Kariyerinde Grammy dahil sayısız ödül kazanmış, dünyanın en iyi çelistlerinden Jean Guihen Queyras, İstanbul’a geliyor!

Jean Guihen Queyras

Kariyerinde Grammy dahil sayısız ödül kazanmış, dünyanın en iyi çelistlerinden Jean Guihen Queyras, İstanbul’a geliyor. Fransız çelist, Almanya’nın ünlü dönem müziği topluluğu Akademie für Alte Musik Berlin ile aynı sahneyi paylaşacak.

Müzik ve çello serüveniniz nasıl başladı?

Harika müzik zevki olan bir aileye doğmuşum, kendimi bildim bileli evde hep iyi müzik dinlenirdi. Çello içinse ilk görüşte aşk diyebilirim.Genç sanatçıların sahne aldığı bir konserde Saint-Saëns’in bir bestesini seslendiren bir çocuğu dinlemiştim. Enstrümanın sesinden ve görüntüsünden o kadar etkilenmiştim ki, annemlere çello çalmak istediğimi söylemiştim. Dokuz yaşındayken bana aldıkları ilk çello ile maceram başlamış oldu.

Grammy, Diapason d’Or, Gramophone gibi çok saygın ödüllere sahipsiniz. Bu başarınızı neye borçlusunuz?

Çocukluğumdan bu yana büyük bir emek ve disiplinle çalışıyorum. Ama her şeyden önemlisi tutkuyla bağlı olduğum işi yapıyorum. Daha doğrusu tutkunu olduğum müzik benim mesleğim, hayatım oldu. Şimdiye kadar çok saygın orkestralarla birlikte konserler verdim, çok önemli salonlarda solo performanslarım oldu. Farklı müzisyenlerle çalışmayı, farklı eserler seslendirmeyi çok önemsiyorum ve çeşitlilikten besleniyorum. Ödüller elbette iyi bir motivasyon kaynağı. Ancak ödül odaklı bir yaklaşımım olmadı hiçbir zaman. Ben yeniyi aramayı, deneyimlemeyi çok seviyorum. Zaten müzisyenlerin kısaca sanatçıların bu arayışı hiçbir zaman bitmez. Ne kadar esnek ve yeniliğe açıksanız o kadar başarılı oluyorsunuz.

Belki ayrım yapmak zor olabilir ama sizde yeri ayrı olan besteciler var mı?

Bach ilk aklıma gelenlerden. O, bir müzisyen için zirve noktasındadır. Yine İstanbul’daki konserimizde eserlerini seslendireceğimiz Vivaldi bana çok iyi gelen bir besteci. Besteleriyle mükemmel bir Venedik panoraması çizdiğini söyleyebilirim. Schuman, Beethoven, Ravel… Sanırım karar veremeyeceğim. Gerçekten hepsi çok önemli ve büyük besteciler. Günümüz bestecilerini de çok önemsiyorum. Birlikte birçok konser verme şansını bulduğum Pierre Boulez onlardan biri.

“AKAMUS” tüm dünyada verdiği konserlerle övgüler alan bir dönem müziği topluluğu. İstanbul’daki konseriniz öncesinde neler hissediyorsunuz?

Söylediğiniz gibi hepsi çok başarılı ve yetenekli müzisyenler, gerçekten her konser sonrasında inanılmaz bir mutluluk hissediyorum. 2011 yılında Vivaldi’nin çello konçertolarını birlikte kaydetmiştik zaten. İstanbul’daki konserde de Vivaldi ve Caldara’dan eserler seslendireceğiz. Türkiye’ye daha önce gelmiştim ama o zaman solo çalmıyordum. Bir orkestra ile birlikte gelmiştim. Türkiye’de iyi bir klasik müzik kitlesi olduğunu biliyorum önceki deneyimlerimden. Yine çok sıcak bir karşılama olacağına eminim.

Gençlerle ilgili birçok projeniz ve çalışmanızın olduğunu duymuştuk…

Müzik Akademisi’nde gençlerle çalışmalarım sürüyor. Onlarla bir arada olmak beni çok mutlu ediyor ve besliyor. Ben bildiklerimi paylaşırken onlardan da birçok şey öğreniyorum. Sanata ve kültüre ilgili gençler benim dünyaya dair umutlarımı arttırıyor. Bu sayede dünyanın gelecekte çok daha iyi bir yer olacağına dair inancım pekişiyor. Gençler benim için müthiş bir umut ve enerji kaynağı. Akademie für Alte Musik Berlin topluluğu ile birlikte konser verecek Jean Guihen Queyras,10 Şubat akşamı İş Sanat’ta olacak.

Lifeartsanat / Suzana Rood

Jean Guihen Queyras
Jean Guihen Queyras