GENEL MÜDÜR ‘’A.NEJAT BİRECİK‘’ İLE DEVLET TİYATROSUNA GELENBAHAR HAVASI” / FÜSUN BALKAYA

A- SÖYLEŞİ –RÖPORTAJ /BİRİNCİ BÖLÜM ;
DEVLET TİYATROSU (DT) ve GENEL MÜDÜR NEJAT BİRECİK​​​​​​​​​​​​

Genel Müdür Sayın Nejat Birecik’in kurumuna olan saygısı ve sevgisi hayatının tüm önceliklerinin buradan başlattığını konuşmamızda öncelikle bize hissettirmiştir.
Sayın Birecik’in bu hassasiyeti doğrultusunda söyleşimiz de Devlet Tiyatroları özgeçmişi,sezon repertuar listesi ile başlamış ve dünyanın en büyük tiyatrosuna sahip olmamızın gururu genel müdürün paylaşımı ile bizimle de yaşanmıştır.

Devlet Tiyatrosu kısa kuruluş özgeçmişi:

Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü Halkevlerinde başlayan okumalar serüveninden,Küçük Sahne temsilleri ve Prof. Carl Ebert ile Devlet Konservatuarı Tatbikat Sahnesinde pekişen çalışmalar sonucunda yeni bir yapılanma ihtiyacı sonucunda 1949 yılında kurulmuştur.

Muhsin Ertuğrul da aynı yıl genel müdürlük görevine getirilmiştir.(1949-51)
Konservatuar’ın kuruluş tarihi olan 1936 ile 1947 ‘li yıllar Tatbikat Sahnesi olarak yapılan çalışmalar bu sanatsal yapıyı 1949 da ‘Devlet Tiyatro ve Operası’ olarak adlandırılarak kurulmasını sağlamıştır.
(1951-53 tarihleri arasında genel müdürlük görevini üstlenen Cevat Memduh Altar ise opera’nın bağımsız kuruluş sürecini de daha da hızlandırmış,1960 yılında Opera ve Bale bu yapıdan ayrılarak ,yeni oluşumunu bu gayretli çalışmalar sayesinde gerçekleştirmiştir.. )
1954 yılında yeniden Genel Müdürlüğe atanan Ertuğrul,bölge tiyatro çalışmaları ile birlikte sahne sayısının da daha artmasında başarılı olmuştur.

1961 yılında Cüneyt Gökçer tarafından yöneticilik bayrağı Başkent Ankara da Ertuğrul’dan alınmıştır.

Devlet Tiyatroları halkın eğitimini yükseltmek amacı ile eğitimi yerli ve yabancı eserlerle desteklemek,yurt içi ve yurt dışı sanatsal çalışmalara önem vermek,Türk dili , şive de birliktelik sağlamak,sanat ve estetik duygusunu da özellikle geliştirmek amacı ile üstte belirtilen şekilde 10.Haziran.1949 tarih ve 5441 sayılı kanun ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kurulmasını karar verilmiş ve kurulmuştur.

Genel Müdürlük tarafından merkez ve bölgeler olmak üzere teşkilatlandırılması yapılmış kurumunAnkara,İstanbul,İzmir,Bursa,Adana,Trabzon,Diyarbakır,Antalya,Erzurum,Konya,Sivas,Van,Gaziantep,Malatya,Elazığ,Samsun,Çorum,Zonguldak,Kahramanmaraş,Denizli, Ordu olmak üzere başlıca 23 ilde bölge tiyatroları ve64 yerleşik sahne düzeninde kuruluşunu zaman içinde hızla tamamladığı çokça sahnelere de(1949- 2015) ulaşmıştır.

DT 2015-2016 TİYATRO SEZON AÇILIŞ OYUN LİSTESİ:

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce merkez ve bölgelerde bu sezon açılış oyunlarının listesi Sayın Birecik’ten söyleşi de alınmıştır.

‘’Satıcının Ölümü’’A.Miller,’’Vanya Dayı’’A. Çehov,’’Macbeth’’W.Shakespeare,’’Kurnaz Aşıklar’’G.Farquhar,’’Bir İnce Sızı Nisan1915’’T. Gündüz,’’Grönholm Metodu’’ J.Galceran, ‘’Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye’’S.F.Abasıyanık,’’Müfettişler’’M.C.Anday,’’Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’’H.Taner,’’SonTango’’Ö.Özer,’’HayvanÇiftliği’’G.Orwell,’’ShakespeareZorda’’,C.AlexanderH.Darjes’’NeşeDertAşk’’Ş.AktemurToprak,’’Nalınlar’’N.Cumalı,’’Kuaförde Bir Gün’’P.Ünalp,’’Umut’’N.Pakdil,’’ Nihayet Bitti’’P.Turrini,’’Bernarda Alba’nın Evi ‘’F.G.Lorca,’’İyiyim’’H.A.Tahmaz,’’Bizim Yunus’’S.Atasoy,’’Kuğunun Şarkısı ‘’-‘’Bir Evlenme Teklifi’’ A.Cehov,’’Hüzzam’’G.Sümer,’’Euridice’nin Elleri’’P.Bloch,’’ Kontrabas’’P.Süskind,’’Nehir’’G.Karakadıoğlu,’’Yeşilçam’’U.Saatçi,’’Son Kuşlar’’S.F.Abasıyanık,’’Horoz Adam ve Korsan’’S. Ak,’’Ellerimin Arasındaki Hayat’’P.Ustinov,’’Cehennem’’j.Haley,’’Eğer Bu Bir Film Olsaydı’’A.İmşiroviç,’’Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’’H.Taner,’’İkinci Bölüm’’N.Simon,’’Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş’’H.Levin,’’İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı’’A.C.Kılcıoğlu,’’Sevgili Hayat’’ F. Özşener,’’Nice Yıllara’’T.Özinel,’’Tersine Dünya’’O.Kemal,’’Erkek Arkadaş’’S.Wilson,’’Cehov Makinesi’’M.Visniec,’’HamletMakinesi’’H.Müller,’’Hamlet’’W.Shakespeare,’’Profesyonel’’D.Kovaçeviç,’’Purnima ve Sırlar Ormanı’’G.Ertekin,’’Çiçeğim Solmasın’’K.Gökçer,’’Barış Gezegeni’’Ü.Köksal,’’Kırık Testi’’H.V.Kleist,’’Kurban’’ G.Dilmen,’’Akıl Defteri’’J.C.Carriere,’’Bir Garip Orhan Veli’’O.V.Kanık,’’Çiçu’’A.Nesin.,’’Bakanı Bekliyoruz’’N.Cumalı,’’Eşek Kulaklı Kral Midas’’İ.Yakut,’’Kanlı Nigar’’S.Şendil,’’EntrikalıDolapKomedyası’’Y.E.Gümüş,’’Bana Mastika ‘yı Çalsana’’N.Engindeniz,’’Halktan Biri’’S.Bobrick,’’Kozalar’’A.Ağaoğlu,’’Sihirli Kapı’’T.Turan,’’Oyunun Adı Külkedisi’’Ö.Tunca,’’Leonce ile Lena’’G.Büchner,’’Macun Hokkası’’M.Celal,’’Muammer Muammer’’O.Kemal,’’Eski Dünya Masalı’’M,H.Kırıkkalp,’’Ziyaretçi’’ T. Cücenoğlu,’’Rulet’’K.Kortidis,’’Ermişler yada Günahkarlar’’A.Horowitz,’’Uçlar’’W.Mastrosimone,’’Şaşkın Koca’’Moliere,’’Bir Daha Çal Sam’’W.Allen,’’Üstat Molıere Evleniyor’’M.M.İldan,’’Güneydeki Orman’’ Murat Kaahüseyinoğlu,’’Buzlar Çözülmeden’’C.Fehmi Başkut,’’Hülleci’’R.N.Gültekin,’’Nasreddin İnadın Sonu’’Ö.Tunca,’’Demir’’Rona Munro,’’Misafir’’B.Erenus,’’Yedi Kocalı Hürmüz’’S.Şendil,’’Kırmızı Şapkalı Kız’’H.Güven,’’Üç TekerlekliAraba’’F.Arrabal’’,’’Kanlı Düğün’’F.G.Lorca,’’Kamyon’’M.Baydur,’’Kurbağa Prens’’Grimm K.,adlı oyunlar merkez ve bölgelerde tiyatro seyircisi ile adı geçen sezonda buluşturulmuştur.

DÜNYA’NIN EN BÜYÜK TİYATROSU :

Yirmi üç(23) bölge de altmış dört( 64) sahne ile yaklaşık yüzeli(150)oyunla her gün perdesini açan Devlet Tiyatroları ‘’Dünya’nın En Büyük Tiyatrosu’’ özelliğini taşıdığı sayın Nejat Birecik tarafından söyleşimizde gururla paylaşılmıştır.

Söyleşimiz esnasında genel müdürün özellikle üzerinde durduğu bu hususu daha rahat yazabilmek için yukarıda belirtmeye çalıştığımız sezon ilk oyun listesi de bu amaçla tarafımızdan detaylandırılmış olarak listesi aynen verilmiştir.

B-SÖYLE Şİ-RÖPORTAJ / İKİNCİ BÖLÜM ;
DT ve SAĞLANAN HUZUR!

Başkent Ankara da Kasım ay’ının ortalarında güneşin ışıl ,ışıl olduğu bir öğleden sonra tüm nezaket ve dostluğun getirdiği sıcaklığı ile makam odasında bizi karşılayan genel müdür Sayın Nejat Birecik tarafından karşılanışımız gerçekten şaşırtıcı , özlenen bir karşılanış olmuş ve bizi yıllar öncesine götürmüştür.

Sayın Cüneyt Gökçer,Hocam Sayın Turgut Özakman ve Sayın Bozkurt Kuruç gibi hatırlayabildiğim büyük ustalardan sonra bu makam odası yeniden huzur bulmuş onca sıkıntıları çok geride bırakmışlığını ve yeniden soluklandığını tüm misafirlere de yansıması ile daha başlangıçtabu durumu hissettirmeyi başlamıştır.

Elinizi dostça tutan bir genel müdürün aynı dostlukla sorularımıza söyleşi boyunca cevaplayacağını başından bilmediğiniz için daha açıkca da söylemek gerekirse o makam da çok sıkıntılar yaşandığını daha düne kadar blazer ceketi ile tamamlanan kostümü içinde dostluktan uzak , manevi esir ediliş , üzülmüşlükler bu odanın hatıraları arasında pek iyi hatırlamadığımız şimdi ise unutmuşluktan öte aksiyonelliğini kaybetmiş bir varlığın bitmişliği üzerine silinen son kalıntıları nedeni ile bu söyleşi başında Sayın Birecik için de insan olarak duygularımızın pürüzsüzlüğü mümkün olamamıştır.

Söyleşi öncesi yine yaptığımız sohbet sırasında bile Nejat Birecik’e soracağımız sorular bizi fazlası ‘yle meşgul ederken kendisini de biraz tanıma içgüdümüz öne çıktığı için de ön sohbetin bile tadına varamamışlığımız burada itiraf etmeyi özellikle istemişizdir.

SÖYLEŞİ-RÖPORTAJ’IN AKIŞ RAHATLIĞINI SAĞLAYAN GENEL MÜDÜR.

Sayın Birecik’in bu huzur ,bu özlenen bahar havasını sağlamasındaki başarısının hareket noktasını bulmamız çok önemli olmuştur. Ardı ,ardına sorulan sorular kendisini daha da rahatlatmış ,söyleşi de soru sayısı arttıkça daha da keyifle sanat,tiyatro üzerine görüşlerinin sanatçı –yönetici anlayışında olumluluğunu ve sorumluluğunu ortaya çıkararak bize anlatmaktan Sayın Birecik hiç çekinmemiştir.

Sufi(Sofi)terbiyesi denen içsel ergenliğin getirdiği kabulleniş ve olgunluğun bilgece duruşunu benimsemiş olan Birecik, bu anlamda Mevlana ve Sufi terbiyesine gerçekten ihtiyaç olduğunu kendi gerçeği içinde de kabullenişini açıkca bizimle paylaşmıştır.
‘’Sufi ‘’terimi çoğunlukla pislikten arınan kalbini saflaştırma işlemi ile meşgul kılan altın ile çamur anlamında ayrım getirmeyen bir düşünce temizliğini kabul etmiş kişi ve kişiler için kullanılmıştır.

İnsanlığın muhtaç olduğu hoşgörü ve karşılıklı anlayışın bugün için daha da çok Hz.Mevlana’nın öğretisi doğrultusunda ihtiyaç duyulduğu ,2007 yılında ‘’Mevlana Hoşgörü Yılı’’ değerlendirmesi ile daha da yaygınlaştırıldığı inancı öne çıkarılmıştır.Toplumun değer yargıları içinde yaşanan ihtiras,kıskançlık,çekememezlik duygularını ruhumuzdan ötelemenin getireceği rahatlığın özenelesi hazmetmişliğine kavuşmak ise önceliğimiz olmuştur.’’diyerek sözlerini bu anlamda açıklık getirerek Sayın Birecik tamamlamıştır.

Düşünce ve öneriler karşısında katılaşma,kabalaşma eylemlerinin gereksiz olduğunu bu durumların düzeltilmesi zor anları kişi ve kurumlara yaşatabileceği gibi düzelemeyecek durumları da beraberinde getireceğini bilmiş olması Nejat Birecik’in başarısındaki tesadüfü insan özneli ilişkileri de ortadan kaldırmıştır.

SANAT’I BİZLER Mİ KABALAŞTIRIYORUZ ?

‘’Bilim ile Sanatın çok farklı gibi görünmesine rağmen ortaklıkları halinde yumuşama,hoşgörü hatta kontrolsüz hırçınlıklardan arınma ,delilik ve çılgınlık hallerinin azalması veya çok aşağılara çekilmesi olasılığının yüksek olduğu gerçeği hep bizim de gerçeğimiz olmuştur.Unutmadığım tek gerçek ise bilim kadar sanatın da disiplin gerçeğinden uzak tutulmaması ve sanat disiplinse sanatta iç disiplinin daha da önemsenmesi üzerinde durduğunu ’’ Sayın Nejat Birecik aynen ifade etmiştir.

PLANLAMA VE STRATEJİK PLANLAMA

‘’Kurum disiplini için de mutlaka’’ Stratejik Planlama ‘’üzerinde ciddi bir güncellemeye ihtiyaç duyulduğunu ,bölgelerde de maddi ,manevi özendiriciliğin gözden geçirilerek yeni bir heyecan getirilme koşullarının üzerinde durulmasının çok önemli olduğunu,çalışmaların devam ettiğini ‘’aynı heyecanla anlatarak ara başlıklar olarak değerlendirilmesini de özellikle istemiştir.

YENİ KADRO , GENÇLER ve ÖZLENEN DEĞİŞİM

‘’Yeni strateji ile ortak akıl birbirini tamamlamalıdır’’,sözleri ile konuya giriş yapan Sayın Birecik ,’’ Kurulma anlayışında dünya kriterlerini benimsemiş , uygulamaya geçiş süresi hızla tamamlanmış olarak , çalışanın çalıştığı sürece para kazandığı ,konratlı kadronun da bu anlamda hareketlendiği dinamik bir yapı gelmelidir’’. Ve ‘’Eskimiş,hantal güçsüz programlarla , yeni dinamik güçlü ve programların yer değiştirilmesinin sağlanmasının öncelikli tasarruflarını oluşturduğu,’’ şeklinde bu konuda sözlerini büyük açıklıkla tamamlamıştır.

AÇIK ,DOĞRU VE SİSTEMLİ ÇALIŞMA RUTİ’NİN YERİNİ ALMALIDIR.

Yenileşmenin ancak gençlerle olabileceği inancı yüksek olan Sayın Birecik ,’’Çağdaşlaşma ,yenileşme derken büyüklere ve ustalara sadakatsizlik ve saygısızlığın bu kavram içinde kendisi için yeri olmadığını ,mutlak düşüncelerinin temelin de ise bunların hiç birine yer olmadığını da ‘’ yazmamızı özenle istemiştir.

Gençlerin sistemli çalışma içinde devam ederken , bu sistemi işlerin de rutinleşmeye dönüştürmeleri halinde heyecansal ve sanatsal dürtüleri yok etmelerinin önce kendilerine sonra da kurumlarına zarar verebileceklerini bizimle yeniden paylaşmıştır.

YERLİ OYUNLAR VE YAZARLAR

Yerli Oyunlar ve Yazarların desteklenmesi ise vazgeçilmezi Sayın Genel Müdür’ün ,dünya tiyatrosunda oluşan akımlar ile yeni eserlerde buluşmanın önemini de bize
vurgulamıştır. Tiyatronun özgürlük,demokrasi ve eleştiri bağlamında vazgeçilmezliğinin yeni uygulamalara açıklıkları ile gösterdikleri anlamında da değerlendirilmesine asla karşı olmadığını nitelik konusunda ise biraz seçici olduğunu anlatmıştır.

YENİLENEN EDEBİ KURUL VE YENİ KOMİSYONLAR!

Prof. Bozkurt Kuruç ,Prof.Dr. Nazmi Özturna ,Prof.Dr. İskender Pala ‘dan oluşan yeni edebi kurul’un çalışmalarına yeni oyunların değerlendirilmesi ile başlanmış ve kurul başkanlığı Sayın Kuruç’a bırakılmıştır.
Yeni çalışma komisyonlarında bilim ve sanat insanlarını buluşturmaya devam edeceklerini,akademik değerlendirmeye önem verdiklerini geleneksel düşünceye de saygı da kusur edilmeden hoş görü buluşmalarının yeniden tesis edilebilmesini istediğini tüm alçak gönüllülükle söylemiştir.

DİĞER ÇALIŞMA VE HAZIRLIKLAR….

Balkan Ülkeleri ve National Tiyatro ile aramızda kurulan sanat ve teknoloji ağ’ı ,Meyerhold Tiyatrosu ile yönetmen bağlamında kurulan işbirliği için Ocak ayı çalışmalarının işaret edilmesi,Festival kapsamında yapılan çalışmalar ile uluslar arası ilişkilerin önemsenmesi ve başlaması,Ziraat Ankara Sahne’nin oyunlara açılması veya tüm illerde yeni sahnelerin katılması,Cern Modern de Performansa yönelik en son yeniliklere açık sahne çalışmalarına da yer verilmesi için çok kısa bir sürenin kaldığını Sayın Nejat Birecik müjdelemiştir.
Bosna ‘dan’’Hayat bir film olsaydı’’ ile alınan üç ödül,Türkmenistan’ da Haldun Taner ‘’Gözlerimi Kaparım ,Vazifemi Yaparım ‘’ zaferi,Kıbrıs,Almanya,Makedonya,Azerbaycan turneleri ile taçlandırılan tiyatromuz ile onunla gurur duyan bir genel müdür’ün gayretli çalışmalarını aktarmak büyük bir mutluluğu bize de geçirmiştir.

KONSERVATUAR , DT İLİŞKİLERİ VE İZİN

Çok uzun yıllar H.Ü Ankara Devlet Konservatuarında öğretim üyesi ve Tiyatro Anasanat Dalı Başkan’ı olarak görev yapmam , Devlet Tiyatrosu ile maalesef özellikle bir dönem yaşanan uzlaşıcı olmayan olayları da bize hatırlatmıştır.

O dönem de ısrar edilen durum ‘’Konservatuar’ın DT’nin arka bahçe konumunda değerlendirilmesi ve ilgilinin konservatuar’ da kendi seçtiği kadro’nun görev yapması konusunda ısrarcı tutumu ile doğru olmayan konuşmalarla eğitim ve öğretim konusunda yanıltıcı durumların yaratılması hususunda da aynı ısrarcı tavrı sürdürmüş olmasıdır.’’ Aynı soruyu Sayın Birecik’e sorduğum zaman birden ciddileşerek ‘’Her kurum’un kendi özellikleri olduğunu Devlet Tiyatrolarının böyle bir hususla ilgili bir görüşünün özelikle arka bahçe konusunda yakıştırmanın çağ dışı yaklaşımları hatırlattığını söylemiştir. Konservatuar’dan ziyaretine gelen akademisyenlerin olduğunu kendilerine onların talepleri doğrultusunda yardımcı olduklarını, gerekli izinlerinde istekleri doğrultusunda verilmeye çalışıldığını bu konuda da hassas olduklarını sözlerine ilave etmiştir.’’Bu açıklama öncelikle bizim içimizi güldürmüştür,yine bir doğrunun ,yine güzel bir yapılanma ve desteğin altına Nejat Birecik başarı imzası atılmıştır.

Zaman su gibi akıp gitmiş artık müsaade istemek üzere son soruları ardı,ardına sıralarken birden Sayın Birecik’e spor,sanat’ın diğer dalları ile ilgili sorularımız arasına kağıt oyunları,makine oyunları gibi oyunlara ilgisinin olup olmadığını sormak isteğimizi tutamamış ve sorumuza gelen yanıt’ın öncelikle nazik bir kahkaha ile gelmesi sadece ‘’Satranç’ın bu anlamda ilgisini çektiğini,diğerlerini ise hayatının hiçbir döneminde hatırlamadığını ‘’aynı içtenlikle paylaşmıştır.Bizim böyle bir soruyu neden ve kim için hatırladığımızı ve sorduğumuzu da halen hatırlayamamışlığımız da gerçekten enteresan olmuştur.!

C-SÖYLEŞİ-RÖPORTAJ’IN SON BÖLÜMÜ ;
KAHVEMİZİN HATIRI VE DOSTLUK

Kahvemizin kalıcı hatırını gelecekte tazelemek üzere söyleşimizin son bölümünde yeniden genel müdür’ le sözleşirken; Sayın Birecik’in bir Beşiktaş taraftarı olduğunu ,yürümeyi,tarih’e olan ilgisini,Kuzey Avrupa Ülkelerine ait doğal oluşumları incelemeyi sevdiğini söyleşi-röportaj’ın sohbet’e döndüğü kısımda öğrenmiş ve sonrasında tek bir kız çocuğuna sahip olan Birecik’in eşi’nin de Vadofon üst yönetimde genel müdür olarak görev yaptığını ,sevgili kızını gelecekte dışişleri yapısında önemli görevler de çalışabilmesi için mesleki gerekli eğitim ve öğretim için çaba sarfettiğini de öğrenme şansımız olmuştur.

UĞURLAMA NEZAKETİ

Sayın Nejat Birecik ile makam odasından ayrılırken en çok dikkatimizi çeken başladığımız noktaya veda için döndüğümüzde makam odası kapısından yine bizi aynı nezaketle uğurlaması ve aynı enerji ile yeniden kaldığı yerden süre koymadan işlerine devam edeceğini söylemesi olmuştur.

Kolaylık dileklerimizi bırakarak , tiyatromuz adına aldığımız güvenle tarihi Küçük Tiyatro binasından bizlere de ayrılmak kalmıştır.
Füsun Akmen Balkaya
11.12.2015/ANKARA