2015-2016 Tiyatro sezonunun -aslında 2015′ in son yarısı ile 2016′ ın ilk yarısından bahsediyoruz- birbirinden farklı oyunları sahnelerde boy göstermeye başladı. Bu sezonu Shakespeare adına yapılan en iyi işlerin olduğu bir sezon olarak gördüğümü söyleyerek yazıya başlayayım. Yaklaşık 80 küsür oyunu izledim şimdiye kadar, Mayıs 2016’da başlayacak olan İKSV İstanbul Tiyatro Festivali’ne kadar hedefim 100′ ün üzerinde oyun izleyerek sezonu bitirmek. Teatral alanda yapılan işlere gecelerimizi vererek birebir canlı tanık olduğumuz için, ama en önemlisi oyunları sadece izlemeyip yaptığımız kritiklerle bu sanat canlılığını seyircilerle buluşturduğumuz için insanlara belli değerlendirmeler altında öneriler sunmak şart oldu.
Madonna’ nın ‘Die Another Day’ şarkısında söylediği ‘I’m gonna shake up the system – Bu sistemi sarsacağım’ gibi büyük bir iddiam yok. Bireysel olarak oyunlar üzerinden yürüyeceğim yolda ‘Ama kardeşim sen bizim oyunlarımızı izlemedin…’ gibi eleştirilere de açığım. Sonuçta insanı insanca anlatan bir sanatı insanca kritize ederek sizlere sunuyoruz. Bu hayatın bir getirisi olarak her gece bir oyuna gitme şansım maalesef yok. Ha bu oyun izlemediğimiz anlamına gelmiyor elbet. Sonuçta 2016 Ekim ayından günümüze izlediğim sinema filmlerini ve de caz konserlerini saymaz isem 2.5 ay gibi bir süre gecelerimi tiyatro oyunu izleyerek geçirmişim. Önerilere geçmeden önce bazı detayları sizlerle paylaşmak zorundayım.
Listeyi belirlerken ortalıkta kimlerin hazırladığı belli olmayan anlamsız ‘Tiyatro Oyun Öneri Listeleri’ herkesi sinirlendirdiği gibi beni de ciddi anlamda rahatsız etti. Bu işin ciddi ellerde dikkatli davranılarak hazırlanması gerekir. Sezonun dikkat çekici noktası, oyunların çoğu kez önüne geçen ‘Yönetmen Tiyatrosu’ algısının git gide tiyatromuzun içine yerleşmiş olması. ‘İn Yer Face’ ile bağların koparak daha çok psikolojik derinlikli metinlerin sahnelerde boy göstermesine sevindiğimi söyeleyeyim. Ama benim de hayranı olduğum ve asla bunu saklamadığım ‘Anglosakson’ kültürün derin izleri halen Türkiye Tiyatrosu üzerinde hissedilir biçimde duruyor.
Gelelim sezonun dikkat çeken 25 tiyatro oyununa. Sıralama karışık yapılmıştır. 1’den 25’e kadar verilen numaralar sadece listeleme amaçlıdır. Bu listeye dahil ettiğim her oyunu izlemek gerektiğini düşünüyorum!
1. Tiyatro Boğaziçi – ‘Kim Var Orada – Muhsin Bey’in Son Hamlet’i)
2. Moda Sahnesi – ‘En Kısa Gecenin Rüyası’
3. Tiyatro YanEtki – ‘Medet’
4. Oyun Atölyesi – ‘Köprüden Görünüş’
5. İstanbul Şehir Tiyatroları – ‘On İkinci Gece’
6. Emek Sahnesi – ‘Sadece Diktatör’
7. Destar Tiyatro – ‘Dı Tuwalete De’
8. Destar Tiyatro – ‘Dil Kuşu’
9. Tedbil-i Mekan Prodüksiyon Tiyatrosu – ‘Shirley’
10. Tiyatro Kare – ‘Fosforlu Müzikali’
11. Tiyatro İstanbul – ‘Çılgın Dünya’
12. Sadri Alışık Tiyatrosu – ‘Frankenstein’
13. İkinci Kat – ‘Kabileler’
14. İkinci Kat – ‘Kar Küresinde Bir Tavşan’
15. Tiyatro Keyfi – ‘Cahide’
16. Tiyatro İn’takt – ‘Maymunlaşma’
17. Tim Maslak – ‘İstanbulname Müzikali’
18. Bakırköy Belediye Tiyatrosu – ‘Hizmetçiler’
19. Mam’Art – ‘Özel Kadınlar Listesi’
20. Bi Tiyatro – ‘Üç Oyun : Vurgun!’
21. Tiyatro Kedi – ‘Müfettiş’
22. Hayal Perdesi Oyuncuları – ‘İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz’
23. Tiyatro Büyü – ‘Düşler’
24. The Tiger Lillies – Theatre Republique – ‘Hamlet’
25. Talimhane Tiyatrosu – ‘Yoldan Çıkan Oyun’
Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com







