Tebdil-i Mekân Prodüksiyon Tiyatrosu’ nun çalışmalarıyla Sumru Yavrucuk’ un tiyatroda hayat verdiği ‘Shirley’, tiyatrodan sinemaya aktarılan çarpıcı metinlerden birisi. Russell 1986 yılında kaleme aldığı konuyu tiyatro sahneleri için yazmış, ama kadının yalnızlığına dair yakaladığı evrensellikle sinema yönetmenlerinin dikkatlerini çekmişti…
yaşam kaya
Caz eleştirmeni olarak geçtiğimiz yıl İstanbul Art News’da ’21. İstanbul Caz Festivali’ ile ilgili dosya hazırlamış, İstanbul’ un ‘Dünya Caz Başkenti’ seçildiği günden bu yana yaptığı sıçramayı detaylı biçimde değerlendirmiştim…
Geçtiğimiz yıllarda “Ninja’nın İntikamı” ve “Kuzgun” adlı iki kötü projeye imza atan Yönetmen James McTeigue, yeni filmi ‘Ölümcül Takip’ ile ‘sinemada kötü kurgu nasıl bir araya getirilerek film yapılır?’ sorusunun cevabını aramayı sürdürüyor…
Geçtiğimiz günlerde İzmir seyehatim sırasında İzmir Devlet Opera Balesi’ nin sahnelediği ‘Lüküs Hayat’ müzikalini izleme fırsatı yakaladım. Genel hatlarıyla izlediğim oyunla ilgili kritik yazmış, yazdığım kritiği yayınlamayı beklerken 6. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nde izlediğim Mersin Devlet Opera ve Balesi yapımı ‘Romeo ve Jülyet’ operasını da kritiğe eklemenin mantıklı olacağına karar verdim…
İkinci Kat’ ı 2009 yılında ilk keşfettiğim günden bu yana ürettiği tiyatro çalışmalarını ilgiyle takip ettim. 2000’li yılların başında İstiklal Caddesi’nde başlayan İngiliz Tiyatrosu etkilerinin yansıması dalga dalga …
Akbank Caz Günleri 2 Haziran 2015 Salı günü caz severlerin gönlünü fethetmeye çıkarken, cazın festivaller dışında da artık kendisine yer bulmaya başladığını görüyoruz. Köklü bir caz kültürünün toplumun genç tabakasına yayıldığı şu günlerde…
İstanbul Şehir Tiyatroları’nın düzenlediği “31. Genç Günler” kapsamında Fransa’dan Türkiye’ye gelerek Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyircileri karşısına geçen ‘Kenardakiler’, Fransa’da yaşayan Türkiye kökenli Sedef Ecer’ in izlediğim üçüncü önemli tiyatro oyunu. Hem oyuncu hem de yazar kimliğiyle Fransa’da etkileyici işler başaran Ecer, kendi toplumunun yarattığı travmalardan yola çıkıp bir göç hikayesini Avrupa’ nın tam merkezine oturtmayı başarıyor…
Eskişehir Şehir Tiyatroları’ nın bu sezon repertuarına aldığı Stefan Tsanev imzalı “Jeanne D’arc’ın Öteki Ölümü”, tarihin gizli sayfalarında kalan efsanelerle süslü genç bir kızın yarattığı gerçek toplumu irdeleyen bir oyun. Fransa’ nın nasıl Fransa olduğunu kanıtlayan eserde, İngilizlerle savaşa girip tüm onurunu kaybeden milletin yeniden dirilme hikayesi gözler önüne serilmiş. Fransa’ nın millet olma yolunda adım atmasını sağlayan cesur Jeanne D’arc tarihte gerçekten yaşamış sıradışı kahraman…
Bundan 26 sene önce Broadway’de sahnelenmeye başladığında, ABD’ nin en çok konuşulan eserlerinden birisine dönüşen ‘The Phantom Of The Opera’’yı nisan ayı içinde Zorlu Performans Sanatları Sahnesi’nde izledim. Londra Westend’de de Amerika’dan daha uzun yıllar kapalı gişe gösterimlerine devam eden çarpıcı eser, oyuncularından teknik kadrosuna dek kalabalık bir kadronun yansıması olarak sahnelerdeki yerini alıyor…
Tiyatro oyuncusu Barış Atay’ ın ilk sinema deneyimi olan ‘Eksik’, sinemamızda daha önce denenen, ama sadece o dönemin içinde kalıp, olanı irdeleyerek, 1980 döneminin dışına çıkmayan yapıtlardan farklı bir film olmuş. ‘Neden-sonuç’ ilişkisi içinde, bir dönemin karanlık geçmişinin izlerini günümüzde arayan filmde konunun detayları metaforik göndermeleri içinde barındırarak yaşamın özüne devrimci bir misyon eklemeyi başarıyor…
1983 yılında Yavuz Turgul ‘Şekerpare’ filminin senaryosunu yazdığında, farkında olmadan Türkiye Sineması’ nın kültleşmiş bir eserini beyazperdeye kazandırmıştı. […]
Geçtiğimiz haftalarda İzmir’de ‘Uluslararası Caz Festivali’ ne katılıp epeyce konser izleme şansını yakalamıştım. Lifeartsanat için takip ettiğim festival sırasında adını duyduğum ama bugüne kadar izleme şansını yakalayamadığım Bademler Köy Tiyatrosu’ nu da görmeye gittim. Tiyatronun bu seneki çalışma hayatına İstanbul’dan tanıdığımız çok değerli bir tiyatrocu Melisa İclal Gürmen de katılmış. Melisa’yla iletişime geçip tiyatronun çalışmalarını görmek istediğimi söylediğimde hemen soluğu Bademler Köyü’nde aldım…
