“biz” / “we” dans/müzik performansı Berlin’de!

“BİZ”
kendi hikayelerimizle hesaplaşmak için.
“biz”e dair.
ve gözleri açık gittiği için yasını tutamadıklarımıza, aşk ile uğurlayamadıklarımıza dair…

“biz”

kendi hikayelerimizle hesaplaşmak için.
“biz”e dair.
ve gözleri açık gittiği için yasını tutamadıklarımıza, aşk ile uğurlayamadıklarımıza dair…

İzleyiciler tarafından çevrelenmiş performans alanındaki üç erkek dansçı, bir yanda fiziksel teması kaybetmedikleri üçlü hareket formları, diğer yanda bir başlarına kaldıkları taşkınlık anları arasında gezinerek “cem” oluyorlar. Bedenleri ve bellekleri üzerinde çalışıp, “biz”i neyin birlediğini ve harekete geçirdiğini keşfe dalıyorlar. Cem Yıldız, bilgisayar ortamında canlı olarak çoğalttığı ve dönüştürdüğü vokali ve bağlamasıyla “cem”i yürütüyor, ses ve nefes oluyor.

“Kim insan sayılır? Kimin yaşamı yaşam sayılır? Son olarak da, bir yaşamı yası tutulabilir kılan nedir? Tarihlerimiz ve bulunduğumuz yerler arasındaki farklara rağmen, bir “biz”den bahsetmek sanırım mümkün; zira birisini yitirmiş olmanın ne demek olduğuna dair hepimizin bir fikri vardır… Hadi yüzleşelim. Birbirimiz tarafından çözülürüz. Ve eğer çözülmüyorsak bir şeyleri ıskalıyoruz demektir.” (Judith Butler, Kırılgan Hayat)

“…dilin, giden dişin yerini ikide bir yoklaması gibi hatırlama da, hep bir boşluğu yoklama ve yokluğun hala ve hep yok olduğunu yeniden duyurmaya bıkmayan bir vecdedir.” (Şule Gürbüz)

“Bu çok felsefi duyulabilir, ama mevzu oynamayı oynamamak ya da oynamamayı oynamak.” (Bruce Lee, Ben Bruce Lee’yim)

Yaratanlar ve Sahneleyenler
(alfabetik sıra ile)
Bedirhan Dehmen, Canberk Yıldız, Cem Yıldız, Ejder Keskin

Konsept ve Koreografi
Bedirhan Dehmen

Müzik Düzenleme
Cem Yıldız

Işık Tasarımı
Kerem Çetinel

Beyhan Murphy ve MDTİST, Deniz Yıldız, Ekim Öztürk, Mine Tan Dehmen ve Şafak Uysal’a teşekkürler…

“VOICING ЯESISTANCE Festival”, Studio Я – Maxim Gorki Theatre. 29-30/11/2104

Gorki

“we”

A worldly ritual, a contemporary prayer about “we”, and about those whose loss we couldn’t mourn, whom we couldn’t send off with love…

In “we”, three male dancers surrounded by audience alternately move from series of processual group scenes in close and constant touch to moments of individual outbursts of energy. They dig deep into their memories and bodies, striving to explore what binds “us” together, what makes “us” move. Cem Yildiz joins them with his real-time electronically processed music, reworking his own voice and the sounds of his traditional Anatolian instrument, bağlama… “we” is an intimate journey of remembrance and forgetting, of life and death, of strength and vulnerability, of muscle and memory…

“Who counts as human? Whose lives count as lives? And, finally, What makes for a grievable life? Despite our differences in location and history, my guess is that it is possible to appeal to a “we,” for all of us have some notion of what it is to have lost somebody. …Let’s face it. We’re undone by each other. And if we’re not, we’re missing something.” (Judith Butler, Precarious Life)

“…just as the tongue again and again fumbles for the missing tooth, remembrance is a fumbling about a void, and is a rapture which never grows weary of re-announcing that absence is still and always absent…” (Şule Gürbüz)

“It might sound too philosophical, but it’s unacting acting or acting unacting.” (Bruce Lee, I am Bruce Lee)

Creators and Performers
(in alphabetical order)
Bedirhan Dehmen, Canberk Yıldız, Cem Yıldız, Ejder Keskin

Concept ve Choreography
Bedirhan Dehmen

Music
Cem Yıldız

Lighting Design
Kerem Çetinel

Thanks to Beyhan Murphy and MDTİST, Deniz Yıldız, Ekim Öztürk, Mine Tan Dehmen and Şafak Uysal…