Seyri Mesel’den Bir Faşizm Öyküsü; ‘Ay Carmela’ / YAŞAM KAYA

Tiyatro Seyri Mesel’ in 2013 yılından bu yana izleyenlerine sunduğu “Ay Carmela”, Kürt Tiyatrosu’ nun uluslararası tiyatro dünyasında gösterdiği başarının güzel örneklerinden. Josê Sanchis Sinisterra imzalı konuyu A. Rahman Çelik Kürtçe’ye çevirmiş, Nurten Demirbaş yönetiminde Güler İnce ve ve İbrahim Turgay oyunda görev almış. Asıl konuya baktığımız zaman oyunun üç kişi arasında geçen bir öykü olduğunu anlarız. Seyri Mesel güzel bir dramaturjiyle süslediği sahnelemesini iki kişilik bir alana çekerken,  ortaya konulan başarılı çalışmanın sadeliğine birazdan değineceğim. 1990 yılında, İtalyan-İspanyol ortak yapım olarak sinemalarda gösterilen ‘Ay Carmela’, teatral metne bağlı kalınarak, faşizmin insanlık dışı baskıcı uygulamalarını çarpıcı karelerle tiyatrodan sonra sinema izleyicisine de sunmuştu. Yani konunun bilinirliği evrensel çapta. Gerçi bilindik bir konu olmasa dahi, sahnede yaşanılanlar günümüz dünyasının yaşadıklarıyla farklı değil. Faşizm her yerde her zamanda her alanda kendisini korumayı başarabilmiş bir virüs!
Konu, İspanya İç Savaşı’nda cephedeki Cumhuriyetçileri eğlendiren ve üç kişiden oluşan gezici bir tiyatro kumpanyasının kendilerini Franco güçlerinin içinde bulmasıyla başlıyor. Carmela ve Paulino, esir kampına kapatıldıktan sonra, kurşuna dizilme korkusuyla İtalyan faşist komutanın isteklerini gönülsüz yerine getirir. Onlardan faşist askerler için bir gösteri düzenlemeleri istenir. Gerçi durum hiçte öyle değildir. İspanya’ya gelip faşistlere karşı savaşan yabancı Polonyalı askerler, düzenlenecek olan tiyatro gösterisinden sonra toplu idam edilecektir. Carmela yapılacak bu canice toplu kıyıma sessiz kalamaz…
ay-carmela
Konuyu sahneye uyarlayan Nurten Demirbaş, asıl metinden farklı olarak iki kişilik bir öyküyü son bölümden başlayarak bizlere gösteriyor. Paulino, faşistlere karşı düzenledikleri gösteri sırasında dayanamayıp karşı cephenin bayrağını dalgalandıran ‘Carmela’ nın öldürülmesinden sonraki süreçte karşımızda. Yaşadıklarından pişmanlık duyan, geçmişi zihninden silip atmak isteyen Paul, Carmela ile hayalinde sohbet ederken geçmişte yaşanılan olayları birer birer sahnede yaşıyor. Geri dönüşler içinde sürüp giden öykü seyirciyi derin hüzünlere doğru çekmiş. Yönetim anlamında oyun çok başarılı. iki kişinin öyküsüne, seyirciyi de az sonra ölüme gidecek askerler olarak yerleştirmek zekice bir düşünce.
‘Carmela’ rolünde Güler İnce’ nin rol psikolojisini doğru çözümlemiş olması, ayrıca uzun zamandır sahnede oynadığı karakterin ‘karşı duruşunu’ çok iyi tespit etmesi konunun akıp gitmesinde önemli bir etki. Son sahneye kadar inanılmaz bir performansla, az sonra neler olacağını hissettiren oyuncu, oynadığı rolün ağırlığını rahatlıkla kaldırmış. ‘Paulino’da İbrahim Turgay, ölüm korkusu karşısında inanmadığı bir eylemi gerçekleştiren, geçmişinden pişmanlıklar duyan bir insanı canlandırmış. Şarkıların, dansların olduğu bölümlerde, ölüme doğru akıp giden trajik öykünün içinde harikulade bir iş çıkarmış. Sahnede iki kişilik dev bir ekip var. İki perde süren oyunun can alıcı noktası ise, faşizme karşı boyun eğmeyen ‘Carmela’ nın ölüm sahnesi!
Tiyatro Seyri Mesel, İstiklal Caddesi’nde sürdürdüğü tiyatro hayatında, ‘Ay Camera’ ile Kürt Tiyatrosu’ nun kaliteli çalışma örneğini seyircisiyle paylaşıyor. İspanya İç Savaşı’nda yaşanılanları düşündüğümüz zaman, grubun günümüz politik olaylarına da gönderme yaptığını söyleyebiliriz. Oyun Türkçe üst yazılı.
Adres:
Şehit Muhtar Mah. İmam Adnan – Nane Sk. No: 5 K: 4 Beyoğlu/İSTANBUL
Tel: (212) 244 97 89
Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com