Tiyatro Martı’ nın ikinci yeni projesi olarak izleyenlerine sunduğu ‘Hoşgeldin Boyacı’, Donald Churchill’ in yazdığı Füsun Günersel’in dilimize kazandırdığı bir eser. Arif Akkaya’ nın yönetmen koltuğuna oturduğu oyunda uzun zamandır tiyatro sahnelerinde görmediğimiz Erdal Özyağcılar sahnede Berna Laçin ve Gözde Çetiner’le beraber yerini almış. Klasik ‘vodvil’ diyebileceğimiz bir algının sahneye yansıması olarak adlandırabileceğimiz oyun farklı tarzıyla sahnelerin özlediği ‘komedi’ unsuruna soluk kazandırmış…

Cristopher Marlowe, “Dr. Faustus” eserini yazdığında gücü elinde tutmak adına bedenini, ruhunu şeytana satan bir adamın trajik hikayesini bizlere anlatır. Tanrılaşmış hedonist egolarını tatmin etmek için ortalıkta dolaşan bu sapkın ruh, şeytani düşüncelerini alıp toplumun derinliklerine kadar ilerler. Marlowe için ortaya çıkan ürünün ızdırap içinde acılar çekmesi şart olmuştur. Yani ne olacaktı ki; Goethe gibi birisinin çıkıp Faust için romantik kelimeler dökmesi mi gerçeği değiştirecekti?…

Bu yazımda sizlere Türkiye’deki kadın caz sanatçılarından ‘diva’ diye bahsedebileceğimiz üç ismi anlatacağım. Kadın vokalistlerin blues geleneğinden hip hop’a hatta pop’a kadar uzanan yolculuklarında, çeşitli müzik türlerini cazın içine nasıl yerleştirdiklerini gördüğümüz an, ulusal müzik kalitesindeki tırmanışın öyküsünü daha net anlarız. Ayten Alpman, Nükhet Ruacan, Sevinç Tevs, Jehan Barbur, Birsen Tezer ve Elif Çağlar isimlerini caz ile ilgilenen hemen herkes duymuş, bir şekilde dinlemiştir…

Tiyatro Yanetki’ nin bu sene repertuarına aldığı Sarah Grochala imzalı “Romeo’yu Beklerken” oyunu savaşın ortasında yapayalnız kalan iki kız kardeşin dramatik öyküsünü anlatır. Serkan Üstüner’ in yönettiği gösteride Irmak Örnek, Akasya Asıltürkmen, Faruk Barman sahnede görev alan isimler. Yanetki’ nin oyun koyma disiplinlerine baktığımız zaman, aykırılıktan çok, bu dünyanın gerçeklerini yansıtmak için yola çıkan metinlerle karşılaşıyoruz…

Orijinal adı ‘One Flew Over the Cuckoo’s Nest’ olan, Başrolde Jack Nicholson’ın oynadığı 1975 yapımı ‘Guguk Kuşu’, bir akıl hastanesinde geçen akıl almaz olayları anlatır. Ken Kesey’in en çok satanlar listesindeki romanından uyarlanan konuyu Milos Forman beyazperdeye taşımış, dönemi itibariyle sinema tarihin en iyi filmi kabul edilmiş, Oscar ödüllerinde beş ödül birden almıştır…

Tiyatro Seyri Mesel’ in 2013 yılından bu yana izleyenlerine sunduğu “Ay Carmela”, Kürt Tiyatrosu’ nun uluslararası tiyatro dünyasında gösterdiği başarının güzel örneklerinden. Josê Sanchis Sinisterra imzalı konuyu A. Rahman Çelik Kürtçe’ye çevirmiş, Nurten Demirbaş yönetiminde Güler İnce ve ve İbrahim Turgay oyunda görev almış…

Steven Berkoff’ un yazdığı, Haluk Bilginer’ in çevirdiği, Muharrem Özcan’ ın sahneye koyduğu ‘Dolu Düşün Boş Konuş’; absürt tiyatro tekniklerini içinde barındıran, sözün eyleme dönüşme karmaşası esnasında insanı insanlıktan çıkaran, ‘iç ses’ – ‘dış ses’ olgusunu yerden yere vuran ve kişilerin egolarını toplumsal kurallar içinde eriten çarpıcı bir oyun!…

Caz müziğin ülke genelinde yaygınlaşması adına önemli projelere imza atan piyanist Kerem Görsev, davulda Ferit Odman, kontrbasta Kaan Yıldız ve muhteşem sesiyle solist olarak karşımıza çıkan Fatih Erkoç, Türkiye’ yi caz ile bütünleştirmek için konser serilerine devam ediyor. 11 Aralık günü İzmir’de Adnan Saygun Sahnesi’ndeki konserde grupla beraberdik…

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ve özel tiyatrolarda yaptığı büyüleyici, zekice çalışmalarla karşımıza çıkan Engin Alkan, İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimine girdiği bu yıldan yana insanların kalbinde Darülbedayi’ye karşı umut oluşturdu. Güzellikler Evi’nde güzel insanların var olduğunu bilmek en azından biz eleştirmenler için ayrıcalıklı bir duygu…

Mekan Artı, geçtiğimiz sene sahnelediği “80’lerde Lubunya Olmak’ oyunuyla, Türkiye’de şimdiye dek görülmemiş bir şekilde yaşamını sürdüren ‘eş cinsel’ bireylerin yaşantısına ayna tuttu. Aslında ‘görülmemiş’ yerine, ‘kendilerini özgürce ifade etmekten korkan insanların görünmek istememeleri’ demeli. 80’lerin karmaşık siyasi çalkantıları içinde, darbeciler tarafından adeta soykırıma uğrayan insanların acıları yine aynı grup tarafından 90’larda ‘toplumda biz de varız’ sloganına nasıl dönüşüyor, farklı bir tarzda izliyoruz…

Kritiğe nasıl girmeli, kime ne demeli, film üzerine şaşırtıcı bir cümleler mi söylemeli? İnanın çokta şaşalı kelime toplulukları kullanarak olanı farklı anlatma derdine düşmeden ‘Nightcrawler’ filmi için 2014 yılının son aylarında karşıma çıkan en iyi aksiyon yapımı diyebilirim. Öncesinde Kirli Para (2005), The Fall (2006), Çelik Yumruklar (2011), Bourne’un Mirası (2012) filmlerinde senarist olarak karşımıza çıkan Dan Gilroy…

İstanbul Devlet Tiyatroları geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz usta oyuncu Tuncay Özinel’ in ‘Nice Yıllara’ adlı oyununu repertuarına alıp, Göksel Kortay’ ı reji koltuğuna oturtmuş ve oyundaki tek kadın karakteri oynaması için Defne Yalnız’ ı seçmiş. Ne diyeyim bilemiyorum, uzun zamandır İstanbul’un genç oyuncularını sahnelerde izlediğimiz için ustaların performansına hasret kalmıştık…