İstanbul’ un Çarpıcı Gerçeğine Yolculuk:PERANIN ZAMANI’ / YAŞAM KAYA

Kumbaracı 50 ”Pera’ nın Zamanı” oyununda Pera Palace otel ile işbirliği yaparak İstanbul’ un edebi dünyasına tarihsel noktalardan giriş yapıp, bundan sekiz sene önce izlediğim ‘Otel Tiyatrosu’ mantığının bir parçasını seyircilerine sunuyor. Teatral alanda yapılan işlerin tekdüzeliği bir kenarda dursun, insanların yıllardır özlediği farklı işler çerçevesi böyle grupların özel çalışmaları sayesinde büyüyerek sahneleri sarıyor. Mehmet Ergen’ in Akbank Sanat’ta denediği ‘Şeylerin Şekli’ ve Mekan Artı’ nın ‘Üç Oyun’ oyunundan sonra Yaman Ömer Erzurumlu’ nun yönettiği ”Pera’ nın Zamanı” mekan-zaman algısı içinde farklı olayları aynı alanın parçası haline dönüştüren bambaşka bir çalışma olmuş. Beş kişilik yazar kadrosunun elinden çıkan oyunun ‘Sinematografik’ yapısı yadsınamayacak şekilde izleyenleri büyülüyor.

Pera Palace Oteli’ nin tarihini bilenler az çok tahmin eder; yıllardır devinim şekilde ilerleyen İstanbul politik ve de sanatsal olayları içine bir takım mekanları da alarak insanların belleğine derin anılar kazıdı. Yani şehrin hangi taşını kaldırsanız altında yatan tarihin yüzlerce sayfalık konusu karşınıza çıkar. Pera Palace’ ın eskimeyen odaları Osmanlı dönemi Türkiye’sinde çok yoğun bulunmayan otelcilik algısından kaynaklı, dönemin ihtişamına göre ayarlanmış yapısıyla tarihin önemli konuklarını kendisine çeken cazibe merkezi haline dönüşmüş yıllar önce. İşte o taşların en derin hazinesini dört ayrı odadan bizlere sunan Kumbaracı 50; Ernest Hemingway, Agatha Christie, Franz Joseph ve Greta Garbo odalarından günümüz dünyasının insanlarıyla bizleri buluşturuyor. Bir yandan tarihin arka sayfalarından günümüze bakıp, bir yandan da şimdinin dünyasını geçmişin izleriyle yorumluyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Oyunu yazan Gülhan Kadim, Seda Özen Yürük, Selin Girit, Selen Orcan ve Yaman Ömer Erzurumlu ironilerle dolu göndermelerin bol olduğu sıradışı olayları otelin odalarına yerleştirmiş. Sizleri oyun öncesinde bellboylar karşılıyor. Kulağınızdaki kulaklıkla gruplar halinde odalara teker teker girip, oda içinde yaşayanların dünyalarına bir çift göz olarak bakıyoruz. Akira Kurosawa Sineması’ nın yansıması biçiminde ‘korku-gerilim’, ‘absürd-real’ bağlamda sıralanan konular yönetmenin sahneleme konusundaki çarpıcılığı ile sürreal boyuta taşınıyor. Mesela Agatha Christie odasında yazar olma hayalleri içinde çırpınan adamı görürken, Franz Joseph’ in odasından kast sistemi dediğimiz kavramı sorguluyoruz. Delirmişikle kimsesizlik arasında sıkışanlar, bir cinayetin içinde görevini tamamlayanlar, soygun yapmak üzere olan arkadaşlar otelin o an içindeki insan profilini çizmiş.

Yönetmen olayları irdelerken Aslı Can Kortan’ ın sesiyle, bedeniyle oluşturduğu hayaleti aramızda dolaştırıp konuya gizem katmaya çalışıyor. Aslında çok fazla gerekmeyen bu durumu sadece oyunun sonunda kullansa araya çıkılan bölümlere müzik yerine bazı gizemli olaylar eklese oyun dört dörtlük olacak. Bellboyla yapılan sözel bilgilendirmeler yerinde ama otelin bilinmeyen gizemlerinden edebi kurgular beynimize işlenseydi konudaki uzamışlığı hissetmiyor olurduk. Yazarların metinlerinde kusur dahi görmediğimi belirteyim. Özellikle Selin Girit’ in yazdığı bölümde İngilizlerin dahi tiyatro yazarı Sarah Kane’ in cümlelerini duymak beni fazlasıyla heyecanlandırdı. Oyuncuların grup halindeki muhteşem performansı oyunun can alıcı noktası!

”Pera’nın Zamanı” İstanbul’ un bilindik en eski oteli Pera Palace’ ın muhteşem atmosferinde sizleri ‘sinematografik’ yolculuğa çıkaracak. Girdiğiniz her odada bir kısa film izlercesine anı yakalama derdine düşüp, içinde bulunduğunuz dünyayla yakın dönem geçmişimizin birbirinden çokta uzak olmadığını anlaycaksınız. Oyun, tarihi Pera Palace Oteli’nde oynandığı için zamanınızı Pera’ nın Zamanı’ na göre ayarlamayı unutmayın!

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com