İstanbul Şehir Tiyatroları’nda “Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar” / FÜSUN BALKAYA

Annem Güneş Sezai Akmen Anısına

İstanbul Şehir Tiyatrosu bu sezon izlediğimiz hafif ,aşk kokusunu iyice aldığımız, danslı, şarkılı yazar Neil Simon’ın beğeni kazanan oyunlarından birini daha repertuarına almıştır.

‘Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar’ adlı oyun sevgi , ego,tutku dolu ,ünlü- ünsüz,kadın-erkek ve onların iç seslerinin eşlik ettiği iki temel varlık üzerine kurulmuş, müzikli oyun türüne özgü rengi,hareketi,müziği ve dansları ile kısacası sıcacık bir oyun olmuştur.

OYUN ÜZERİNE YA DA MÜZİKLİ OYUN…

Oyun, besteci Vernon Gersch ile onun hayranı ve aynı zamanda söz yazarı Sonia Walsk’un ajans desteği ile bir araya gelmeleri bu sevimli, müzikli oyunun serüvenini başlatmıştır.

Oyunun iki kahramanı Vernon Gersch (Ali Mert Yavuzcan ), Sonia Walsk (Özge Özder) arasında ben yerine bize giden yolda sevgiyle, mevcut kabarık egolarının üstesinden gelmeyi bu ikili ilişki de başarabilmenin çeşitli katmanlarda çabalarına oyun boyunca iç sesleri,dans ve vokalleri ile de eşlik etmeyi oyuncular ihmal etmemişlerdir.

Ersin Umutlu‘nun yönetmenliğini üstlendiği müzikli oyun, yazar olarak Neil Simon imzasını beste ve söz yazarı olarak da M.Hamlisch ve Carole Bayer Sager buluşmasını taşımıştır. Aşk ve müzik birlikteliğinin nitelikli örneği olarak yine iki nitelikli oyuncu ile ülkemizde de seyirciyle buluşturulmuştur.

Yüksek performans gerektiren bu oyun için oyunculuk, şarkı-müzik ,dans açısından Özder ve Yavuzcan ellerinden geleni yapmış olmalarına rağmen oyunculukta gözlemlediğim ekol farkı ile iki perdelik sürenin iki oyuncu için de oldukça yorucu olduğu yönetmence unutulmuş, sahneler arası geçişlerde yaşanan küçük kopukluklar da oyunun genelini de etkilemiştir.

Müzikal Oyunculuğunda da ipi başarı ile göğüslemeyi başaran ve her zaman iyi oyuncu olarak izlediğim Özge Özder başarısı bizleri yine şaşırtmamıştır. Sahneye hep çok yakıştırdığım Özder müzikli oyunda da başarısını beden dilini kullanışında yine zarafetini sahnede ön plana çıkartmıştır.

Beden dili ile birlikte dansları yine sesini kullanma gayretine eşlik eden başarılı oyunculuğunda her geçen sahnede artan performansı oyuncu olarak birikiminin müstesna sentezi olarak bu müzikli oyunda da tecrübesinin katkıları ile seyircisinin alkışlarını almıştır.

Ali Mert Yavuzcan ile ilk kez bu oyunda tanışma fırsatı bulmamıza rağmen, sahne empatisi yüksek olan genç oyuncunun da başarısı yukarıda belirttiğim gibi ekol farklılığına rağmen partnerine de destek olarak yansımıştır. Oyunculuk anlamında bahsettiğim bir diğer husus müzikli oyun yapısında tamamen iki kişi üzerinden gerçekleştirilen bu zor çalışmada kendisinin de başarı ve gayreti göz ardı edilemeyecek kadar Özder gibi kendisi alkışiarımızı almış ve hak etmiştir.

Özder ve Yavuzcan müzikli yapıyı üstlenmek gibi çok önemli ve çok riskli olan bu türe imza atmak gücünü kendilerinde bulmuş ve kendilerini bu ikil taçlandırırken yönetmenin de başarısına destek olmuşlardır.

Sahnedeki iç sesler,dans ve vokalleşme ile eşleşmenin de zorluğu iki başarılı oyuncu tarafından aşılmış olup öteki ben’ler de (Evrim Artut, Müge Gülgün, Çağ Büyüksayar) kahramanlarımıza şarkı ve danslarında yine başarı ile eşlik etmişlerdir.

OYUN UZUN, MÜZİKAL RENKLERDE EKSİKLİK VE DİĞER…

Müzikal yapıya uygun sahne tasarımında ciddi eksiklik ve göz alıcı renk çalışmasında anlayamadığımız bir ekonomik durum uygulanması ,müzikli oyun için her türlü imkanın sağlandığı o güzelim sahne de adeta yok edilmiştir.Eylül Gürcan ve arkadaşlarına bu anlamda alkışsız bıraktığımızı iletmek amacımız olmuştur. Özellikle müzikli oyun türüne çok aykırı olan dekor tasarımında yalınlık tercihi ise seyirciyi şaşırtmıştır. Piyano,koltuk ve sehpadan oluşan bu üçlü müzikli oyun yapısının temel dekoru olarak oyuna maalesef hiç yakışmamış ve oyunun genelinde oluşan bu anlamda dekor tasarımını olumsuz değerlendirmemizi adeta tetiklemiştir.

Kostüm (Gamze Kuş) anlamında tercihini zorunluluk nedeniyle ikinci elden yapan Sonia için abartı,süs,renk ve model seçiminde uygunluk elde edilmiş, Vernon için ise biraz daha abartılı şıklığı sahne üzerinde görebilmek tür anlamında yine tercihimiz olmuştur.

Işıkta Kemal Yiğitcan ismi karşımıza çıkarken gerçekten başarılı uygulaması oyunun üzerine de gelmiş, oyunda bir çok şeyin belirginleşmesini sağladığı gibi ışıksal rötuşlarla daha sevimli görünmesini de sağlayabilmiş, özelllikle tatile gidiş sahnesindeki tıkızlık bu anlamda ışıkla olumlu anlamda desteklenmiştir.

Orkestra Orçun Tekelioğlu,Yalçın Gören,Emre Türkmen, Gürkan Karaman ve Marvin Hamlisch ile Carole Bayer Sager seyirciye müzik anlamında gerçekten bu oyunda da yine çok iyi gelmiştir.

YÖNETMEN’E NOTLAR

Özellikle Ersin Umulu’yu seçtiği oyuncular Özge Özder ve Ali Mert Yavuzcan için öncelikle tebrik ediyoruz.İki buçuk saat süreyle bitmez tükenmez enerjilerini bu oyuna hayat vererek gerçekleştiren başarılı ikiliyi bir araya getirdiği ve yönettiği oyununun ayakta başarı ile kalmasını sağladığı için çokça tebriklerimizi yineliyoruz.

Birinci (1)perde de oldukça uzayan sahnelere eşlik eden türüne olmayacak sade dekor düzeni içinde seyircisine hafif şekerleme yapma imkanı sağlayan sahnelerin , bu başarılı oyuncuların da performans düşüklüğüne neden olabileceğini sevgili yönetmenimiz Umulu acaba hiç düşünmedi mi?
Bir çok sahne gerisinde olabilecek olayları ‘Mış’ gibi sahne üzerine taşıyabilme imkanı varken cok önemli başarı çizgisini özellikle görsel , işitsel olarak aşağıya çekmenin gereksiz detaylarda boğulmanın sıkıntı dışında size ve bize eminim yararı olmadığı sonradan tespitleriniz arasına ümit ediyoruz bizim gibi size de katılmıştır.

Bu sevimli müzikalin önümüzdeki sezon sahnelenmesi söz konusu olursa, yeniden gözden geçirilmesi oyun açısından da yararlı olacağı kanaati bizler de öne çıkmıştır.

***Özge Özder ve Sadri Alışık
Tiyatro Ödülleri(07.Mayıs.2018)
Başarılı Performansı ile ayakta alkışladığımız oyuncu Özge Özder yukarıdaki satırlarımızda belirtiğimiz gibi zarif beden dilini dans ve şarkı söyleme üslubuyla birlikte aldığı akademik eğitim öğretim yapısıyla pekiştirmiş ve kendi yetiştiği ekol’ün en iyi örneklerinden biri olarak kadın sanatçı anlamında tiyatro da bulunduğu yüksek noktayı koruması onu Müzikal dalda da aldığı en iyi kadın oyuncu ödülü ile buluşturmuştur. Hak edilen ödüller bizi hep sevindirmiş ve mutlu etmiştir. Bu sefer bu mutluluğa mezun olduğu sanat mektebi adına, emeği geçenler adına da gurur anlamının da eklendiğini düşünüyoruz.

KATKISI OLANLARA…

Çeviri katkısı olan Yeşim Gökçe, Dramaturg Arzu Işıtman, Koreograf Köksal Ünal olmak üzere her katmanda emeği olan herkese teşekkürlerimizi iletmek isteriz.

Füsun Akmen Balkaya / Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu/ İST

Reklamlar