ARNAVUTKÖY & KURUÇEŞME SİZLERİ BEKLİYOR / SEÇİL SAĞLAM

Bahar ve Yaz aylarının mutluluk formülü; Bir doz Arnavutköy, bir doz Kuruçeşme
Bir zamanlar çilek, orkide ve ağaç kokularının havayı kapladığı ve hala Boğaz’ın en güzel semtlerinden olan Arnavutköy’e ilk olarak 4. yüzyılda Rumlar yerleşmiş. Rumlar’ın ‘Hestai’ olarak isim verdiği Arnavutköy, şu anki adına İstanbul’un fethinden sonra kavuşmuş.
Muhteşem yalıları, eski İstanbul semtlerinde hissedilen atmosferi, sokak aralarında mahalle havasını yaşatan esnafı ile Arnavutköy, aynı zamanda boğazın en yüksek akıntısının olduğu noktada yer alıyor.
Bahar ve yaz aylarında semtin ara sokaklarında bir öğle sonrasını geçirmek te, sabah saatlerinin kendi halindeliğini yaşamak ta ayrı keyifli.
Arnavutköy’de isterseniz kendinize mükellef bir sofra hazırlatın denize nazır bir masada ya da bir arka sokakta balık ekmek yiyin veya Taksiarhis Kilisesi’nin karşısındaki Naciye Kafe’de ağaçların ve çan seslerinin arasında bir kahve için.
Deniz kenarı ayrı güzel ama arka sokaklara da girmeyi ve başınızı kaldırarak nefis yalıların, işlemeli çatılarına bakmayı ihmal etmeyin.
Ayaklarınız hangi istikamete götürüyorsa bilin ki olmanız gereken en doğru yerdesiniz.
         
ARNAVUTKÖY ÖNERİLERİMİZ:
MAHALLENİN TRENDY MEKANI


ANY

Any, Geçtiğimiz sene Arnavutköy ile özdeşleşen meşhur balıkçıların arasında semt farklı bir alternatife daha kavuştu. İki kata yayılmış sıcak bir ortama sahip mahalle pub’ı tarzındaki Any tüm günü geçirebilecek kadar rahat bir ortama ve menü çeşitliliğine sahip. Kahvaltı ile başlayan güne öğle ve akşam yemeği ile devam edilebilir bir kahve molası verilebilir. Akşam yemeği öncesi veya sonrası bir şeyler içmek için barında takılmak ta bir alternatif. Zira çarşamba cuma ve cumartesi geceleri DJ seti boş değil. Gece 3’e kadar iyi müzik keyifli ortam sunan Any’de ‘takılmak’ çok cool. Bebek Caddesi 71 A
MAHALLENİN İTALYANI
Antica Locanda, Geleneksel İtalyan mutfağı lezzetleri sunan Antica Locanda, ‘en iyi malzemelerle en yalın pişirme anlayışı’nı benimseyen lezzet duraklarından. Deneyimli Şef Gian Carlo Talerico ve İstanbullu eşi Beldan Erkkul tarafından, 2011’in Ocak ayında Arnavutköy’de kapılarını açan Antica Locanda, Timeout İstanbul tarafından verilen, 2011 yılı ‘En İyi Yeni Restoran’ ödülünün de sahibi. Antica Locanda’nın menüsü, İtalya’nın kuzeyinden güneyine, dağlık alanlarından deniz kıyılarına farklılaşan bölgesel mutfaklardan seçme lezzetler içeriyor ve yaz ve kış aylarında mevsimsel olarak değişiyor.
Bir yılı aşan restorasyon sürecinden sonra ortaya çıkan ve giriş ve asma kattaki salonlarıyla iki bölümden oluşan Antica Locanda, hem samimi sohbetlere, özel günlere hem de iş görüşmelerine ev sahipliği yapabiliyor. Lokantanın yaz aylarında kullanıma açtığı ve Taksiarhi Rum Ortodoks Klisesi’nin bahçesine bakan küçük bir de bahçesi bulunuyor. Antica Locanda’nın kiliseye ait eski fırın binasında konumlandığını da belirtelim. Satış Meydanı Sokak, No:12
MAHALLENİN MEYHANESİ
Levendiz, Mavi beyaz Rum meyhanesi nefes kesen güzellikte bir İstanbul manzarası eşliğinde nefis mezeler sunuyor. Yunan ve Rum müziğine geleneksel Ege mutfağının tatları karışınca keyfi dörde katlayan bir mekan oluyor. Mezeler arasında kararsız kalırken deniz börülcesi ve yemeğin üzerine sakızlı muhallebi siparişi vermeyi sakın atlamayın. Muallim Naci Caddesi, No:71
MAHALLENİN ÇAY BUTİĞİ


chado2
Chado, Hayri Balık’ta balığınızı yedikten sonra çay olarak Türk çayının dışındaki alternatif çayları da seviyorsanız hemen karşısındaki Chado Çay Butiği’ne buyrun. Butikte yer alan dünyanın pek çok yerinde yetişen farklı çaylar hakkında bilgi alabilir, yaprakların işleniş tekniklerini merak ediyorsanız rahatlıkla sorabilirsiniz. Bu esnada 50’den fazla çay çeşidinin bulunduğu Chado’da kararsız kalırsanız size favorilerimizi söyleyelim. Güney Afrika’ya özgü rooibos çayı, matcha latte (toz yeşil çay) ve oolong çayı. Sevimli ve özenli sunumları ise yeşil, beyaz, siyah her türlü çayı sevenler olarak kalbimizi çaldı. Chado pazartesi günleri kapalı. Francalacı Sokak, No:9/A

MAHALLENİN KAFELERİ


fotini
Fotini, 1900’lerden kalma ahşap bir konağın giriş katında yer alan, eski Rum ev sahibesinin ‘ışıldayan’ anlamına gelen adını taşıyan Fotini’yi görünce kendine has bir kafe olduğunu kapısında yazan ‘Kapıyı yavaş açınız arkasında çocuk oynuyor olabilir’ ibaresinden anlıyorsunuz. Burada her şey çocuklu anne babalar sosyalleşirken ya da çocuklu arkadaşları ile yemek yerken rahat etmeleri üzerine kurulu. Kafenin ön tarafında büyükler yemek yerken arka tarafta çocuklara ayrılmış odada çocukların rahatça oynayabilecekleri alan sağlanmış. Bebek emzirme odasının da içinde yer aldığı çocuk alanına ayakkabısız giriliyor. Ayrıca ev yemekleri ya da kafenin kahvaltı, sandviç ya da salata çeşitlerinin yanı sıra çocuk ve bebek menüleri de yer alıyor. Tüm yumurta çeşitlerinin organik yumurta kullanılarak hazırlandığı kahvaltı pazar günleri 10-14 arasında. Ev yapımı reçeller, bal kaymak ve temel kahvaltı malzemelerine ek olarak yanına ilave edebileceğiniz pancake, müsli ve yulaf ezmesi gibi sağlıklı alternatifler de bulunuyor. Ayrıca vejetaryenler de unutulmamış. Kısa bir mola, uzun bir kahvaltı ya da uzun saatler sessiz sakin çalışmak için uygun bir ortam sağlayan Fotini pazartesi günleri kapalı. Francalacı Sokak, No:26
naciye
Naciye Kafe, Rum Ortodoks Kilisesi (Taksiarhis)‘in karşısında yer alan Naciye Kafe, semtin en huzurlu sokaklarından birinde yer alıyor. Sıcak havalarda bahçesinde serinlemek, kiliseden gelen çan sesleri ve mahallenin kendi seslerini dinleyerek oturmak keyifli. Menüsünde farklı alternatiflere yer veren kafede ağırlıklı olarak İtalyan mutfağından lezzetlere ağırlık verilmiş. Pizza, makarna ve risotto çeşitlerinin yanı sıra sandviç ve salataların da olduğu menüde kafenin kendine özgü Naciye Burger’i de bulunuyor. Aynı zamanda kokteyl çeşitleri de güzel bir akşamüzeri içkisi olarak denenebilir. Satış Meydanı Sokak, No:12
vacilando
Vacilando, Bir semti keşfetmenin en güzel yanı içinde barındırdığı sürprizler. Vacilando bu tatlı sürprizlerden biri. Sahibesi Özge tanışmamızın ardından hayatın güzel tesadüflerini kanıtlarcasına Vacilando’nun, Güney Amerika İspanyolca’sında “Yolculuğun kendisi varılacak yerden daha önemlidir” anlamına geldiğini söylüyor. Biz de her defasında kendimizi keşfetmek için seyahat edenler olarak bu isme bayılıyoruz. Böylelikle bu tanışma ve keşif çok güzel ve keyifli başlıyor. Özge heyecanla anlatmaya devam ediyor. Minik pastalarını, hamur işlerini tamamen katkısız olarak hazırladığından bahsediyor. Amerika’da Fransız bir şef ile çalışıp İstanbul’a döndükten sonra mutfakta hamur işlerinde hünerlerini konuşturabileceği bu minik mekanı Arnavutköy’de açmaya kararı verdiğini söylüyor. Vacilando, merdivenle bir kat inilen ve özellikle kış günlerinde harika bir ‘romantik sığınak’ olabilecek bir kafe. Yaz aylarında ise sıcaktan kaçılabilecek bir serinlikte. Ayrıca bu ay itibariyle 5 temmuz tarihine kadar Takanik Balık’ın yanındaki Şık Latife’nin sevimli masa sandalyelerinin alanını kullanacak ve kruvasanlarını, kişlerini, tartlarını ve kek kurabiyelerini orada paylaşacak. Beyazgül Caddesi, No: 30/A
MAHALLENİN BALIKÇILARI
Adem Baba, İstanbul’da salaş balık mekanları denilince akla ilk gelen adreslerden olan Adem Baba, 1992 yılında Bebek koyunda ufak bir teknede deniz üzerinde balık yeme keyfiyle hikayesine başlamış. Dört Karadenizli kardeşten biri olan Adem Baba’nın girişimiyle senelerdir hizmet veren balık restoranı mahallenin klasikleri arasında. Satış Meydanı Sokak, No:2
sur balik
Sur Balık, Sur Balık sadece konumu ile değil ilgili personeli ve lezzetleri ile öne çıkan balık restoranlarından biri. Haliç, Cihangir ve Sarayburnu’nda da şubeleri bulunan restoranın enfes manzarası ve közde patlıcanlı ahtapot salatası, hardal soslu levrek marine ve lakerda gibi lezzetli mezeleri unutulmaz. Bebek Caddesi, No:52
hayri balik
Hayri Balık, Salaş bir balıkçı arıyorsanız Hayri Balık doğru adres. Sapsarı boyalı duvarına sırtınızı verip güneşli bir günde mahallenin ve balıkların tadını çıkarmak, taze mevsim balıklarından ve mezelerinden yemek Arnavutköy’ün esnaf havasını koklamak tam bir mahalle hissi yaşatıyor. Satış Meydanı No:7

Takanik, 1998 yılında balıkçı takasında hikayesine başlayan Takanik, bugün en bilinen balıkçı adresleri arasında yer alıyor. Mezeleri, buğulama ve şişte balık çeşitleri ile klasikleşen adreslerden olan balıkçı, Arnavutköy’ün nispeten daha uygun fiyatlı balıkçı restoranları arasında. 1. Cadde, No:87

Diğer Balıkçılar


ZIPKIN, Arnavutköy Caddesi No: 60/1
Eftalya, 1. Cadde No:32
Mira Balık, Arnavutköy Caddesi, No:70
Ali Baba Balık, 1. Cadde No:71
Arnavutköy Balıkçısı, 1. Cadde, No:4

MAHALLENİN MANTICISI


 bodrum manti
Bodrum Mantı, Arnavutköy’de keyifli bir lokasyonu mesken edinmiş Bodrum Mantı özellikle menüsündeki vejetaryen alternatifler ve farklı mantı çeşitleri ile kalbimizi çalan adreslerden. Klasik mantıya ek olarak kızarmış mantısı, diyet yapanlara özel kepekli undan hazırlanan ‘Kılıbık Mantı’ bulunuyor. Hafif kavrulmuş soğan, ıspanak ve peynirden oluşan ‘Temel’in Bihteri’ ve ‘Süslü Bihter’ adını verdikleri patatesli mantısı ile ise mantı seven vejetaryenleri mutlu ediyor. Alternatif olarak beyaz et sevenler için ‘Kanatlı Bihter’ adını verdikleri tavuklu mantı ve ana yemekler arasında yer alan İskender Çökertme, Beğendili Dürüm ve Cafe de Paris gibi etsevenlerin beğendiği lezzetler de bulunuyor. Yemek sonrası vişne sosu ve dondurma ile servis edilen ve az miktarda şarap içeren ‘Bebek’ isimli tatlısı ile nefis bir kapanış bekliyor. Arnavutköy 1. Cadde, No:111
MAHALLENİN ESNAF LOKANTASI
Çelebi, Dört masalık ufak dükkan, öğle saatlerinde kapısının önünde kuyruk oluşan bir efsaneye dönüşüyor. Makul fiyatlı ve her gün farklı ev yemeklerinin servis edildiği esnaf lokantası, Cengiz Çelebi’nin 1956 yılında babasından devraldığından beri senelerdir mahallenin en iyi ev yemekleri sunan adresi. Arnavutköy Mahallesi, Beyazgül Caddesi, No:16

MAHALLENİN TATLI ADRESLERİ
Girondala, Gerçek meyve parçacıklı ve mevsiminde meyveler kullanılarak yapılan dondurmaları ile dondurmaya hayır diyemeyenlerin gönlüne taht kuran Girondala, Bodrum mandalinalı, tarçınlı, elmalı gibi dondurma seçenekleriyle yaklaşan sıcak yaz günlerinde serinletirken mutlu eden adreslerden. Bebek Caddesi, No:109
muskat
Muskat, Dükkana girer girmez burnunuza dolan nefis kahve kokusu son derece mutluluk verici. Sahibesi Gül Hanım’ın tam bir seyahatsever olması ise yine ‘tatlı’ bir tesadüf. Viyana ya da Avrupa’nın diğer tatlı & kahve ile öne çıkan şehirlerinde olduğu gibi Muskat da günlük tatlılar, biscoti’ler ve kurabiyeleri ve sabah saatlerindeki sıcacık açma ve poğaçaları ile kapısının önünde bir kahve eşliğinde oturma isteği uyandırıyor. Dükkanın hemen yanında ise mutfağı bulunuyor. Kişiye özel siparişler ve günlük lezzetler bu atölye mutfakta hazırlanıyor. Muskat’ın pazar günleri kapalı olduğunu belirtelim. Arnavutköy Caddesi, 63/A
Sütiş, Bebek Caddesi, No:101

KURUÇEŞME ÖNERİLERİMİZ:


 la mancha
La Mancha, Müziği yemekleri ve ambiyansı ile Kuruçeşme’nin en güzel mekanlarından biri olan La Mancha, ‘İspanyol Ateşi, İtalyan Aşkı ve Akdeniz Güneşi’ni ‘Boğaz’da bir Akdenizli’ mottosu ile bir arada yaşatan atmosferi ile oldukça keyifli bir adres. ‘Yeşil Nesil Restorancılık’ı benimseyen felsefeleri ile Kuruçeşme’nin en güzel manzaraya sahip noktalarından birinde eski bir şarap imalathanesini restore ederek farklı konseptlerde restoranlar ile hizmet veren Soul Group’a ait restoranlardan biri olan La Mancha’nın Kuleli Askeri Lisesi manzaralı barında nefis kokteyller eşliğinde yaz akşamlarının tadını çıkarırken içkinize eşlik edecek tapas çeşitlerinden sipariş verebilirsiniz. Barın arkasında kalan restoran kısmı ise daha büyük gruplar için uygun. Küçük gruplar veya romantik buluşmalar içinse bar bölümü oldukça cazip. Muallim Naci Caddesi, No:107
kydonia2
Kydonia, La Mancha’nın alt katında yer alan ve birbirini tekrar etmeyen, zincir olmayan, rahat, özenli ama şaşalı olmayan, butik mekanlar yaratma hayaliyle yola çıkan Soul Group mekanlarından birisi Kydonia. ‘Bir deniz, iki yaka tek sofra’ sloganıyla 70’den fazla mezeyi aynı sofrada toplayan restoranın meze ve yemekleri Girit’ten mübadele ile gelen Türklerin günümüze ulaşan tariflerinden ve bu tariflerin araştırma ve geliştirmesi sonucu ortaya çıkan nefis lezzetlerden oluşuyor. Muallim Naci Caddesi, No:107
İncirli Şaraphane, Soul Group’un 2012’de eski bir şarap imalathanesini restore ederek, İstanbul’a kazandırdığı La Mancha ve Kydonia ile aynı binada yer alan İncirli Şaraphane, 650 çeşit şarabıyla Türkiye’nin en zengin ve uygun fiyatlı kavı olarak tanınıyor. İncirli’de şarap kadehlerine eğlenceli, farklı sunumları ve gurme lezzetleriyle odun fırınında ‘Art Pizzalar’, 30 farklı çeşit çok özel yerel ve yabancı peynir ve şarküteri ile farklı gurme lezzetler eşlik ediyor. Kars Boğatepe eski kaşarı, Obruk dinlendirilmiş mağara peyniri, Çorum’dan gelen Kargı tulumu, çemensiz Boşnak pastırması, Izgara Tokat bez sucuğu bu yöresel lezzetlerden birkaçı. Muallim Naci Caddesi, No:107
MAHALLENİN TATLI KLASİĞİ


dolce
Dolce, Nature Çiçekcisi, Nature Wedding Team, Dolce Pastanesi, Café di Dolce, Ekmek Shop ve son olarak aileye eklenen Vaniköy Dolce şubesi ile baş döndürücü tatları bir çatı altında toplayan Nilgün Ertuğ, lezzetin müdavimlerini kaliteli servisiyle ağırlıyor. Pastane bölümünde kahvaltı ve fırın çeşitleri ile güne lezzet dolu bir başlangıç yapabilir, gün ortasında kahve& tatlı keyfi yapabilirsiniz. Zira Dolce’nin 20 senedir müdavimlerinin vazgeçemediği brownie’si tam bir efsane. Bademli tart, cheesacake, macaron ve 10’un üzerinde tahıllı ekmek çeşitlerinin üretimini de günlük olarak yapan Dolce’nin ayrıca kişiye özel tasarlanan pastalarında da kesinlikle katkı maddesi kullanılmamakta. Dolce’yi öne çıkaran ve başarısını destekleyen bir diğer nokta ise mesleğini öğretmek için çok hevesli olan Nilgün Ertuğ’un, 20 kişilik ekibini oluştururken iş deneyimi olmayan ama istekli ve damak tadına onem veren ev hanımlarını seçmiş ve zamanla Dolce bünyesindeki her görevi yapabilecek konuma getirmiş olması. Bunlara ek olarak okul açıp 22 senelik tecrübesini daha geniş kesimlere aktarmayı planlıyor. Ayrıca, bu okul sayesinde çok önem verdiği bir sosyal sorumluluk projesini de hayata geçirecek; belden aşağısı tutmayan 12 engelli öğrenciye burs verip meslek edindirecek. Kuruçeşme Caddesi, No:25
dolce2

MAHALLENİN OSMANLISI


 lokum
Lokum, “Lokum Istanbul” markası, günümüzde hak ettikleri popülerliğe sahip olmayan Osmanlı-Türk kültürünün yüzyıllar öncesine dayanan lezzet ve alışkanlıklarını kimi evrensel dokunuşlar ve uyarlamalarla geri getirmek amaçlı bir yolculuğa çıkan bir marka. Kuruçeşme’de yer alan butiğinde sunulan markanın en karakteristik ürünleri Lokum, Akide Şekeri, Kolonya, Mum, Sıvı Sabun, Sıvı El Kremi, Kitap ve kişiye özel tasarlanmış koleksiyonlardan oluşuyor. Markanın kurucusu Zeynep Keyman 2005 yılunda geliştirmeye başladığı markasına yeni ürünler eklerken ‘Osmanlı tual de jouy’ desenli şık kutularında sunulan lokumlar mumlar ve sabunlar markanın klasikleri. Kuruçeşme Caddesi, No:19
MAHALLENİN UZAK DOĞU’LUSU
İnari, İsmi Japonya’da tüccarların ve savaşçıların koruyucusu olarak ibadet edilen ‘Pirinç Tanrısı’ anlamına gelen Japon restoranı, Barlas Günebak eşliğinde anlık gelişen lezzetler ve İnari’nin müdavimi olmanıza sebep sushileri ile Kuruçeşme’nin Uzakdoğulu adresi. Füzyon Japon mutfağı lezzetlerinden olan Tuna&Goat Cheese (Keçi Peynirli Ton Balığı), Barbun Usuzukuri (İnce Dilimlenmiş Kaya Barbunu) Shake Tartar (Somon Tartar), Kudomono Skake Sashimi (meyveli somon sashimi), Suzuki Chili (Chili Biberli Sashimi Levrek), İnariviche (özel sirke soslu somon ve levrek sashimi) başlangıç tabağınızı süslerken, Jou Sashimi Mori (özel çiğ balık tabağı), Toro Sashimi (Yağlı Ton Balığı Sashimi) ve Special Kajiki Sashimi (Özel Soslu Kılıç Sashimi) tutkunu olacağınız lezzetler arasında yer alıyor. Nigiri’lerde Foi Grass (Kazciğerli), Barbun (Barbun Balığı), Maguro (Ton Balıklı), Osusume Shake (Somon), Suzuki (Levrekli), Unagi (Yılan Balıklı) ve maki-roll olarak daha önce hiç tatmadığınız İnari’ye özgü çilekli sushi kılıç balığı ve Meksika biberli, pırasa çıtırlı roll’lerin hepsi birbirinden iddialı ve lezzetli. İnari bir omakase restoranı olduğundan menüden herhangi bir seçim yapmayıp tüm seçimleri şefe de bırakabilirsiniz. Böylece daha önce denemediğiniz ve sizin için hazırlanan sürpriz lezzetleri deneme imkanı bulmuş olursunuz. Kuruçeşme Caddesi, No:25
MAHALLENİN ROMANTİĞİ
Aşşk Kahve, Kuruçeşme’nin klasik adreslerinden romantik Aşşk Kahve, deniz kenarındaki enfes konumunu bahçe keyfi ile birleştiren vazgeçilmez mekanlardan. Günün her saati keyifli Aşşk Kahve’de kahvaltı da akşamüzeri içkisi de akşam yemeği de ayrı zevk. Muallim Naci, 64/B

MAHALLENİN İTALYANI
Mia Mensa, Akdeniz ve İtalyan mutfağı sunan menüsünü geniş şarap menüsü ile birleştiren ve enfes konumu ile 1994 yılından beri şehrin klasikleşen İtalyan restoranları arasına giren restoranın bar ve lounge kısmı yaz aylarında oldukça keyifli. Kuruçeşme Caddesi No:64/C

MAHALLENİN BALIKÇILARI
Arşipel, Kuruçeşme Caddesi No:11
Mavi Balık, Muallim Naci Caddesi, 64/A

GALATASARAY ADASI (SU ADA)
Kuruçeşme semtinde, kıyıdan 165 metre açıkta birkaç büyük kayadan oluşan ada, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz tarafından 1872 yılında Saray Baş Mimarı Serkis Kalfa’ya hediye edilmiştir. Serkis Kalfa, bu adanın üstüne üç katlı bir köşk inşa ederek buraya taşınmıştır.
Dünyaca ünlü ressam Ayvazovski, 1874 yılında Sultan Abdülaziz ‘in davetlisi olarak Kuruçeşme Adası’nda Serkis Kalfa’nın misafiri olmuş ve Padişah’la tanıştırılmıştır.
Ayvazovski, Sultan Abdülaziz tarafından Dolmabahçe Sarayı için sipariş edilen tabloları bu adada yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ada, Serkis Bey’in varisleri tarafından ‘ Şirket-i Hayriye Vapur İşletmesi’ne kiraya verilmiştir ve uzun yıllar kömür deposu olarak kullanılmıştır.
Sultan Abdülaziz’in ölümünden sonra, 2. Abdülhamit devrinde de saray baş mimarlığını sürdüren Serkis Kalfa (1835-1899) ölümüne kadar bu adada yaşamıştır. Bu yüzden Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar buraya ‘Serkis Bey’in Adası’ denirdi.
Zamanın ‘Cennet Köşesi’ olarak da bilinen ada, 1957 yılında Galatasaray Spor Kulübü tarafından satın alınarak sosyal tesis yapılmıştır.
Bugün Boğaz’ın en güzel ve gözkamaştıran noktalarından birinde eğlenmek harika tatlar sunan restoranlarında yemek yemek İstanbul’a hayran kalmak için yeterli.
Suda Kebap, Gaziantep lezzetleri muhteşem manzara eşliğinde iki kıtanın ortasında masanıza seriliyor.

G Balık, Boğazın en güzel noktasında balık keyfi.

Aslan Restaurant, Büyüleyici bir manzaranın eşliğinde Ege mutfağından lezzetli mezeler sunuyor.
ARNAVUTKÖY, KURUÇEŞME – YOLCULUK TERAPİSİ