‘Gürültünün İçinde’ ile tanıdığımız görmeyeri, ikinci sezonlarına ilk yapımları ile Gri Sahne’de devam ediyor. 3 Ocak akşamı 20:30′ da gösterim yapacak oyunun yazarlığını Uğur Küçükdağ yapıyor. Karakterlere Nihan Aypolat, Cem Büyük, Onur Sarıaltın ve Ceyda Yücesan hayat veriyorlar. Gri Sahne’den rezervasyon yaptırabilirsiniz…

Reklamlar

Tiyatro Seyri Mesel’ in 2013 yılından bu yana izleyenlerine sunduğu “Ay Carmela”, Kürt Tiyatrosu’ nun uluslararası tiyatro dünyasında gösterdiği başarının güzel örneklerinden. Josê Sanchis Sinisterra imzalı konuyu A. Rahman Çelik Kürtçe’ye çevirmiş, Nurten Demirbaş yönetiminde Güler İnce ve ve İbrahim Turgay oyunda görev almış…

Romancı,oyun yazarı,şair özelliklerine sahip Aziz Nesin,Harp Okulunu 1937 yılında bitirmiştir.Aynı yıl Güzel Sanatlar Akademisi Süsleme Sanatlarında okumaya başlamış,1945 yılından itibaren gazetecilik mesleğine başlamıştır. 1962 de ‘’Zübük ‘’ adlı mizah dergisini çıkarmış, dergi daha sonra ‘’Zübük’’romanının doğmasına da neden olmuştur. Sinema da Kemal Sunal ile Zübüktiplemesi 1980 yılında büyük heyecana neden olmuştur…

Steven Berkoff’ un yazdığı, Haluk Bilginer’ in çevirdiği, Muharrem Özcan’ ın sahneye koyduğu ‘Dolu Düşün Boş Konuş’; absürt tiyatro tekniklerini içinde barındıran, sözün eyleme dönüşme karmaşası esnasında insanı insanlıktan çıkaran, ‘iç ses’ – ‘dış ses’ olgusunu yerden yere vuran ve kişilerin egolarını toplumsal kurallar içinde eriten çarpıcı bir oyun!…

İnsanların gülmeyi unuttuğu bir dünyada, ‘soytarılık’ yaparak para kazanmaya çalışan üç gencin acıklı komedisini anlatan “Soytarılar”, sahne sanatçılarının hayatlarındaki zorluklara değiniyor! Tiyatro Seyirlik tarafından sahnelenen oyunda, Salih Usta, Serdar Yeğin ve Mertcan Semerci; temposu hiç düşmeyen performansları ve bedensel yetenekleriyle adeta seyircinin kalp atışlarını değiştiriyor…

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ve özel tiyatrolarda yaptığı büyüleyici, zekice çalışmalarla karşımıza çıkan Engin Alkan, İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimine girdiği bu yıldan yana insanların kalbinde Darülbedayi’ye karşı umut oluşturdu. Güzellikler Evi’nde güzel insanların var olduğunu bilmek en azından biz eleştirmenler için ayrıcalıklı bir duygu…

Mekan Artı, geçtiğimiz sene sahnelediği “80’lerde Lubunya Olmak’ oyunuyla, Türkiye’de şimdiye dek görülmemiş bir şekilde yaşamını sürdüren ‘eş cinsel’ bireylerin yaşantısına ayna tuttu. Aslında ‘görülmemiş’ yerine, ‘kendilerini özgürce ifade etmekten korkan insanların görünmek istememeleri’ demeli. 80’lerin karmaşık siyasi çalkantıları içinde, darbeciler tarafından adeta soykırıma uğrayan insanların acıları yine aynı grup tarafından 90’larda ‘toplumda biz de varız’ sloganına nasıl dönüşüyor, farklı bir tarzda izliyoruz…