi yapışan, sülük gibi yakanızdan düşmeyen, kapıdan kovsan bacadan giren sinir bozucu, insanı delirten tipler vardır ya…

İşte ona bu oyunda Hulusi diyoruz!

Bir de bu oyunda Rauf dediğimiz gibi yaşadığımız toplumda çevremizde tipler vardır; karısına ve tabii kendisine hiç zaman ayırmayıp, bu zamanı nakde çevirmeyi düşünen…

Bitmedi… Jülide…

O ayrı bir hikaye, Kocası Rauf’un monotonlaştırdığı yaşamı içinde resmen esaret hayatı yaşayan yalnız bir kadın…

Ne şenlikli bir trio değil mi?

Bir gün eve geldiniz kapıyı açıp içeri girdiniz, yatak odanızda hiç tanımadığınız bir adam, karınızla yatakta uyuyor.

Bundan daha kötü ne olabilir?

Bundan daha kötüsü ise kadının iş seyahatinde zannettiği kocasının yatağında bir adamla sarmaş dolaş uyuyor olmasıdır herhalde…

Oyun ilerledikçe hikayenin arapsaçına döndüğü, arapsaçına dönerken kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmadığı, ama bunu seyircinin dikkatle takip ederek o ceplerde ne var ne yok hepsini bildiği ama gülmekten kimseye söyleyemediği oyun Baş Belası, resmen bir kahkaha resitali.

Anlayın seyircinin halini…

Oyunu sahneye koyan Hasan Kavzoğlu arkadaşımı tebrik ediyorum. Üç kişilik bu kahkaha resitalini, Trabzon Ortahisar Belediyesi’ne ait Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nin olumsuz sahne ve diğer fiziksel koşullarına rağmen başarıyla oynayan Hüseyin Varol, Bedirhan Arpacı ve Gülseren Çavuş’u tebrik ediyorum.

Oyunun finaldeki bir dakikalık performansıyla kahkaha bonusu olan Nurhan Çelik’i ayrıca tebrik ediyorum.

Tanrım, o nasıl bir antreydi öyle?

Oyunda ayrıca Miraç Şahinkaya ışık, Kutluhan Çolak efekt ve müzik, Fatmagül Kazancı ise teknik işler sorumlusu olarak yer alıyor.

Tüm ekibi kutluyorum.

Bir aile komedisi olan Baş Belası, Trabzon Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde Mart ve Nisan ayı boyunca seyirciyle buluşmaya devam edecek.

Reklamlar