Plastik Aşklar İçinde İki Kadın! / YAŞAM KAYA

Cef Tiyatro, bu sezon sergilediği ‘Plastik Aşklar’ oyunuyla tiyatro sezonu sonuna doğru sahnelere yeni bir soluk olmayı başardı. Ali Cüneyd Kılcıoğlu’nun yazdığı metnin günümüz dünyasında birçok örneği mevcut. Burak Karaman’ın yönettiği gösteride Öykü Gürman ve Füruzan Asena Ongan sahnede görev alırken, özellikle günümüz kadın karakterlerinin sergilenişi adına bambaşka bir konuyla karşı karşıyayız. Bu sezon kadın olgusu üzerinden yürüyen tiyatro konularının yoğunluğu sahnelerde çığır açıp, bireysel dünyasına hapsolan psikolojik travmalarla birlikte kadın olmanın her açıdan analizi tiyatroya ışık oldu.

Olaylar iki kadının aynı adam çerçevesinde bir araya gelmesiyle şekilleniyor. Alev kocasından boşanıp kendi kabuğuna çekildikten sonra ‘obsesif kompulsif bozukluk’ psikolojik sorunla temizlik hastalığına yakalanıp evini steril tutmak için çıldırmışcasına hareket ediyor. İçinde yaşadığı acıyı hafifletmek için kendisine saran Alev, evine gelen ve boşandığı eşiyle aşk yaşayan 8 yaş küçük genç Sezen’le aynı ortamda kalmak zorunda. Tabiki o günün anlamına özel başlayan diyaloglar komediyle harmanlanmış psikolojik analizleri içine alıp sahnede epeyce esprili iki karakteri ön plana çıkarmış. Oyunla ilgili spoiler verip konunun tamamını anlatır isem içinizdeki heyacanı yok edebilirim, bu yüzden daha fazla bilgi vermeden ilerlemekte yarar var. Sezen delidolu yaşamaya aşık olan bir gençken, Alev tam tersi kocasından sonra iyice kendisini dağıtmış, nerdeyse yaşama ümidini yitirmiştir. İki zıt karakterin aynı adam çerçevesinde yan yana gelmesi olaylar içindeki komediyi zirveye taşır.

Ali Cüneyd Kılcıoğlu oyununda kurgusal olarak psikolojik analizlere bol bol yer ayırmış. Kadınların birlikteliğinden hayallere; hayallerin gerçekliğinden evdeki bütün yaşanmışlıklara; kadınların aynı adam üstündeki farklı düşlerine dek son derece şık bir bütünlük yaratmış. Oyundaki iki kadının kuşaksal olarak demeyelim, ama beklenti olarak karşı cinse olan yaklaşımları aralarındaki uçurumu körükledikçe körüklüyor. Dans sahnesinde, şarkıların gizeminde, rüyaların etme kemiğe bürünmüş halinde yazarın kadın dünyasına ince ince eğildiğini belirtmeliyim. Yönetmenin yazarı anlama çabası dört dörtlük! Evdeki karşılaşmanın Sezen ve Alev arasında cereyan eden çekişmeyi başlatması ve komedinin iki ayrı dünyanın tek erkek üstündeki düşüncelerde oluşması Burak Karaman’ın zekice kurgusuyla gerçekleşiyor. Akıp giden yüksek temponun hiç es vermeden seyirciye ulaştığına tanık oldukça sahne grafiğinin iyi tespit edildiğini anladık.

Oyunda Sezen rolünde sahneye çıkan Füruzan Asena Ongan genç bir yetenek olarak sahnede pırıl pırıl parıldıyor. Genç kızın orta yaştaki adamla yaşadığı aşkta içi içine sığmayan yapıda bir rüyaya bürünmesi Ongan’ın oyunculuğu ile doruk noktasına ulaşmış. Komedinin zirvede seyretmesinin en büyük nedeni Alev’de Öykü Gürman ile Sezen’de Füruzan Asena Ongan arasındaki büyük uyum. Temizlik – titizlik hastası kadının komik görüntüsü, Alev’ in psikolojik saplantı haline getirdiği eski eşine karşı ruhsal bunalımları, Öykü Gürman’ ın karakter canlandırmadaki ustalığı ile harikulade birleşmiş. İki oyuncunu çoğu sahnede birbirini tamamlıyor oluşu, zıtlık algısının oluşumunda büyük enerji sarfeden ikilinin metindeki duygusal travmaları çok iyi kavradıklarını gösteriyor.

‘Plastik Aşklar’ büyük şehir bunalımı içinde gerçek aşkı arayan, ama aradıkları aşkın hayalden öteye gitmediğini anlayan iki kadının çarpıcı komedisini bizlere aktarıyor. “Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhu koyup aşk sanıyorsunuz..” cümlesi Shakespeare’in söylediği büyük sözlerden bir tanesi. Bu oyundaki kadınların aradıkları ile karşılaştıkları gerçek oyunun özünü oluşturuyor.

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com