KIRAN RESİMLERİSAHNEYE TAŞINDI! / FÜSUN BALKAYA

Bakırköy Belediye Tiyatrosu İmzasını taşıyan çalışma , ekim ay’ının son günü seyirci’yle Bakırköy de buluşmanın mutluluğunu yaşamıştır.

İnci Aral’ın büyük ses getiren öyküsü(1983) ,Emrah Eren tarafından sahneye uyarlanmıştır.Uyarlama çalışmasının ardından Eren yönetmenliğinde eser BBT oyuncuları tarafından başarıyla sahneye taşınmıştır.

İnci Aral ve Kıran Resimleri

Türk öykü ve roman yazarı İnci Aral Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünden mezun olmuş,plastik sanatlar alanı yerine kendisiyle yazım alanında buluşma şansını bulduğumuz Aral , ülkemizin roman ve öykü yazımın da güçlü kadın kalemi olarak Türk Edebiyatına başarı imzasını atmıştır.

‘Ölü Erkek Kuşlar’ (1992), Gölgede Kırk Derece İle (2001) Yunus Nadi , ‘Mor’ romanıyla (2002) Orhan Kemal Roman ödülünü (2004) almıştır.

1980 Akademi Kitapevi Öykü Başar ödülünü ’Ağda Zamanı’,1983 Nevzat Üstün Hikaye Ödülünü de ‘Kıran Resimleri’almıştır.

Yazarın ‘ Kıran Resimleri’ adlı öyküsü 1989 Fransa da da yayımlanmıştır.

Yazar’ Yeni Yalan Zamanlar’ (1994),’Mor’(2002),’Safran Sarı’ (2007) romanlarını daha sonra ‘Yeni Yalan Zamanlar’ başlıklı üçleme haline getirmiştir.

Babasını dokuz , annesini onbir yaşında kaybeden Aral , Bursa ve Ankara da eğitim , öğretim süreçlerini tamamladıktan sonra kendisini öğretmenlik mesleğine yöneltmiş ve yirmi yılın ardından öğretmenlik görevinden emekli olmuştur.

Onbir yaşından itibaren okumaya ve yazmaya ilgi duyan yazar öğretmenlik görevi sonrası yazım hayatına hızla girmiş ve 1976-77 yılları önemli dergilerde yayımlanan öyküleri nedeniyle bugünler için başlangıçın son noktasını yazar oluşturmuştur.

Eselerinde bireylerin toplumsal oluşum ve değişimlerin etkisiyle biçimlenen ruh hallerini ,aşkın imkansızlığını ,iletişimsizlik ve varoluş sorunlarını daha çok kadın üzerinden ele alan yazar,özellikle kadın mutluluğu üzerinde durmuştur.

Romanlarında zaman ve mekan geçişlerindeki ustalık öne çıkmış,çok sesli yapının detaylarında olduğu gibi samimi ve gerçekçi özelliği de hemen fark edilmiştir.

Bir çok çağdaş yazar gibi ,yazar Aral sadece bireylerin dünyalarını yansıtmakla yetinmemiş Türkiyenin siyasi ve sosyo-ekonomik ortamlarını da okuyucusuyla paylaşmıştır.

Kıran Resimleri

Kahraman Maraş ‘taki toplumsal olayların anlatıldığı ‘Kıran Resimleri’nde olduğu gibi yazar Türkiye de yaşanan olaylar ve bu olayların bireyler üzerindeki etkilerini de roman ve öykülerinde özenle işlemiştir.

1978 yılında meydana gelen Kahramanmaraş katliamını anlatan ‘Kıran Resimleri ‘ Yazar İnci Aral ‘ın yorumuyla fitili karanlık ellerce ateşlenen Türkiye’yı 12 Eylül’e taşıyan toplumsal bir cinnettir.

Edebiyata bu cinneti, ödünsüz aktarmasının ortaya çıkardığı müstesna eser ‘Kıran Resimleri’ bir destanı edebiyatın belleğine kaydetmesi olarak tanımlanmıştır.

Uyarlayan ve yöneten Emrah Eren

Emrah Eren yazarın yüzoniki (112)sayfaya sığdırdığı öyküsüne tanıklık eden bu vahşeti önce uyarlamaya ardından da yönetmeye cesaret göstermiştir.

1978 yılını işaret eden yapıt da Alevi mahalleleri ve sol düşüncedeki insanların hedef alındığı üzerinde durulmuştur.

Şerife, Elif, Selver, Saliha, Zeycan, Özdemir, Sultan, Ökkeş, Güher ile saldırıların özgün tarihçesi verilmiştir.

‘Olmayacak Şeyler Olacak’mesajını titizlikle oyunun başından itibaren Emrah Eren tiyatro seyircisine en güzel şekilde iletmeyi başarmıştır.

Yazarın önemsediği öykünün ruhunu zedelemeden, belgeselliğini kaybetmeden ulaşılan Eren metin uyarlamasındaki evrensellik ise ‘dünü bügüne’ ,’bugünü yarına’ bağlamamıza açık biçimde köprünün de her zaman her yerde olduğunu olabileceğine işaret oluşturmuştur.

Yazarın kadın isimleri üzerinden getirdiği yüreklilik ve ayrıntıda oluşturulan zenginlikler yönetmen tarafından da itinayla korunmuş ve kullanılmıştır.

1978 Aralık ay’ı sonlarını karşılayan Kahramanmaraş olaylarında onlarca ölüm ,kendi gibi olmayanları yok etmek çabası üzerinden gerçeleştirilmek isteğini de vurgulamıştır.

Sahnede tüm bu aktarımlar yönetmen tarafından fazlaca detaylandırılarak yapılmıştır.

Tüm bu detaylandırmalar üzerine yapılan çalışmaların seyirciyi biraz yorduğu hissedilmiştir.

Edebiyat türlerinden tiyatroyu ayıran en önemli özelliğin okunmak yerine oynanmak üzere düşünülmesi süre ve diğer ayrıntılar açısından da her zaman söz konusu olmuştur.

Önemli bir sesleniş

Söz konusu öyküden uyarlaması yapılan belgesel tiyatro için de çok yoğun ayrıntıların biraz daha ayıklanarak daha belirleyici ve asal özü vurgulayıcı unsurlar üzerinden desteklenerek anlatılmasına gerek duyulmuştur.

Sahnedeki görsel yorucu yoğunluğu hem yönetmen, hem oyuncu, hem de seyirci anlamında gidermek açısından ,geçişlerde anlatıcı kullanmak gibi düşüncenin uygulamaya geçmesi ısrarı oyun esnasında ve sonrasında olduğu gibi bugün de öneminden tavsiye anlamında hiçbir şey kaybetmemiştir.

Oyuncular ve …

Ali Kil, Defne Şener Günay, Damla Karaelmas Gökhan, Gözde Akar, Cihan İnan Bekar, Fidan Tek Koşar, Faruk Üstün, Sonya Dicle Akbaş,Muammer Çakır,Didem Germen takım oyunculuk anlayışını en güzel, en başarılı temsilcileri olmuşlardır.

Dekor, kostüm ve ışık çalışmasını gerçekleştiren Barış Dinçel , Sadık Kızılağaç ile Yakup Çartık ‘ a alkışlarımızı yönlendirirken ,koreografi de Cıhan Yöntem başarısı öne çıkmıştır.

Müzik de Ayşe Tütüncü,Şarkı sözlerin de Faruk Üstün ile Müzik direktörü Çağlayan Çetin ve Orkestra elemanlarına tüm emeği geçenlere teşekkürlerimizi ulaştırmak da isteğimiz olmuştur.

Teşekkürümüz…

1978 yılından günümüze tanıklık yapmış vahşet öyküsünün , dün de kalmasında ısrarcı olmayan, belgesel tiyatro türünde görsel anlamda seyirciyle genç, iyi niyetli ,başarıyı yakalamış Emrah Eren uyarlaması ve yönetmenliğinde BBT oyuncularıyla buluşmasını hoş görüyle karşılayan çağdaş kadın yazarlığını taçlandıran Sayın İnci Aral’a saygılarımızla teşekkürlerimizi bir kez daha sunmak isteriz.

Füsun Akmen Balkaya
31.10.2016 Bakırköy /İstanbul