İstanbul Sinematografik Tiyatro’ nun Zirvesini Gördü! : ‘Ghost Müzikali’ / YAŞAM KAYA

Geçtiğimiz hafta İstanbul çok çok önemli bir tiyatro topluluğunu konuk etti. Zorlu PSM’de izlediğimiz ‘The Ghost Musical’, İngiltere’de başlayan ve zamanla yayılarak tüm dünyayı etkisi altına alan unutulmaz Hollywood filmi ‘Ghost – Hayalet’ i tiyatro sahnesinde gözler önüne serdi. 2011 yılında Manchester Opera House’da prömiyerini yapan Ghost Müzikali, Tony ödüllü yönetmen Matthew Warchus, başrollerinde Richard Fleeshman ve Caissie Levy ile perdelerini açtı. Bruce Joel Robin’in metni, Dave Stewart ve Glen Ballard’ın da müziği ve şarkı sözleriyle Ghost Müzikali, Londra West End’de Piccadilly Tiyatrosu’ndan bir çığır açarak dünyada büyük hayranlık uyandırmıştı. 2012’de Broadway’de sergilenen müzikalin başarısındaki sır elbette sinemadan tiyatroya aktarılan harikulade metnin içindeki tılsımda gizli. İstanbul’da Zorlu PSM’de seyircisi karşısına geçen 2017 yapımı yeni müzikali izleyen biz eleştirmenler, çoktan tiyatro sezonunu o anda kapatmış olduk. Milimetrik sahne düzeni, muhteşem karakter oyuncular, müziklerin oluşturduğu muhteşem ahenk, sinema filmi gibi akan mekan değişiklikleri Türkiye’deki tiyatro yönetmenlerine, oyuncularına ve teknik ekiplerine ders verir nitelikte. 2017 yılında Bill Kenwright yapımcılığında perdelerini açan müzikal, teatral anlamda bizlere yepyeni soluklar sunuyor.

1990 yapımı Jerry Zucker filmi Ghost (Hayalet), New York’lu genç çift Sam ve Molly’nin bir gece Sam’in bıçaklanarak öldürülmesi sonucu başlayan hikayesini anlatır. Sinema tarihi ile ilgilenenler hatırlayacaktır, başrollerinde Patrick Swayze, Demi Moore ve Whoopi Goldberg’in yer aldığı Ghost vizyona girdiği sene en yüksek gişe hasılatı yapan film olmuştu. En İyi Film dahil olmak üzere 5 dalda aday gösterildiği 63. Oscar – Akademi Ödülleri’nde film, Whoopi Goldberg’e En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandırırken filmin senaristi Bruce Joel Robin’e de En İyi Orijinal Senaryo ödülünü almıştı. BAFTA ve Altın Küre gibi ödülleri de kapan film, dünya sinema tarihine adını ‘kült film’ olarak yazdırmış, Demi Moore ve Patrick Swayze gibi iki kaliteli Hollywood oyuncusuna büyük şöhret kazandırmıştı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Müzikalin en dikkat çekici özelliği filme birebir bağlı kalınarak oluşturulan sahne yapısı ve oyuncular. Özellikle filmdeki mistik havanın konunun tamamında egemen olduğunu gördüğümüz için, yönetmen bu ayrıntıyı atlamadan sahne düzenini oluşturmuş. Niall Sheehy, Rebekah Lowings, Sergio Pasquerillo ve Jacqui Dubois ana rollerde karşımıza çıkan muhteşem isimler. Yönetmenin ne anlatmak istediğini birebir uygulayan oyuncular sahnede soluk soluğa gösterdikleri performansla insanı hayretler içinde bırakıyor. Lee Brennan yönetmen koltuğunda herşeyi o kadar planlı ayarlamış ki, siz müzikali izlerken bazen sahne değişimlerini anlamıyorsunuz bile. New York sokaklarıyla başlayan, Walt Street ile süren, daha sonra evlere, gizemli şehir görüntülerine ulaşan sahne tasarımı, ışığın büyüleyici gücü ve anlık değişen yapısıyla insanı ‘Sinematografik Tiyatro’ nun derinliklerine çekiyor. Oyunun her karesinde oyunculara, yönetmene öylesine hayranlıkla bakıyorsunuz ki, insan müzikalin iki perdelik yapısında sanki iki bölümden oluşan bir sinema filmi izliyor izlenimine kapılıyor. Molly Jenson rolünde Rebekah Lowings öylesine muhteşem bir rol ortaya koyuyor ki, insan Demi Moore’dan çok ayrı, oyuncuya has bir yorumu sahnede görüyor. Oda Mae’de Jacqui Dubois’ in büyüleyici komediyle karışık rol analizi, bana göre oyunun en rahatlatıcı anlarını oluşturmuş. Müziklerin kusursuz biçimde oyuncular tarafından benimsenmesi ve üç ayrı müziği aynı anda söyleyen profesyonel kadro ortadaki çalışmanın ne derece kusursuz oluşturulduğunu kanıtlıyor.

Bir eleştirmen olarak, hayatımın en iyi oyunlarından bir tanesini geçtiğimiz hafta Zorlu PSM’de izledim. Ghost Müzikali’ nin neden üç Tonny Ödülü aldığını sahnedeki çalışmanın kalitesine bakarak daha net anladık. Ortadaki başarının sırrı, müzikale inanan oyuncuların samimiyeti. Görselliğe önem vermeden sadece ama sadece karakter oyunculuğuna bakılarak oluşturulan kadro, sahnelerde daha çok ses getirir. Müzikle kurulan bağ, Sinematografik Tiyatro’ nun sahnede birebir ve kusursuz işlenişi, dansçıların şaşırtıcı koreografisi her açıdan eksiksiz. Ghost filmini izleyenler için ortadaki aşkın anlatımı bu söylediklerimle beraber şaşırtıcı boyut kazanıyor. Bu tarz oyunların da Türkiye’de olması için yönetmenlerin, oyuncuların oturup Ghost Müzikali’ ni üst üste en az beş defa izlemesi şart!

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com

Reklamlar