Hacettepe Üniversitesi’nde Müzikli Oyun Geleneği:SAFİYE” Üzerine Notlar / FÜSUN BALKAYA

Üniversitemizde bu gelenek Seçmeli Dersler Birim Başkanlığı içinde yer alan sanat derslerinin öğretim elemanı ve öğrencilerinin ortaklaşa işbirliği içinde çalışmaları ile gerçekleştirilmiştir.

‘’Sadullah Ağa, Hacı Arif Bey, Ahmet Rasim ve Safiye’’ ile üniversitemizde ‘Müzikli Oyun‘ geleneği bu anlamda çok önemli bestekarlar ve sanatçı için 1987 yılından itibaren yapılmıştır.

HÜ Seçmeli Sanat Dersleri Başkanlığı ve Sanat Eğitimi (1981-2000) ve..

Sanat eğitimi konusunda kuruluşundan itibaren (1982) ‘Seçmeli Dersler’ sanatı, sanatçı olmak veya meslek olarak seçmeyenlerin farklı fakültelerin öğrencilerinin bu seçimlik alandan kazanımları ile önem kazanmıştır.

Okul öncesi dönemden başlayarak kişinin yaşamı boyunca devam ettirdiği süreç içinde yüksek öğrenimde bu dersler gençlerin yüksek oranda ilgisini çekerek önemli işlevini kuramsal veya uygulamalı olarak daima sürdürmüştür.

Hacettepe Üniversitesinde kurucusu ve yaklaşık 20yıl kurucu olarak da başkanlığını yaptığım Seçmeli Dersler Birimi , YÖK yasası ile birlikte kurulmuştur.

Üniversitenin farklı fakültelerinin ,farklı bölümlerinden gelen gençlerin sanata yönelme isteklerinin ve yaratıcılıklarının ortaya çıkmasına cevap verecek bir format içinde oluşturulmuştur.

Gençlerin öncelikle güzel’i tanımaları ve onların yeni estetik duyarlıklar kazanmalarına yardımcı olacak şekilde yoğunlaştırılmış program üzerinde çalışılmış ve hazırlanmıştır.

Topluma ve bireye olumlu hizmet ve davranışlar getirecek gençlerin yoğun akademik programları arasında nefes alabilecekleri çeşitli seçmeli sanat dersleri ile yaratıcı, pratik, hoşgörülü, duyarlı olmaları (1982-2000) başarılı bir süreklilik içinde sağlanmıştır.

Ülkemizde doğru tanımlanması gerekli olan aydın insan’a gereksinim duyulması ve yetiştirilmesinde bilim, teknik, sanat eğitiminin bir bütün olarak görülmesi ile birlikte ,anılan insanları yetiştiren veya yetişmesinde katkıda bulunan eğitim ve öğreticilerin katkısının büyük olduğu da yukarıda belirtilen yıllar da asla unutulmamıştır.

Yüksek Öğretim Kurumu ve Kuruluş Yasası

Yüksek Öğretim Kurumunun 1981 yılında üniversitelerde güzel sanatlar derslerinin 2547 sayılı kanun gereğince esaslara bağlanarak yürürlüğe girmesinin ardından önce zorunlu olan bu seçimlik sanat dersleri ,1992 yılında yeniden ele alınmış ve 3744 sayılı kanunla seçmeli yapı olarak daha esnek bir şekilde devam etmesi benimsenmiştir.

İlk kez Hacettepe Üniversitesinde uygulanan ve dönemin YÖK Başkanı ve Hocaların hocası, üniversitemizin kurucusu Prof.Dr.İhsan Doğramacı tarafından kurulmuştur.

İlk uygulayıcı olan üniversitemizde yine ilk başkan olarak tarafımdan , bu yapının sürekliliğini ve ders çeşitliliğini ve dersler arası işbirliğinin getirdiği ortak başarılara da imza atma şansını yakalamış olmanın mutluluğunu başkanı olarak tüm öğretim kadrosu ile paylaşmışımdır.

Üniversitemizde Güzel Sanatlar Fakültesi (Beytepe), Ankara Devlet Konservatuarı(Beşevler) olmak üzere güzel sanatların çeşitli alanlarında sanatçı etiketi ile yetiştirme ereğinden hareketle iki ayrı sanat grubunun üniversite yapısında bulunması seçmeli sanat dersleri alan öğrencilerin sanat olaylarını daha yakından takip etmelerine neden olmuştur.

Seçmeli Derslerin en büyük başarısı alanında en iyi ve en iyiye ulaşmayı hedef edinmiş öğretim kadrosu ile Başkan Doç.Dr Füsun Akmen Balkaya’nın Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kurucuları( 1981-82) ve öğretim üyeleri arasında olması,Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Anasanat Dalı Başkanı ,(1986-7/1. Başkanlık-2005-2007 Vekil Başkanlık – 2007-2012/ 2.Başkanlık)ile (1986-1999)Rektör Danışmanlığı görevlerini çoğunlukla bir arada yürütmesi olmuştur.

Tiyatro, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Fotoğraf, Türk Halk Oyunları, Diksiyon, Sinema –Televizyon, Takı, Latin Dansları gibi seçmeli sanat derslerinin bulunduğu birimden her sömestr yaklaşık 1000 öğrenci yukarıda belirtilen tarihlerde ders almıştır.

‘’SAFİYE AYLA ‘’ – 1999 ve Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 80.Kutlama Yılı

Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 80.yılında, Türk Sanat Müziği Korosunun kuruluşunun 35.yılında Üniversitemiz Rektörlüğünün olurları ile Safiye Ayla’nın aramızdan ayrılışının yine ilk yılında ‘’SAFİYE AYLA’’ h ayatı üzerine oluşturulan bir araştırmanın müzikli oyun yapısına dönüştürülmesini Nazım Şuvağ anıları ile birleştirmiş ve Atamızın İzmir’den(1925) seslenişine de yeniden kulak vermiş,

’Hayatta musiki lazım değildir.‘

‘Çünkü hayat bir musikidir’.

‘Musiki ile alakası olmayan mahlukat insan değildir. ’Atamız’ın sözleri yine anılan 1999 da beni fazlası ile etkilemiştir.

Safiye Ayla ‘nın hayatını müzikli oyun olarak sahneye koymak düşüncesi ilk ‘’Safiye Ayla’’ müzikli oyun projesi beni gerçekten çok heyecanlandırmıştır. Cüretli olmak yerine o tarihlerde aksine temkinli olmuşumdur.Çünkü o güne kadar yaptığım çalışmaların üstüne çıkmam ve söz konusu bir kadın olması bu tedirginliği getirmiştir.

Kendime güvenimin yüksek olması Safiye Ayla’yı çok sevmem, Nazım Şuvağ’a çok güvenmem, şef Cahit Ünyaylar ‘ın nazımı fazlası ile çekmesi, tiyatro öğrencilerimin inanılmaz emeği, Y.lisans öğrencim dans ustası Didem Dinçerden’in hemen her zaman yanıbaşımda olması, ışık ustası Zeynel Işık ile çalışmam ve diğer tüm üstün denilebilecek etkenler nedeni ile de üzülerek itiraf ediyorum, sevgili Mahmut Topçu’nun metnine de o tarihlerde çok yerde sadık kalamamıştım.

‘’Safiye Ayla ‘’Üniversitemizden sonra Samsun, Magosa, Zonguldak

Safiye Ayla’nın yaşadığı olayları, hayatındaki önemli kişileri, bu kişiler arasındaki iletişimi, somut ve soyut kavramları dengelemeyi, metni bir masal düzeni içinde ama gerçekleri çarpıtmadan dün’ü bugün’e getirmeyi amaçlamıştım.

Safiye Ayla’nın heyecan, fırtına, güçlük, üzüntü, mutluluk, şöhret, güç, para ve müzik sevgisi ve aşk üzerine kurulmuş hayatını gerçekten çok sevmiştim, en önemlisi de çağdaşlığını ve gençlere olan sevgisini de anlatmayı çok istemiştim.

Safiye Ayla’yı önceki kuşaklar yaşamış, bizim kuşak anlatmış sonraki kuşaklara da tıpkı Afife Jale, Bedia Muvahhit gibi hatırlanabilsin, aktarabilinsin dileğimi bu müzikli oyun için büyük bir güçle yinelemişimdir.

Ankara Hacettepe Üniversitesinde Rektörümüz Prof.Dr. Süleyman Sağlam’ın onurlandırdığı gala ve sonrası yine rektörlük oluru ile Samsun 19.Mayıs Üniversitesi, KKTC Akdeniz Üniversitesi ile Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörlük kutlamalarına davet alarak ‘’Safiye Ayla‘’ müzikli oyunumuz büyük bir başarı iie katılmıştır.

1999’dan 2016 ve Yeniden Müzikli Oyun Çalışması:

‘’ SAFİYE AYLA -2 ‘’, 18. Mayıs. 2016 Samsun’a çıkışının 97.Yılı

Dr. Nazım Şuvağ ve Türk Sanat Müziği Korosunun 52.yılında’’Safiye Ayla’’ müzikli oyunu ‘nu Gençlik Haftası Koro Kutlama Programına yeniden alarak farklı bir kadro ile gündeme taşımıştır.

‘Her zaman genç, her zaman gençliğe aşık bu kadın kendine sadece ‘Safiye’ ismi ile çağrılmasını istemiştir.’ diyen Şuvağ, 1980 yılından itibaren Hacettepe korosu ile Safiye yedi(7) konser vermiş ve Şuvağ Ailesi’nin aynı zamanda yakın aile dostu olmuştur.

Yahya Kemal, Nazım Hikmet, Rıza Tevfik, Naci Sadullah ve eşi Şerif Muhittin Targan ile edebiyat, müzik, şiir kısacası sanatla yeterince beslenme şansını bulmuş olan Safiye, her türlü imkanına rağmen halk içinde olmayı, otobüse binmeyi hep önemsemiştir.

Tüm mirasını Türk Eğitim Vakfına bırakmış aynı zamanda da bir hayırsever, Fransızca ve Arapça’yı çok iyi derecede bilen Kuran’ı da en az bu bildiği diller gibi Safiye çözmüş ve okuyabilmiştir.

‘’SAFİYE AYLA-2’’ olarak değerlendirdiğim bu yıl ki ! çalışma için farklılıklar öncelikle müzikli oyun ,Mahmut Topçu tarafından yazılmış ve yönetilmiştir.Tiyatro dersi öğrencileri ve dans konusunda Mahmut Topçu farklı bir çalışma yapmıştır.

Hacettepe Üniversitesi Seçmeli Güzel Sanatlar Dersleri Başkanlığım zamanında Mahmut Topçu ‘nun okutman olarak birlikte uzun çalışma yıllarım olmuştur.Bu sefer onun yazdığı ve yönettiği Safiye Ayla -2 diye nitelendirdiğim müzikli oyunu seyirci koltuğundan seyretmenin de güzelliğini burada paylaşmak isterim.

Seyirci olmak kalemimi tutamamıştır.

Yönetmenin genel aydınlatma altında tercih ettiği oyunda sahne yerleşiminde yaşanan kaymalar! oyuncularla koro ve müzisyenleri fazlaca yakınlaştırmış hatta akraba düzenine sokmuştur.

Slayt çalışmaları video ile desteklenirken oyunculuk üzerinden bu teknik yardım ile biraz sadeleştirilmeye de gidilmiştir.

Anlatıcı’nın ve diğer oyuncuların sahne üzerinde çözümleri üzerinde durulmamış devamlı giriş ,çıkışları ve özellikle oyuncuların topuk seslerinin azaltılmaya ihtiyaç gösterdiğini hatırlatmak isteğim olumsuzluk ötesinde gelecekte yapılacak sahne çalışmaları için uyarı mahiyetinde değerlendirilmesi için yazılmıştır.

Bir Usta Özgen Gürbüz

Müzikli Oyun düzeninde müziğin oyunu biraz fazla ötelediği bu çalışma da haklı mazeretlerin de yönetmence olabileceğini düşündüğüm için kalemiminfazlaca yazmasını bu anlamda önlemişimdir.

Şef konumunda çok önemli bir isim olan Özgen Gürbüz gibi büyük bir usta’nın bulunması ise müziğin icrasında koro üyelerinin (Toplu )ve solistlerin ise(Solo) sahne de işlerini oldukça kolaylaştırmıştır.

Programda yer alan koro ve solist şarkılarını Özgen Gürbüz yönetiminde dinlemenin lüksü ise hiçbir şeyle kıyaslanamayacak hazzı dinleyicisine yaşatmıştır.

Hacettepe Üniversitesinde 28 yıldır Türk Sanat Müziği Korosunda şeflik ve öğretim görevlisi olarak görev yapmış olan Özgen ,İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuarı ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirmiştir.

Başarılı çalışmaları tüm müzik kariyerinin her basamağında Özgen Gürbüz ‘ü ustalığa taşımıştır.

H.Ü Türk Sanat Müziği Korosu Kurucusu Dr.Nazım Şuvağ ile 52.yılı kutladık…

Dr.Nazım Şuvağ sabrının ve azminin zaferini koro’nun 52. yılını başarı ile kutlayarak 18.Mayıs. 2016 günü başarılı çalışmalarına bir yenisini ekleyerek göstermiştir.

Ekip anlayışı içinde büyük bir sabır, performans ve paylaşım içinde götürdüğü onca yıllık çalışmalarına gösterdiği özen ise özel bir takdir ile her zaman üniversitesinde şekillenmiştir.

Muhteşem bir vefa duygusu ,sanat yaşamında Nazim’ın en az çalışması kadar öne çıkmış önemli bir duygusu olmuştur. Herkesi, hepimizi büyük bir sevgi ve muhabbetle sarmalamayı bilmiş mükemmel bir sanat adamı olduğu gibi hekimce başarısı ve dostluğunun da unutulması söz konusu olmamıştır.

H.Ü Tıp Fakültesinin ilk öğrencilerinden olan Şuvağ ,Türk Sanat Müziği Koro’sunun Kurucusu ve kurucu başkanı olarak kesintisiz 52 yıldır müzik çalışmalarına devam etmiş ve koro’yu başarıdan başarıya götürmüştür.

Nazım Şuvağ Türk Sanat Müziği Korosunun değişmez başkanı olduğu gibi Türk Sanat Müziği Derslerinin de değişmez öğretim görevlisi ve başkanı olmuştur.

Yeniden ‘’Safiye Ayla’’ Müzikli Oyunu ve Nazım Şuvağ

Nazım Şuvağ ve Türk Sanat Müziği Korosu onunla bütünleşmiştir. Koro onlarca önemli Türk Sanat Müziği solistlerine Nzaım Şuvağ ile birlikte eşlik etmiştir.Safiye Ayla dışında Müzeyyen Senar, Muazzez Abacı, Müazzez Ersoy, Yüksel Uzel ilk akla gelen isimler arasında yerini almıştır.

Yeniliklere daima açık olan Şuvağ ,Müzikli Oyunlar yapısındaki çalışmalara ise teredddütsüz yaklaşmış ve tüm çalışmalara başarı için kesitisiz destek vermiştir.

Ortak yaptığımız tüm çalışma ve turnelerimizde de Dr.Nazım Şuvağ’ın engin tecrübe ve hoşgörüsü ile en mütevazi şekilde her buluşmamız daima sevgi ve dostluk çemberi içinde olmuştur.

‘’Safiye Ayla’’-2 olarak adlandırdığım ve nedenini üstte aktarmaya çalıştığım Müzikli Oyun’u bile Atatürk ilkelerine bağlı ,laik , Türk Sanat Müziğni i icra eden başarılı bir yorumcu kadın ‘’Safiye Ayla’yı yarınlara hediyesi olarak bu sefer ki çalışmada da düşünüldüğünden kesinlikle şüphem olmamıştır.

Kutluyorum Şuvağ,Gürbüz, Topçu

Kutluyorum sevgili Koro

Kutluyorum sevgili Tiyatro öğrencileri

Ve Emeği geçen herkesi kutluyorum …

Füsun Akmen Balkaya


18.Mayıs.2016/ H.Ü MSalonu-ANK. ​​​​​​​​​

​​​​

Reklamlar