Sinemadan Tiyatroya Muhteşem Bir Konu! : ‘The Elephant Man – Fil Adam’ / YAŞAM KAYA

Tiyatro Küp, Bernard Pomerance’ ın yazdığı ‘The Elephant Man – Fil Adam’ adlı oyunla tiyatro yolculuğunu sürdürüyor. Oyunda 1880’lerin Londra’sındayız. Şehrin sokaklarından içimize giren kasvet ve karamsarlık, karanlık sokaklarda olup bitenleri belli eder nitelikte. Doktor Treves, flu sokaklarda gezindiği esnada gezici bir sirke rastlıyor. Önündeki kalabalıktan anlaşıldığı üzere içeride yolunda gitmeyen bir gösteri var… Ve bu anormal gösterinin kahramanı, doğuştan engelli olan John Merrick. Annesi Merrick’e hamileyken bir fil tarafından saldırıya uğradığı söylenir bu sirkte. Ki şehir efsanesi konunun başladığı noktadır. Doktor Treves ise hızlı bir hamleyle tedavi altına almak ister bu fil görünümlü adamı ve istediği gibi de olur. Her haliyle ürkütücü olan fil adamın bu korkunç görünümünün altında, gönlünde yatanlar ise zamanla dökülmeye başlar.

David Lynch’ ın 1980 yılında beyazperdeye aktardığı, Pomerance imzalı ‘Fil Adam’ gerçek bir yaşanmışlıktan esinlenilerek yazılmış metin. Teknolojinin ileride olmadığı yıllarda insanların bilmedikleri hastalıkları saçma durumlarla açıklamalarının ardından ‘Fil Adam’ öyküsünün çıkışı, o hastalığı yaşayan bireylerin kaderini değiştirir. Anthony Hopkins ve John Hurt ikilisinin başrollerde oynadığı film dünya kült filmlerinin arasına girerken, tiyatro sahnelerinde uzun süredir işlemediğimiz metin bizleri başka dünyaların içine çekiyor.

Ali Yörükoğlu’ nun çevirdiği, Behzad FATHI’ nin yönettiği oyunu bizler bugüne dek İtalyan sahnelerde izledik. Tiyatro Küp, İstiklal Caddesi’nde bulunan sahnesinde iki perdelik teatral seyir zevki sunarken, yönetmenin konuyu ele alış biçimiyle ‘Sinematografik Tiyatro’ya farklı bakış açısı sunuyor. Sirkte geçen konunun aktarılış biçimi baştan sona karmaşık biçime sahip. Sirk sahnesiyle başlayıp, sonra Londra dışında gelişen olaylar, belli süre geçip yeniden Londra sokaklarında ilerliyor. Birden fazla sahne geçişinin yanında, kalabalık oyuncu kadrosunun sahnede başka başka rollerde karşımıza çıkışı hepimizi şaşırttı.

John Merrick’in yaşadığı genetik rahatsızlıktan dolayı vücudunda şekil bozuklukları vardır. Sirkte insanlara para karşılığında gösterilen hasta adam, sirkin patronu tarafından para getirmeyeceği anlaşılınca sokaklara bırakılır. Doktor Treves, sokaklarda çaresizce ortalıkta dolanan bu adamın tedavisini karşılayıp, hastalığına ilaç olmak ister. Sonuçta kliniğe yatan Merrick hayata başka pencerelerden bakıp, zenginlerin vicdanını rahatlatan sergi haline dönüşecektir. Fakat bu yaşanılanlarla Fil Adam hayata bakan naif tarafını daha da perçinleyerek, aşkın, sevginin gücünü kalbinde derinden hisseder. Bedeni üzerinden ticaret yapılan bir insanın ruhunun üzerinde de ticaret yapılması başka başka olayları doğurur.

Dar alanda muhteşem bir rejiyle karşımıza çıkan oyunda, perdeden bizlere gösterilen gölge görüntülerle hastane, sokak, sirk ortamı başarılı şekilde seyirciye sunuluyor. Behzad FATHI elindeki malzemeyi iyi seçmiş. Sahne ve kostüm tasarımının dönemsel olarak irdelenişi oyunun ritmini tırmandırmış. Oyuncuların grup halinde oyuna katkısı müthiş. Mehmet Ali Aykut’ un John Merrick rolünde gösterdiği performans her anlamda takdir edilmesi şart. Ortada çok zor bir rol var. Görüntü anlamında çaresizce oradan oraya savrulan hastalıklı Merrick’ in hem görüntüsünü hem de iç sesini harikulade hissettik. Zafer Çengel’ in Doktor Treves’de yarattığı çaresizlik tek kelimeyle mükemmel! Çiğdem SAYIN, Emre Kayalı, Hasan Aydın, Irmak Işık, Kadim Teymur, Kays Aykut, Mervan Yalçındağ, Merve Kabakoz, Nurcan Uçar, Orçun Düzakın grup olmanın ne olduğunu yüksek tempodaki çalışmalarıyla kanıtlıyor.

Tiyatro Küp’ ün ‘Fil Adam’ oyununda yarattığı devinim her anlamda dikkat çekici bir tiyatro şölenine dönüşüyor. Gösteriyi sezon içinde mutlaka izleyin.

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com