GÖBEKLİ TEPE İçin TRT’de Skandal Belgesel!

NOT: ‘aktuelarkeoloji.com.tr’den “GÖBEKLİ TEPE VE TRT BELGESELİ” başlıklı yazıdan alınmıştır…

TRT Belgesel Kanalında “Cazibe Merkezlerini Destekleme” programı adı altında hazırlanan “Suların, Ateşin ve Taşların İmparatorluğu” isimli belgesel, insanlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan Göbekli Tepe’nin, Hz. İbrahim´in yıktığı putların yer aldığı tapınak olabileceğini ima ediyor.

TRT, Diyarbakır Valiliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen “Cazibe Merkezlerini Destekleme” programı aslında bölgenin hem ulusal hem de ulluslar arası turizm potansiyelini tanıtmak ve turizmin gelişmesini sağlamak. Bu kapsamda Kalkınma Bakanlığı tarafından birçok proje gerçekleştiriliyor.

Bu program kapsamında hazırlanan “Suların Ateşin ve Taşların İmparatorluğu” isimli belgesel, insanlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan Göbekli Tepe’nin, Hz. İbrahim’in yıktığı putların olduğu tapınak olabileceği ima ediliyor. Belgeselde Göbekli Tepe dikilitaşlarının parçalandığı bir sahne canlandırılıyor. Göbekli Tepe’ye ait bilimsel bilgiler hatalı ve tarihlendirmeler yanlış veriliyor.

Belgeselin bu hafta yayınlanan 2. bölümünde “Göbekli Tepe’de yer alan heykellerin Hz. İbrahim’in babası Azer’in yapmadığını kim bize söyleyebilir, ya da Hz. İbrahim’in kırdığı putların yer aldığı tapınağın Göbekli Tepe olmadığını ileri sürebilir miyiz?” yorumuyla birlikte Göbekli Tepe’de yer alan ve tapınağın en önemli dikilitaşlarından biri olan üzerinde tilki betiminin bulunduğu T biçimli dikilitaşın kırılışı canlandırılıyor.

Göbekli Tepe bugün tüm dünyanın merak ettiği, dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri, belki de en önemlisi. 15 yıl gibi kısa bir sürede insanlık tarihinin anlaşılmasına yönelik açığa çıkarılan bilgiler ve eserler hem bilim insanlarının hem de tüm dünyanın ufkunu açmış durumda. Sadece arkeoloji dünyasının değil tüm dünyanın ilgi ve merakla takip ettiği bir arkeolojik alanın “Cazibe Merkezlerini Destekleme” programı altında hazırlanan bir “belgesel” Göbekli Tepe’yi oldukça zor duruma düşürebilecek şekilde hazırlanmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı büyük bir gayret ve çaba ile ülkemizde turizmin gelişmesi ve düşen turizm potansiyelinin artırılması için çalışırken bu tür fikirden, düşünceden ve tanıtımdan uzak işlerin gündeme düşmesi oldukça üzücüdür.

“Göbekli Tepe hiç kuşkusuz son yılların en etkileyici buluntu yerlerinin başında gelir. Göbekli Tepe’nin kutsal kitaplarda sözü edilen Cennetin kapısı olmasından, uzaydan gelenlerin merkezi olmasına kadar çeşitlenen yorumların sayısı giderek artmaktadır. Bu türden yorumlar ve özellikle uzaylılar ile bağlantı kurulması, beklenmedik bir arkeolojik buluntu ile her karşılaşıldığında ortaya atılmış, kamuoyunu heyecanlandırdıktan ve birkaç bilim kurgu yazarını zengin ettikten sonra da unutulmuştur. Ancak bu yorumlardan Göbekli Tepe’ye özgü olanı “Cennetin Kapısı” ile ilişkilendirilmesidir. Bunun temel nedeni “Tarihöncesi İnsan” algısının olmasıdır. Tarihöncesi insanların mağaralarda ilkel bir yaşam sürdürdüklerine olan inanç öylesine baskındır ki sanat, teknoloji, inanç ve soyutlama gibi terimler ile bir arada düşünülmeleri söz konusu bile olamaz. Göbekli Tepe, kazı çalışmalarının 15. yılında çok sayıdaki anıtsal yapı, üzerleri betimlemeli ve görkemli dikilitaşlar ortaya çıktıktan sonra birdenbire topluma yansıtılmıştır. Bu yansıtmada Göbekli Tepe’nin eskiliği üzerinde durulmuş ancak ait olduğu kültürel oluşum ve bunu ortaya çıkartan sürece hiç değinilmemiş, bu nedenle toplumdaki yansıması kuşkuyla karışık şaşkınlık olmuştur. Oysa Göbekli Tepe kazıları ile ortaya çıkan kültürü daha 1964 yıllarından Çayönü kazıları ile tanımaya başlamış, bu kültür ile ilgili bilgilerimiz 1978 yıllarından sonra başta Nevalı Çori olmak üzere diğer kazı yerleri ile pekişmişti. Bu nedenle Göbekli Tepe’de ortaya çıkan kalıntılar “aykırı” değil, yalnızca diğer buluntu yerlerine göre daha görkemli ve daha iyi korunmuştur.”

Göbekli Tepe ve TRT Belgeseli – Aktüel Arkeoloji