Buluşmanın ilki 2014 Altın Portakal Jüri Büyük Ödülü sahibi, anarşist kara güldürü “OHA: Oflu Hocayı Aramak” filmini yönetmeni Levent Soyarslan ile beraber izleyip tartışacağız. Film gösterim & okumaları belirtilen akşamlar 19:00-22:00 arasında Dem Bebek’te yer alıyor. Katılım ücreti 60TL’dir. Yerimiz kısıtlı olduğu için en geç bir gün öncesine kadar rezervasyonunuzu gerçekleştirmenizi rica ediyoruz. Rez: 0 542 439 00 00…

13 – 22 Mart 2015 tarihleri arasında Türkiye / Almanya Film Festivali sinefilleri 20. kez Nürnberg’e davet ediyor. 2015 yılının programının hazırlanması son hızla devam ediyor. Heyecanla beklenen programın önemli bir parçası olan Onur Ödülleri sahipleri belirlendi. Festival, 2015 yılında dünya çapında üne kavuşmuş olan Alman oyuncu Hanna Schygulla‘ya, Türkiye’nin en çok sevilen oyuncusu Şener Şen‘e ve yönetmenlik ve senaryo yazarlığı konusunda referans kabul edilen Yavuz Turgul’a festivalin Onur Ödülü’nü takdim edecektir…

Ömer Faruk Sorak’ın merakla beklenen yeni filmi “8 Saniye”, Esra İnal’ın rüyalarıyla barışmasını beyazperdeye taşıyor. “Rüyalarımda her şey, buradaki kadar gerçek… Uyanık olduğumu sanıyorum, aniden rüyada olduğumu fark ediyorum.” diyen Esra, uzun yıllar rüyalarının verdiği sıkıntılarla boğuşur. Daha sonra onların aslında birer yol gösterici olduğunu fark eder ve küçüklüğünden beri gördüğü rüyalar üzerinden, kendi hayatını anlamlandırmaya başlar…

Tanışmalarının birinci yılını kutlayan Aslı ve Umut arkadaşlarıyla doyasıya eğlendikten sonra, Umut’un Beyoğlu’nun arka sokakların bulunan evine giderler. Sekiz katlı yıkık dökük ve terkedilmiş apartmanda Umut ve kapıcı dairesinde bulunan çift dışında başka kimse yaşamamaktadır. Umut ve Aslı eve gelip bir süre eğlenmeye devam eder. İkili uyumaya karar verdikleri sırada son derece şaşıracakları bir durumla karşılaşırlar. Kocaman kırmızı bir bavulun salonun tam ortasında durduğunu fark eden çift bir süre şaşkınlıktan donarlar. Umut bavulun kendisine ait olmadığını söyler. Sonunda bavulu açmaya karar verdiklerinde ise ikisini de dehşete düşüren bir manzarayla karşılaşırlar…

Herkesin bir şekilde içten içe merakla beklediği 2015’in en çarpıcı sinema yorumlarından olan “Gri’nin Elli Tonu”, E.L. James tarafından yazılıp Sam Taylor-Johnson’ un düşünsel anlatısıyla sinemadaki yerini aldı. Türkiye’de özellikle kadınların bastırılmış cinsel dürtülerinin yoğun olduğunu düşünürsek, filmin duygusal/cinsel kabulleniş sürecinin epeyce tartışılacağı kesin. Eserin basılı kitap halini özellikle hemen tüm kadınların bir şekilde okuduğunu, eserle ilgili bilgiler topladığını biliyoruz. Bu da nereden çıktı demeyin? Sinemanın görünen gerçekleri aktarımda bir merkez olduğunu düşündüğümüzde…