İLBER ORTAYLI: ‘Eski Metin Katlinin Harf Devrimi İle İlgisi Yok’’

Tarihi sevdiren adam olarak gönüllerde farklı bir yere sahip olan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kocaeli Kitap Fuarı’nın 8. gününde okurlarıyla buluştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın söyleşisine yoğun ilgi vardı. Söyleşi başlamadan yaklaşık yarım saat önce salon tıklım tıklım doldu. Yer bulamayan çok sayıda vatandaş söyleşiyi yerlere oturarak izledi.
OTURURSUNUZ 15 GÜNDE OSMANLICA ÖĞRENİRSİNİZ

Yahya Kaptan Salonu’nda gerçekleştiren söyleşide Prof. Dr. Ortaylı, “Türklerin Altın Çağı” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Prof. Dr. İlber Ortaylı söyleşide dil üzerinden konuşurken Türkiye’nin çok büyük bir eski metin katli içinde olduğunu, ancak bunun sorumlusunun harf devrimi olmadığın söyledi. “Oturursunuz 15 günde Osmanlıca öğrenirsiniz” diye konuşan Prof. Dr. Ortaylı, “Ama bizde bu merak yok. Bunu yapmak yerine oturup kahvehanede dedikodu yapmayı tercih ediyoruz. Öğrenmez ama oturup dedesini suçlar. Ahmaktır böyle insanlar” dedi.

SADECE ARAPÇADA OLMADI

Prof. İlber Ortaylı bu çerçevede devam ettiği söyleşisinde bir memlekette harflerin değişebileceğini bunun sadece Arapça’da değil, Almanca’da da gündeme geldiğini anlattı. 19. Yüzyıl Almancasını okumanın son derece zor olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ortaylı, kendisinin de Türk-Alman ilişkilerini yazarken 19. Yüzyıl Almancasını öğrenmek zorunda kaldığını kaydetti.

“SİZ APTALSINIZ BİZ DE SADELEŞTİRDİK DİYORLAR”

Kendine has bilindik üslubuyla söyleşisini dildeki sadeleştirme çalışmalarına getiren Prof. Dr. Ortaylı, bu konuda da tepkisini ortaya koydu. Hüseyin Rahmi ya da Reşat Nuri gibi yazarların eserlerinin sadeleştirilmesini “ayıp” olarak değerlendiren tarihçi, “Bu en sade anlatımla millete, ‘Siz aptalsınız biz de sadeleştirdik’ demektir. Sadeleştirilen metnin de aslıyla ilgisi yok. Türkiye çok büyük bir eski metin katli içindedir. Bunun sorumlusu da harf devrimi değildir” şeklinde konuştu.

DİLCİLERİMİZ DİL BİLMEZ

Türkiye’deki dil bilimciler hakkında da eleştirilerde bulunan Prof. Dr. Ortaylı, şöyle konuştu: “Bizim dilcilerimiz dil bilmezler. Halbuki filologların birçok dil bilmesi gerekir. Böyle oturup da her leçeye lisans demek akıllı bir iş değildir. Lehçe konuşulamaz. Buna lisan demek için bilgisiz olmak lazım. Öyle her kulağınıza oturmayan lehçeye lisan demeye kalkamazsınız. Dünyada 5 bin lisan var ama bunların içinde ölü lehçeler yok. Bizim dil kurumumuz bunun farkında değil. Gramer kavramından haberdar olmayan Çanak ve kaleyi ayrı yazıyor.”

BİZİ KAYDEDENLER ÇİNLİLER

Büyük ilgiyle izlenen söyleşide Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türklerde maalesef bir kayıt sistemi olmadığı için tarihimizi de Çinlilerden öğrendiğimizi söyledi. Türk tarihindeki Hunların kendilerinden gelen bir metinleri olmadığı için bugün bu büyük medeniyeti başkalarından anlamak zorunda kaldığımızı kaydeden Prof. Dr. Ortaylı, Avrupalıların ise özellikle Roma döneminde ciddi bir kayıt sistemleri olduğuna dikkat çekti. Türlerin at göçebesi olmasından dolayı bir organizasyon kabiliyeti olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Ortaylı, “Ama bizi kaydedenler Çinliler. Bu kayıt sistemi de klasik latin medeniyeti kadar iyi değil. Türklerin silologları yok. Şu anda bile çok az insan Çince biliyor. Daha sonraki kayıtlar da Sansikitirit. Orta Çağda Farsça metinler var. Ve bunlar da ilk çağdan daha karışık” dedi.

OSMANLI TÜRK DEĞİLDİR DEMEK…

Son dönemde Osmanlı, Türk değildir yönündeki iddialar da söyleşide yer aldı. Selçukluların, Gaznelilerin ve Osmanlıların Türk olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ortaylı, “Şurası bir gerçek ki; Türklüğü dil ve medeniyet olarak kitleye en iyi yerleştiren Osmanlıdır. Osmanlı, Türk değil deniyor. O zaman 2 bin sene nasıl yaşadık. Bu tip bir tarih yaklaşımı yanlıştır. Osmanlı İmparatorluğu, Türklerin imparatorluğudur. Hanedan adı taşıması ise bir İslam geleneğidir. Biz kendimize Helen anlamı dışında Roma, Rum diyoruz. Ama İtalyanlar bize 12. Yüzyıldan bu topraklara Türkmenya dediler” diye konuştu.

Reklamlar