Kararımı Verdim ve Yeni Sezon İlk Dizi Eleştirimi Yazıyorum:BODRUM MASALI” / FÜSUN BALKAYA

NEDEN DİZİLER ÜZERİNE …

Televizyon dizileri üzerine yazı yazmanın akademik yapıdan çok uzak olması, eleştiri –yazım dünyasında bile bu yapı için yazı yazmanın soğuk rüzgarlar estirdiği bilinen bir gerçek olmuştur. Bizlerin yaklaşmadığı bu çalışmaların magazinsel basına tereddütsüz bırakılması da bu anlamda olmuştur.

Tiyatro,sinema,müzik üzerine sanatsal, eleştirisel ,değerlendirme ,sohbet-röportaj vb türlerde yazımını başarı ile devam ettiren onca değerli akademisyen-eleştirmen ya da eleştirmenlerin televizyon dizileri üzerine yazmak yerine kendi türlerinde yazı yazmak dışında bu türden hep uzak kalmayı kökeninde bulunan naifliğe bağlanması en önemli sebep olmuştur.

Bu düşüncelerin dışında daha güncel bir haritada bu konuyu okumuşluk meselesi ise dizilerde senaryo yazarları üzerinde durmamışlık yönetmen, yapım ekibi dışında sadece baş rol oyuncuları üzerinde odaklanmışlığın getirdiği diğer uzaklaşma da sıkıntıları getirmiştir.

Popüler kültürün getirdiği yeni oluşum ve görsel sunumların başında yer alan televizyon ve diziler ise bugün göz ardı edilecek zamanı çok geride bırakmış, televizyon dizilerinin kadrosuna katılmamış çok az sayıda sanatçı kimliğinde oyuncu kalmıştır.

Ekonomik yapı ile yakından ilgili bu çalışma sektöründe sanatçı ya da sanata ilişkin alanlarda işletmesini yaşatmak sinemasını ve tiyatrosunu yapabilmek için de bazı kişilere de dizi çalışmaları çıkış yolu sağlamıştır.

Bu çalışma sektöründe yani dizilerde meşhur olmak gibi bir istek detayın varlığını da unutmadan ,mevcut sosyal ve sanatsal yapı kimliğinde ise sorumluluğunu taşıdığı onca şeye cevap verebilmek çabasının kişileri, dizi sektörünün kendince kabullenmişliğinin yanında bulmasını , aranan niyetleri de karşılamasını ve farklı bir ekonomik ayrıcalıkla birlikte her zaman gündemde olmasını belirlemiştir.

Oyuncuların öz geçmişlerinde gözden kaçmayan sığ ve ötesinde ilgili alana ait zayıflıkların da barındırılması bazı kişiler üzerinde ısrarcı yapılanmalar yine dizilerden yazım anlamında uzaklaşan kişilerin , diğer bazı etkenlerle birleşen yapı zafiyetlerinin de halen anlaşılamayan durumu da etkili olmuştur.

Eleştiri veya değerlendirme sistematiği içinde yer alamayacak kadar sığ veya ekonomik yapısında öncelikli olmak çabası başka bir yıpranmışlığı dizi sektörüne getirmiş, önemli ve yapıcı eleştirilerin yazım adamlarını da bu nedenle bu alanın dışında kalmasını hazırlamıştır.

Üniversitelerin ,Konservatuarların veya ilgili bölümlerin ‘Dizi’ oyunculuğu veya ‘Kamera Önü’ çalışmalarına ilişkin bölüm ,anasanat dalı ile yeni açılan sanat dallarında görülen çabalar ile birlikte özel kursların bu anlamda daha yetkin hale getirilmesi ,ilgili tanıtımlarda bile bu alanlara öncelikli yer verilmesi bu anlamda dizilerin güncel zorlayıcı özelliğini de yine gelen talepler karşısında önleyememiş ortaya çıkarmıştır.

Ahlak anlayışı bakımından pek benimsenmeyen bir durum olmakla birlikte oyunculuk sınavına giren kız, erkek pek çok gencin düşlerinde tiyatro sahnesi olduğu kadar , dizi setlerinin de yüksek oranda olabilmesi inancı hepimizin güncel gerçeği haline gelmiştir.

Üniversite veya Konservatuarların ilgili alan mezunlarının tiyatro sahnesi yerine film ve dizi setlerinde kendilerine yer açmak çabaları önceleri hoş görülmemiş olsa da , bugün pek çok anlayış da olduğu gibi bu anlayışta da değişim yaşanmış, bu isimler mezuniyet sonrası da kurumlarına reklam kaynağı bile olmuşlardır.

Dizi yapısında en önemli sorun senaryo yazım laboratuarlarında çalışan kişilerin(Yazar-Senaryo ) üretimde ulaştıkları başarısızlık ile çoğunlukla benzer-tekrarcı, yenilikçi – çağdaş olmayan ürünlerin farklı biçimlerde yeniden seyirciye sunulması nedeniyle sıkça benzer senaryoların bir çok televizyon kanalında aynı anda karşımıza çıkmasından kaynaklanmıştır.

Yetersiz,tekrarcı hikayenin veya hikayelerin senaryolaşması dizi seyircisini bıktırmış,kısa süreli , bitici dizilerden oluşan hoşnutsuz bir ortamında oluşmasına neden olmuştur.

Yönetmen ve yapımcı sorunlarına ilave olarak oyuncuların alanlarında yeterlik anlamında sığlıklar, biçimsel güzelliklerle örtme çabaları,eğitim-öğretim anlamında yoksulluk seviyesini zorlamalar,dilin kullanımında bilgisizlik, yıldızlık yapısında ısrarcılık, dost-arkadaş ilişkisinin tanımlandığı oluşumların belirleyici olduğu dizilerin fazlalığı zaman içinde seyirciyi de dizileri de yormuştur.

Kostüm ,saç-başlık ve makyaj tasarımları ile dış –iç mekan ile dekor tercihleri ışık,müzik, dans ögelerinin dönemsel önemlerinde tercihlerinin göz ardı edilmesi de bir başka önemli sorun olarak karşımıza çıkmıştır.

Ülkemizde değişken ekonomik sorunların zorladığı tiyatroda perde açabilmek, sinema da seyirci sayısını yüksek tutabilmek kadar yaşanan zorlulukların , dizi sektöründe de aynı hatta daha fazlaca yaşandığı ve seyirci izlenme durumuna yüksek oranda bağlantısı olan bu sektörün yayın kanalında kalıcılığı ile seyredilme nispeti ise daima dizinin yaşam ömrünü de açıkça belirlemiştir.

Dizi sayısının fazlalığı, mevsimsel akışda değişen seyirci talebi ile hikaye de birden fazla önemli ikincil hatta üçünçül yapılara yeterince önem verilmemesi de bir diğer yorucu ,yıpratıcı , eskitici durumu dizi sektöründe her sezon yaşatmıştır.

Dizi sayılarının her kanalda nitelik yerine nicelik bakımından kabarıklığı yukarıda saydığım diğer nedenlerle birleşince dizilerin kısa ömürlerini de uzatmak doğal olarak imkansızı getirmiştir.

Dizi sektörünün yaşadığı geçen süreç ile mevcut durum bu sektörde çalışanların düşünce ve eyleminde zorunlu değişikliklerin yapılmasını da getirmiştir.

Kanallar arası rekabet ve yenilgi getiren çalışmaların sürekliliği ise dikkati yapım-yönetim,yönetmen-senaryo ve oyuncu bazlı tercihlere yöneltmiştir.Bu yöneliş bazı çalışma gruplarının öne çıkmasına ve tercih edilmesini diğerlerinin de zorunlu çekilmesine neden olmuştur.

Oyuncu niteliklerinin her geçen gün eğitim-öğretimle ve çalışma anlamında oyunculuğun gereğini yerine getirme çabası ile bu sektörde olumlu bir sıçrayışı genç kuşak fark daha erken edebilmiştir.

Yapım-yönetim,yönetmen-senaryo,oyuncu çalışma gruplarında dikkat çekici bir diğer husus da ikincil ,üçüncül gruplara verilen önem ile özenle oluşan hikayenin renklerinde meydana gelen ve öne çıkan çarpıcı değişimlerin genç kuşak ile tecrübeli kuşak arasında dengelenmesi oluşturmuştur.

Başlangıçtan günümüze kadar geçen süre kırsal ve kentsel seyircinin de beğeni düzeyinde mevcut eksiklerini tamamlamaya ya da iyileştirmeye zaman tanımış,ekransal birlikteliğinde kendi seçiciliğini de her seyirci kendi beğenisi ile kendi izlediği kanalında ortaya koyabilmiş veya karşılamaya başlamıştır.

İtiraf etmeliyiz ki çok özel durumlar dışında mevsimsel değişimler farklı yaşadığımız veya bulunduğumuz ortamlar akademiksel düzeyler,ekonomik ayrıcalıklar,politik görüşler,psikolojik çırpınışlar ve de tercihlerimiz ne olursa olsun diziler evimizin özellikle son beş yıldır yerli , ondan önceki yıllarda ise yabancı diziler olarak güçlü konuklarımız olmuşlardır.

Aile,mahalle,öğretmen,esnaf,aşk,polisiye,tarihi dokular üzerine temelleri genellikle atılmış olmasına rağmen yerli dizileri toparladığımız zaman çoğunlukla hafif komedi türünde daha fazla üretim sahibi olduğu görülmüştür.Yabancı dizilere mukavemeti ise halen güçlü hale gelmemiştir.

Tıpkı tiyatro ,sinema ve müziğimizde yaşadığımız zaman alan farklı süreçlerin benzerini dizi yapısında da ülkemiz de yakalamışlığımız 2000’li yıllar için hepimize umut verici olmuştur.

Tamamlanmamışlığına halen ulaşamayan bu süreç de başarının çok uzak olmadığı da, kötümser olmayan her kişinin diziler hakkındaki görüşünde buluşmuş ve mümkün olabilecek yapıcı düşünce ile eleştiri gibi ateşleyici hali beklemeye bırakılmıştır.

‘’Neden dizi’leri yazmak istedim’’ başlıklı ilk benzer yayımlanan yazımda ile birlikte ele aldığım dört yerli dizi’de (Hayatımın Aşkı,Yüksek Sosyete, Aşk Laftan Anlamaz ve Tatlı İntikam) yapmaya çalıştığım değerlendirmem de iyileştirici ve yapıcı eleştirinin uygulaması anlamında kaydedilmiştir.

Belki de bir küçük el kılavuzu gibi toparlamaya çalıştığım , mükemmel olmasa da bazı hususların dizi örnekleri’yle birlikte ilk uygulaması olmuştur.

Hayatımın Aşkı adlı dizi’sinin sonlanmasının ardından devam eden Yüksek Sosyete ,Aşk Laftan Anlamaz ve Tatlı İntikam adlı dizilerde de bu anlamda yapıcı değişimlerin beklenmesi yeniden tavsiye olunmuştur.

NEDEN YAZMAK?

Tiyatro akademik kariyerimde yer alan sinema doktor’amın gücüne dayanarak da tiyatro dışında sinema üzerine de yazdığım değerlendirme/ eleştiri yazılarım bu defa yanlarına yukarıda belirttiğim ve ilk kez yazdığım, yazmaya devam edeceğime inandığım dizi değerlendirme , eleştiri yazılarımın dizi sektörü için de destekleyici anlamda yapım-yönetim-senaryo ve oyuncu üzerine yapıcı olacağına inandığım , bilgi ve birikimlerin dizi sektöründe sağlayacağı yarar ilkesi üzerine özellikle yönlendirilmiş olması bu isteği getirmiştir.

Bu anlayışla günümüz dizilerine bakmak belli bir iyileştirmenin genel olarak bu sektöre geldiğini görmek , bizleri iyimser yapmış her katmanda varlığını hissettiğimiz iyi havanın getireceği rehavet’i ötelemek için dikkatin yine her anlamda önemi ile gerekli iyileştirmenin sektöre ve ilgilisine zarar vermeden gerçekleşmesini sağlamak ise ilk hedef olmuştur.

Parlak ışıkların yanıp söndüğü dört diziyi öncelikle seçerek değerlendirmek ve onun ardından onları takip ederken ,gelen yenileri izlemek onlardan da iki tanesini belki de yaygın hali ile eleştiri dünyasına kısa bir süreliğine bu dizileri almayı istemenin , geleceğin iyileri daha iyilerinin yaratılmasına destek çabası için düşünüldüğünden kimsenin şüphesi olmamalı ve olmamıştır.

DİZİONLİNE-DİZİ DÜNYASI vb WEB SAYFALARI

Dizionline,dizi dünyası vb web sayfalarının açılabilmesi için yeni bir çalışmanın, projenin adımsal ve dingin hareketliliğinin nitelikli öncülüğü olarak bu yazılar öncelikle hedeflenmiştir. Dostlara çağrı olarak bir ilk ve ilk değerlendirme çabası olarak yine ilk yazı da olduğu gibi bu ikinci ve bundan sonrakiler için de yazım anlamında katılım çağırıları ve özgün web sayfalarının açılması isteğinin sürmesi düşüncede de vazgeçilmez olmuştur.


1-BODRUM MASALI

Bodrum Masalı zengin,otel sahibi biraz hırslı, biraz kurnaz bir işadamı Evren(Murat Aygen), güzel karısı Yıldız (Şevval Sam) ile çocukları oğul Ateş(Alperen Duymaz) ve kız Su’nun (Dilan ÇiçekDeniz) İstanbul ‘dan Bodrum’a yoksullaşarak dönüşlerinin masalı olmuştur.

Zengin Ergüder ailesinin önlenemeyen çöküşünün ardında yatan uyumsuz bir aile yapısının getirdiği özellikler ile yine bu aileye mutsuzluk getirecek anlamda ,dışarıdan yapılan ikinci bir kadın Gözde (Toprak Sağlam) müdahalesi ile ortaya çıkan çatışma ve çalışma , iş bağlantılarındaki kopukluk , tersliklerin aileye getirdiği iflas durumunun yaşanması görülmüştür.

Tüm aile bireyleri üzerindeki değişim , yeniden hayata başlama sancılarının zorluğu ile yeniden doğuş için onları nelerin beklediğini görmek için zaman önemli olmuştur.

Yeni yaşamlarının kilit noktası olarak , ailenin elinde kalan tek eski ev ile pansiyon –otel yapısında bir işletmenin yarı hissesi onları hayata bağlamak için Bodrum’a dönüşlerinde yeterli olmuştur.

Yarı hisseli işletmenin ardında da kırık , bastırılmış ama sönmemiş bir aşk hikayesi saklanmıştır. Faryalı(Timuçin Esen)ile Yıldız’ın(Şevval Sam) geçmişte kalmış gibi görünen ama kalmadığı seyirciye hissettirilen bir aşk hikayesi gündeme tozlarından sıyrılarak gelmiştir.

İstanbul’dan Bodrum’a uzanan yolda farklılık,değişim ve gelişim içinde bu masalın ibret dolu tarafına konuk olmuş, genç kuşağın değişken ilişkileri ile çok güzel yarım kalan bir aşkın hikayesine de tanıklık etmemiz bu masal ile sağlanmıştır.

Bodrum Masalı TMC yapım tarafından Erol Avcı yapımcılığında, yönetmen Mehmet Ada Öztekin ile senaryo yazarlığını yürüten Başar Başaran ile Emre Özdur isimleriyle birlikte proje tasarım reaksiyon film ,uygulayıcı Engin Sarıal,yapımcı görüntü yönetmeni Sedat Yücel,2.yönetmen Nezaket Çoşkun, sanat yönetmeni Nezaket Çoşkun,sanat yönetmeni Burhan Türk,müzik Cem Özkan tarafından yapılmıştır.

Timuçin Esen(Faryalı),Şevval Sam(Yıldız),Murat Aygen (Evren),Alperen Duymaz (Ateş),Hilmicem İntepe (Kelebek),Dilan Çiçek Deniz(Su),Toprak Sağlam(Gözde),Serhan Onat(Uzay),Bora Çengiz (Cenk),Ezgi Şener (Aslı),Serel Yereli(ALARA),Zehra Yılmaz (Rana) olarak oyuncu kadrosu da belirlenmiştir.

BAŞARI YOLU VE OYUNCU KADROSU ÜZERİNE

Bodrum Masalı adlı dizide Bodrum kasabası öncelikle mekan olarak tercih edilmiş,kasaba kişileri kendilerine özgü yerel sıcaklık ve özellikleriyle yansıtılmış, başarılı oyun kadrosuyla birlikte genç kız- erkek sekiz kişilik bilinçli bir grup gencin enerjisi de dizide paylaşılmıştır.

Timuçin Esen’in dingin, sade ve etkili oyunculuğuna eşlik eden Şevval Sam’ın doğallığı ile gençlerin aşkını bile gölge de bırakacak bir ortak çığlığın şimdilik gölgede kalmış halini tüm güzelliği ile ekranlara taşımak durumunu bu ikili hissettirmiştir.

Sıra dışı zenginlik ile sıra​dışı fakirliğin gölgesinden arınmış masal da , alışılan mahalle biçiminden de uzaklaştırılmış daha duru, daha gerçeğe uygunluk üzerinden bir yapılaşmaya öz ve biçimde gidilmiştir.

Gözde Toprak ile Murat Aygen uyumsuzluğunun getirdiği uyumda yarattıkları görüntü de kurnaz ve hırslı kimliğini saklamış erkek ile kadınsı detayların içinde parlaklığıyla bir adım daha öne çıkan Gözde Toprak’ın , kötü karakter olmanın ardında bu önemli dörtlüyü tamamlayan kadın figürü olması da çarpıcı olmuştur.

Başarılı Esen,Sam,Toprak,Aygen dörtlüsü içinde Timuçin Esen olağanüstü bir performansla masalın tartışılmaz kahramanı olmuştur.

Genç grubun etkin kimliklerinden Alperen Duymaz asi ,babası gibi hırslı ve yüzücü kimliği ile, bu masal da önemli bir karakter oynaması genç oyuncu için şans olmuştur.Genç oyuncunun dizi de inandırıcılıktan biraz uzak olması özellikle yakın çekimlerde kendinin bile inanmadığı konuşma ve tavırlarının mutlak iyileştirilmesi için çok çalışması öncelikle rolüne inanmasının değerlendirilmesi aciliyet getirmiştir.

Maddi imkanlarını kaybeden ailesiyle taşındıkları yeni yerde ,özlemi olan müzik çalışmalarını geride bırakan Dilan Çiçek Deniz sazın kırılması ardından gelen değişim ile kendisini tamamen müzik dışına taşımış, bu durum ise onu inandırıcılıktan uzaklaştırmıştır.

Masal içinde basmaktan,yürümekten korkar gibi haliyle kendine ailenin kızı olmanın dışında ,mutlak yer edinmesi ve kendisini oyunculuk anlamında geliştirmesi verilen bu şansı iyi değerlendirmesi zarif fiziğiyle oyunculuğunu pekiştirerek göstermesi önemle temenni edilmiştir.

Ezgi Şenler Bodrum kasabasının kızı olarak ince bedeni ile genç grubun içinde güçlü ,azimli olarak çizdiği Aslı karakterinde , duygusallığını kendi içinde yaşamayla birlikte yüz mimiklerinde özellikle başarıyı yakalamıştır.

Hilmicem İntepe iyi bir kasabalı olmanın verdiği rahatlıkla yine genç grup içinde kendi farklılık katmanında Faryalı kardeşi olmanın ötesinde iyi insan ve kendi kabuklarını aşmanın gelecekte sevdasına da yarayacak atılım içinde olumlu bir karakter olmuştur.

Serhan Onat,Bora Çengiz,Serel Yereli..Uzay,Cenk,Alara için çok çalışma günlerinin, onları bekliyor kanısı öne çıkmıştır.

Zehra Yılmaz’ın bu genç grup içinde biraz daha masum ötesi bir tavırla sivrilmeye çalışan baskın yapısında ilerleyen zaman da oyunculuk adına başarılı kıvrımları yakalama sinyalleri hissedilmiştir..

Bodrum Masalı şimdilik kalıcı ekran konuğu

Bodrum Masalı televizyon kanallarının birbirine benzer romantik komedi türü ya da bir yılı tamamlayan yayın döneminden sonra çeke,çeke ilk gününden çok farklı hale getirilen onca dizinin arasından ekranlarımıza konuk olmayı başarmıştır.

Bu günlerde en çok konuk olmasından memnuniyet duyabildiğimiz bir dizi çalışması olarak Bodrum Masalı gerçekten seyirciye bir ziyafet olmuştur.

İşlerinin kolay olmadığını bildiğimiz Erol Avcı ,Mehmet Ada Öztekin,Başar Başaran-Emre Özdür ,Timuçin Esen,Şevval Sam,Murat Aygen,Toprak Sağlam ile tüm genç oyuncu ve teknik ekibe başarılı,uzun ömürlü yayın dönemi dileriz.

Reklamlar