’emekunifest1′ BAŞLIYOR!

Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun düzenlediği üniversiteler arası
tiyatro festivali 8-14 Mayıs arasında gerçekleşecek.

İlki gerçekleşecek olan festivalde İstanbul ve şehir dışından konservatuvar tiyatro bölümlerinin 3. ve 4. sınıf bitirme projelerinin yanı sıra mesleğin önde gelen isimleri de seminerlerle katılım
sağlıyor.

Konservatuvardan Mezun Olduk Peki Şimdi Ne Olacak?

Tiyatro Bölümlerinde okuyan, Tiyatro Sınavlarına hazırlanmak isteyen ya da mezun ama henüz iş olanağı bulamamış tiyatroculara seminerlerle “balık tutmayı öğretme”yi hedefliyor.

Sevmekten Öldü Desinler

” Ne yapalım, sert coğrafyada büyüdük diye, kalbimiz sulanınca yeşermeyelim mi?”

Şehrin batağında şarkıcılık hayalleri kuran Gönül’ün hayaline ortak edemediği Mustafa’sı, mahalleden arkadaşı Sevda’sı, pavyon sahibi Hamdi’si ve rengarenk Ahmet’iyle anlattığı bir yükselememe hikayesi. Arabeskin, pavyon ışıklarının, yitip giden masalların mum ışığında, oyuncunun anlatıcıya dönüştüğü bir anti-melodram.

-Masal işte, Sevmekten öldü desinler!
-onun bir suçu yok.
-Kimin?
-Masalın…

Yazan: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Yöneten: Berfin Zenderlioğlu
Dramaturg: Nesrin Karadağ
Müzik: Burçak Çöllü
Koreografi :Senem Oluz
Kostüm Tasarımı: Çağla Yıldırım
Dekor Tasarımı: Berfin Zenderlioğlu
Işık Tasarımı: Alev Topal
Dekor Uygulama: Serkan Kavurt

Oynayanlar
Hamdi Alp
İbrahim Halaçoğlu
Meltem Yılmazkaya
Onur Berk Arslanoğlu
Pınar Yıldırım

6 Mayıs Cumartesi 20:30

7 Mayıs Pazar 19:00

20 Mayıs Cumartesi 20:30

21 Mayıs Pazar 19:00

26 Mayıs Cuma 20:30

Hiçbirimizin Öyküsü

“Vahşetten insanlığa yönelen hiçbir evrensel tarih yoktur, sadece sapandan bombaya geçiş vardır.” T. Adorno
İnsanlık tarihine panoramik bakabilseydik uzaktan bir manzaraya bakar gibi, ne hissederdik, nasıl değerlendirirdik bu manzarayı acaba? Onca acıyı, yıkımı, kanı, göz yaşını nasıl adlandırırdık da, ardından hangi türküyü söylerdik, kahramanlık mı, ağıt mı, gurur mu, öfke mi, pişmanlık mı… Sonra belleklerimize kazınan bu manzarayla nasıl yaşamaya devam ederdik, bu yükü taşırken sırtımızda yorgunlukla bir köşede düşünmez miydik, yıllar sonra bizim baktığımız gibi birileri de bakıverse bu manzaraya, bizi de görmez miydi bu panoramada… Biz de artık bu manzaranın bir parçası oluvermez miydik onun gözünde?
İki insan… Karşılaşırlar bir tren kompartımanında. Bilmezler ki, aynı şehirde yaşarlar ve hatta bilmezler ki komşular. Bilmezler ki, onlar farklı renktedirler, farklı renklerin cephelerinde geçirmişlerdir, bir gün önce ilan edilmiş barışın savaşını. Hiç kimsedirler onlar, ya da belki herkes. ‘Savaş alanı’ aslında sadece savaş alanı değildir, bellekleridir, anılarıdır, tarihleridir, yargıları ve önyargılarıdır, bugünleri ve yarınlarıdır, hikayelerinde artık noktayla biten bir cümle değildir ‘cepheler’.
Bu tren bir öyküye giderken yollar nasıl kesişir, yollar nasıl geçilir?

Yazan: Erdi Mamikoğlu
Yöneten: Dilek Güven
Yönetmen Yard: Ali Sığa
Oyuncular: Anıl Kır/ Ertunç Uygun
Dramaturji: Kropstiyatro Ekibi
Işık Tasarım: Yüksel Aymaz
Müzik: Emin Serdar Kurutçu
Dekor-Kostüm: Rabia Kip
Afiş- Konsept: Hakan Fidan
Fotoğraf: Gökhan Yolcu
Kondüvit: Esra Akbaş
Işık Kumanda: Umut Barış Taşdemir

22 Mayıs Pazartesi 20:30

İSTİLA! (B Planı)

“Bizim tam olarak anlamadığımız şey… Neden ABULKASEM?” Belki ben Abulkasem? Belki sen Abulkasem? Oyun sözcük, fikir ve imaj kasırgasına sebep olan büyülü bir ismin etrafında dolanıyor: Abulkasem. Kimlik, ırk ve dille ilgili en derin ön yargılarımıza saldırıyor. Zaman zaman ölümüne komik, zaman zaman rahatsız edici, zaman zaman dokunaklı bir şekilde, tehlikeli hale gelen kimlik algısını paramparça edip bizi kendi kültürel kimliğimizle yüzleşmeye zorluyor.

Kimlik, ırk ve dil! Kendimize en çok sorduğumuz, sormaya devam edeceğimiz kavramlar, kanlı canlı bir şekilde karşımızda. Bir düşünce bulutu olarak başlayıp zekice kurulmuş bir saçmalık, oradan da karşı koyamayacağımız ölümüne ciddi bir mesele.

YAZAN Jonas Hassen Khemiri

ÇEVİREN – YÖNETEN Sami Berat Marçalı

OYNAYANLAR

Barış Gönenen

Hakan Kurtaş

Efe Tunçer

Seda Türkmen

süre 80′

5 Mayıs Cuma 20:30

Eve Dönüş

“Not defterimi çıkarıp yazıyorum. Biz hepimiz, bütün insanlar ayakkabı giymeyi bırakırsak özgür olacağız. Bir kuş gibi.” Ayağı çıplak bir aylağın betona basma hikayesi, bir ceviz ağacının ortadan ikiye kesilmesinin masalı…Zeynep, elinde feneri ile orman cinlerinin peşinde, yıldızların tepesinde bir kız çocuğu, aşkın geçtiği yollara düşmüş bir genç kız, dünyaya kapılarını kapamış bir kadın. Eve Dönüş, masalsı bir çocuğun renklerini yitirmiş bir kadına dönüşünü çocukluk, ergenlik ve kadınlık dönemlerine odaklanarak anlatan otuz yıllık bir hikaye. Büyürken neleri yitirdik ? Aynı yollardan kaç kere geçeriz? Bir gün eve döner miyiz?

Yazan: Gnom

Yöneten: Barış Gönenen

Oynayanlar:

Ece Nur Ateş

İrem Yünsel

Tara Demircioğlu

Eren Çiğdem

19 Mayıs Cuma 20:30

27 Mayıs Cumartesi 20:30

“Yaşamak mı Zor; Çince mi?”*

Köşe başlarını tutmuş simsarlar, hükmü kendi çöplüğüne geçen racon abiler, mantiler, dırzolar, aslan yürekli Gönül Ablalar, ciğerleri doğduğundan beri temiz hava görmemişler, sevdiklerini kaybetmişler, yaralanmışlar, yüreği yangın yerine dönmüşler, ötelenmişler, itelenmişler, sevmişler ama aslan gibi sevmişler…

”Yaşamak mı zor; Çince mi?” sizi şehrin arka sokaklarına çağırıyor… Batakta doğup büyümüş üç dostun (Alim, Kara ve Boz); anılarının bir kamyonetin arkasına yüklenip gidişini izlemek zorunda kalmalarının hikayesi…
Metin: Didem Kaplan
Yönetim: Ufuk Tan Altunkaya
Proje Koordinasyon: Ceylan Dizdar
Dramaturg: Egemen Kalyon
Video – Görsel Tasarım: Çağla Çağlar
Teknik Yönetim: Zeki Elveriş
Proje Asistanları: Elif Yakut, Nazan Dizen
Oyuncular: Ariya Toprak, Cem Akkaş, Eray Karadeniz

* Oyunun adı Osman Konuk’un aynı adlı şiirinden esinlenilerek konulmuştur.

24 Mayıs Çarşamba 20:30 *prömiyer
28 Mayıs Pazar 17:00

”Her Yerden Çok Uzakta”

(Hareket Tiyatrosu, 60′)

Her şey uçuyor. Bilgisi aklımıza düşen şey, daha ona dokunamadan yok oluyor. Bugünün dünyasında bizim itkilerimiz neler? Kalbimiz, aklımız, bedenimiz bize ne gibi çağrılarda bulunuyor? “Her Yerden Çok Uzakta” isimli hareket tiyatrosu projesi, bir sürü soru ile yola çıkılan ve cevaplarını ararken etrafında dönüp durduğumuz imajların/kelimelerin birleşiminden oluşan bazı hareket dizgelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.

“Ötede, çok ötede bir araya geleceğiz. Yaz tohumları, kuruyup sallanan binlerce kafa misali düşüyor yere. Dönüşümleriniz üzerinden tanımasaydım sizi, anlayabilmem mümkün olabilir miydi? En büyük ve en bilge olan ne varsa insanları ilgilendirir hâlâ. Neden güneş altında ayakta durmuş, ağaç gibi gölgesini yansıtırken görmüyoruz insanları? Niçin ağaç gövdesinden sızan ışığı yaymıyorlar?” H.D. Thoreau

Yöneten: Nil Delâl Şahin
Oyuncular: Ece Gül, Gökçe Dizman, Kezban Tüfekçi, Nazime Aydın

Kostüm Tasarım: Nazime Aydın

Afiş Tasarım: Çiğdem Öztürk

Müzik/Ses: Bahadır Güven
Video Tasarım: Tutku Efe

Fotoğraflar: Şener Buga, Fatih Aydın

29 Mayıs Pazartesi 20:30

Sadece Diktatör

“Benim gibi bir adam, yıllardır “tehlikeli bu adam” diye düşünülen bir adam, eğitimsiz denilen, cahil denilen bir adam, kaba saba bulunan, “radikal bu” denilen bir adam nasıl oldu da bu kadar yükseldi?

Diktatör… Herhangi bir diktatör… Sadece diktatör…

Nerde, ne zaman olduğunun önemi yok. Yüzyıllar boyu, fırsat bulduğunda hükmetmiş tüm diktatörler gibi varlığının meşruiyetini tartış(tır)mayan bir diktatör…

Peki nasıl geldi bu diktatör? Hangi ara, nasıl, her şeye sahip oldu ve hatta her şeyin ta kendisi oldu? Bütün bunlar olurken kim neredeydi ve daha bir çok soru…”

Yazan: Onur Orhan
Yöneten: Caner Erdem
Oynayan: Barış Atay

17 Mayıs Çarşamba 20:30

31 Mayıs Çarşamba 20:30

Sessizin Sesi

Oğuz Atay’ın öyküsü, Gönül Postası’nda çalışan Akın Korkmaz takma isimli gazetecinin anlatısıdır.

Gazetedeki arkadaşları, Akın’ın “manyak” olduğunu düşünmektedirler. Akın her gün yüzlerce mektup almakta ve okurlarının dertlerine çare bulmaya çalışmaktadır. Bir gün M.C isimli bir okurundan mektup alır -Akın’a göre M.C akıl ve ruh düzensizlği içinde birisidir. Mektup dil bilgisi hataları ve tutarsızlıklarla doludur ve gazetede Akın’ın mektubu yayınlamasına izin verilmez. Bunun üzerine Akın, mektuptaki dil bilgisi hatalarını düzelterek ve parantez içinde kendi yorumlarını ekleyerek başka bir mecrada yayımlamaya karar verir mektubu.

Ne Evet Ne Hayır, bu öykünün deneysel bir şekilde sahne üzerine taşınma çabasıdır. Bunun için üç kişilik bir sahnelemeye gidilmiş ve öyküde sesi duyulmayan kadın da (M.C’nin ‘sevdiği insan’) sahne üzerine -seyirci karşısına- getirilmiştir.

yöneten

Saim Güveloğlu

yönetmen yardımcısı

Onur Delikurt

reji asistanı

Şükran Aktı

oyuncular

Göktuğ Engel

Hünkar Konar

Kayhan Açıkgöz

15 Mayıs Pazartesi 20:30

BİLETLER BİLETİX VE TİYATRO GİŞESİNDE.
Gişe No: 0542 213 60 50
Mail Adr. emeksahnesi@gmail.com
kadikoyemektiyatrosu.com

Reklamlar