Kimliklerine veya insani bir özelliklerine karşı nefret duyulan, bu nefretle seferber olan grupların ayrımcılığına hatta saldırısına maruz kalan insanların hikâyeleri, azapları, bu nefretle baş etme mücadeleleri… Esra Açıkgöz ve Hakan Alp’in çalışması, bunun tipik ve acı örneklerini anlatıyor…

Reklamlar

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ve özel tiyatrolarda yaptığı büyüleyici, zekice çalışmalarla karşımıza çıkan Engin Alkan, İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimine girdiği bu yıldan yana insanların kalbinde Darülbedayi’ye karşı umut oluşturdu. Güzellikler Evi’nde güzel insanların var olduğunu bilmek en azından biz eleştirmenler için ayrıcalıklı bir duygu…

Akbank Sanat Edebiyat Buluşmaları Başlıyor. Akbank Sanat, Aralık ayında düzenleyeceği “Akbank Sanat Edebiyat Buluşmaları” ile Türk edebiyatının usta kalemleri ağırlıyor. Küçük İskender’in moderatörlüğündeki söyleşilerin ilki 09 Aralık 2014, Salı günü Buket Uzuner ve Yekta Kopan ile başlayacak…

Mekan Artı, geçtiğimiz sene sahnelediği “80’lerde Lubunya Olmak’ oyunuyla, Türkiye’de şimdiye dek görülmemiş bir şekilde yaşamını sürdüren ‘eş cinsel’ bireylerin yaşantısına ayna tuttu. Aslında ‘görülmemiş’ yerine, ‘kendilerini özgürce ifade etmekten korkan insanların görünmek istememeleri’ demeli. 80’lerin karmaşık siyasi çalkantıları içinde, darbeciler tarafından adeta soykırıma uğrayan insanların acıları yine aynı grup tarafından 90’larda ‘toplumda biz de varız’ sloganına nasıl dönüşüyor, farklı bir tarzda izliyoruz…

Öykü Sahne Aralık ayında da dopdolu. 1993 yılından beri tiyatro alanında üretmeye ve tiyatro seyircisiyle buluşmaya devam eden Tiyatro Açıkça’nın 2010 yılında Kadıköy Bahariye’de tiyatro seyircisine kazandırdığı Öykü Sahne, farklı pek çok atölye çalışması ve Tiyatro Açıkça’nın oyunlarının yanı sıra yenilenmiş haliyle farklı ekiplere de ev sahipliği yapıyor…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 100. yaşını kutladığı 2014 – 2015 sezonunun Aralık ayına 3’ü yeni 35 oyunla giriyor. Ali Cüneyd Kılcıoğlu’nun kaleme aldığı Tolga Yeter’in yönettiği Komşum Hitler, Tennessee Williams’ın yazdığı Yıldırım Fikret Urağ’ın yönettiği Sırça Hayvan Koleksiyonu ile Derya Yıldırım’ın yazdığı Özgür Tanık’ın yönettiği Bir Gün Ayakkabımın Teki (Ç.O) repertuara eklenen yeni oyunlar olurken…

Eski Türk filmlerini restore eden Utku Çelik’in yazıp yönettiği “Mavi Adam” filmi Hindistan prömiyerini Bengaluru Uluslararası Film Festivali’nde yapıyor. Savaş ve kadın haklarını konu alan film 4 – 11 Aralık 2014 tarihleri arasında düzenlenen festivalde “Dünya Sineması” bölümünde gösterilecek. Geçen sene aynı festivalde Türkiye’yi Reha Erdem’in “Jin” filmi temsil etmişti.

Bu sihirli sözcüğü kim duymak, yaşamak istemez? Kim aşkı hayatından çıkarmak isteyebilir ?
Aşk her şeydir.Her soluk yaşamdır.Aşk ile birlikte yaşamak ve soluklanmak ise insanoğluna gelen en büyük ödüldür. Aşk,aşka dokunmak, inadına onunla yaşamak, sarılmak ve sevişmek, fırtınalara,dalgalara,çılgın rüzgara göğüs germek, aklı- mantığı ötelemek değil midir?

Aşkı ve düşüşü seçmiş ve uzak kalınmış bir anne, sevgi-nefret ekseninde dokunaklı bir baba oğul ilişkisi. Çocukluğun, ilk gençliğin ve cinselliğin arka bahçeleri. Zoraki kaçakçı Hayali, Londra’daki sürgününde geçmişini sorgularken genç moda tasarımcısı Reyan’la tanışır. Bu iki yaralı ve zor insan rüzgârlı, gölgeli, ama incelikli bir aşka yelken açarlar. İnci Aral bu kez, tanımak istemediğimiz, yakınında, hatta belki içindeyken bile kolay kabul edemediğimiz dünyalara eğiliyor…