İKİMİZİN YERİNEİLE NEJAT İŞLERİN GÖRKEMLİ DÖNÜŞÜ / FÜSUN BALKAYA

“İkimizin Yerine” gerçekten telvesi bol ,tadı iyi ayarlanmış bir kahve lezzetinde keyifli bir aşk filmi olmuş,Nejat İşler’in sağlık nedeniyle ara almak zorunda kaldığı dönemin ardından çekilmiş ve kendisinden zamanın bir şeyler götürmediği aksine kazandırdığı ,soluklandırdığı hatta daha da oyunculuk anlamında olgunluğun ötesine geçmişliğinin kendi notalarında ahenkli yükselişiyle eş anlamlı olarak bu filmin yeniden İşler’i sinema’ya konuk ettiği görülmüştür.

Filmin öyküsü ve oyuncular üzerine küçük notlar

Film de kasaba hayatının sınırları çizilmiş, yaşamında büyümüş güzel Çiçek ile geçici olarak kasabaya gelen ve Çiçek’in hayatını etkilemekle kalmayarak değiştiren yakışıklı edebiyat öğretmeni Doğan’ın aşk hikayesi üzerine kurulmuştur.

“İkimizin Yerine” filminin yönetmenliğini uzun aradan sonra yönetmenlik koltuğuna oturan Umur Turagay’ın yaptığı bu aşk hikayesinin kahramanları Nejat işler, Serenay Sarıkaya başta olmak üzere Zerrin Tekindor,İştar Gökseven,Özgür Emre Yıldırım,Merve Çağıran ve Aslı Bekiroğlu gibi oyunculardan oluşmuştur.

Senaryo Pınar Bulut, Müzik Ömer Ahunbay, Yapımcı Timur Savcı ismiyle etiketlenmiş olan filmin başarısının her zaman geçerli olan aşk konusuyla örtüştürmek yerine filmde rol alan her ismin doğru seçimi ve doğru yerde olması istenilen başarıyı getirmiş yorumunu da bu film hak etmiştir.

Kasaba yaşamının tüm heyecan dışı ,tekrarlanan hayatına İstanbul’dan gelen öğretmen Doğan rolüyle Nejat İşler oyunculuk anlamında beden dilini bir virtüoz gibi kullanmasına eşlik eden ses rengi,tonu ve vurgusuyla gerçekten ustalık dönemi çalışması olarak seyirciyi bu rolüyle buluşturmuştur.

Kasabanın değişim sancısını yaşayan kızı Çiçek –Serenay Sarıkaya gençliği, güzelliği, enerjisi, tutkusu ve doğallığı yakalamakta başarılı olduğu oyunculuğuyla sinemaya iyi bir başlangıç yapmıştır.

Kasabanın şartlarını kendi şartlarıyla yoğuran Çiçek’in annesi-Zerrin Tekindor aile içinde taşıdığı yüküyle birlikte baba’ya göre filmde baskın anne profili olmuş, hem kızı hemde eşiyle paylaşmadığı,paylaşamadığı duygusal ritmine kazandırdığı yabancılaştırma motifiyle Zerrin Tekindor oyunculuğunda sık gördüğümüz uygulmasının yine başarılı tekrarını göstermiştir.

Çiçek’in babası –İşdar Gökseven ise eşi ve kızı arasında sıkışmış ve sıkıntılarını sadece içinde yaşamışlığını kendi mimiklerinde oluşturduğu ve yine kendi iç çıkmazının en doğal haliyle anlatımındaki sakin ve başarılı katkısıyla oyuncu filmde alkışlarımızı almıştır.

Büfeci Kudret –Özgür Emre Yıldırım kasabanın bu bıçkın delikanlısının olumlu enerjisini ise film de kendi karelerinin de dışına taşarak başarısını özellikle göz ardı etmek mümkün olmamıştır.

Başkent’ten-İstanbul’a gelirken

Başkent –Ankara da izlediğim bu aşk öyküsünü içim ısınarak İstanbul’a dönüş yolculuğum da yazmanın keyfiyle ,bu değerlendirmeyi de uçakta okuyucusuyla buluşması için noktaladım.

Füsun Akmen Balkaya
21-Ekim.2016/PanoraOran-Ank.

Reklamlar